SQL ve Veri Tabanı Terimleri Sözlüğü

Bilgisayar

SQL, veri tabanıyla konuşmanın dilidir; ama asıl mesele “sorgu yazmak” değil, aynı kavramları aynı anlamda kullanmaktır. Çünkü veri tabanı dünyasında en pahalı hatalar; yanlış bir JOIN’den, yanlış bir izolasyon beklentisinden ya da “bu alan benzersizdir” varsayımından doğar. SQL ve Veri Tabanı Terimleri Sözlüğü (A–Z) bu yüzden bir ezber listesi değil: her terimi kısa tanımın ötesinde, pratikte nerede kırıldığını ve neye bağlandığını gösteren bir referans katmanı.

A

ACID
İşlemlerin (transaction) güvenilirliğini tanımlayan dört ilke: Atomicity, Consistency, Isolation, Durability. ACID, “veri kaybolmasın ve tutarsızlaşmasın” garantisidir; ama bunun bedeli çoğu zaman performans ve kilit (lock) maliyetidir.

Active-Active Replication
Birden fazla düğümün aynı anda yazma kabul ettiği çoğaltma mimarisidir. Yük paylaşımı sağlar; ancak çatışma çözümü (conflict resolution) zor olduğu için “son yazan kazanır” gibi basit stratejiler veri kaybı üretebilir.

Active-Passive Replication
Yazmanın tek bir “aktif” düğümde olduğu, diğer düğümün failover için beklediği çoğaltma yaklaşımıdır. Yönetimi daha kolaydır; fakat failover anında gecikme ve veri kaybı (replication lag) riski tasarıma bağlıdır.

Ad Hoc Query
Önceden planlanmamış, anlık ihtiyaca yönelik sorgudur. Analizde hızlıdır; ancak standartlaşmadığı için aynı KPI farklı kişilerde farklı sorgularla hesaplanabilir ve “tek doğru” dağılır.

Adaptive Query Optimization
Sorgu motorunun, çalıştırma sırasında veri dağılımına göre planını uyarlaması yaklaşımıdır. İyi senaryoda performans uçurur; kötü senaryoda plan dalgalanması (plan instability) yaratıp tutarsız gecikmelere yol açabilir.

Aggregate Function
Bir grup üzerinde tek bir sonuç üreten fonksiyonlar (COUNT, SUM, AVG, MIN, MAX). En sık hata: yanlış granülariteyle (ör. many-to-many JOIN sonrası) aggregate alıp sayıları şişirmek.

Aggregation
Veriyi belirli bir seviyede özetleme (günlük gelir, ülke bazlı kullanıcı sayısı vb.). “Hangi seviyede özetliyorum?” sorusu net değilse, metrikler birbiriyle karşılaştırılamaz hale gelir.

Alias
Tabloya veya kolona geçici ad verme (AS). Okunabilirliği artırır; ama özellikle self-join ve çoklu join’lerde alias disiplini yoksa sorgu hızla anlaşılmaz ve hataya açık olur.

ALTER TABLE
Mevcut tablo şemasını değiştiren komuttur (kolon ekleme/silme, tip değiştirme vb.). Üretimde risklidir: kilitlenme, uzun süreli rewrite, downstream kırılması ve şema evrimi problemleri doğurabilir.

ANSI SQL
SQL’in standartlaştırılmış çekirdeğini ifade eder. Pratikte her motorun “kendi lehçesi” olduğu için ANSI uyumu hedeflenirken bile tarih fonksiyonları, string işlemleri ve upsert davranışları farklılaşabilir.

Anti-Join
Bir tabloda olup diğerinde olmayan kayıtları bulmaya yarayan yaklaşım (genelde NOT EXISTS / LEFT JOIN … WHERE right.key IS NULL). Yanlış yazıldığında NULL semantiği yüzünden beklenmedik sonuç üretebilir.

Append-Only Table
Kayıtların güncellenmediği/silinmediği; sadece yeni satır eklenen tablo tasarımıdır. Denetim izi ve yeniden üretilebilirlik sağlar; ancak “en güncel durum” için versiyonlama ve okuma mantığı (latest record) şarttır.

Application Lock
Kilit mekanizmasının, iş mantığına göre uygulama tarafından yönetilmesi (örn. “aynı kullanıcı için tek aktif işlem”). Veritabanı kilitlerini azaltabilir; ama yanlış uygulama lock’u deadlock ve yarış koşullarını (race condition) büyütebilir.

ARIES (Recovery Algorithm)
Veritabanı çökmesi sonrası toparlanmayı (recovery) mümkün kılan, log tabanlı kurtarma yaklaşımı ailesidir. Kullanıcı bunu doğrudan görmez; ama “crash sonrası veri neden tutarlı?” sorusunun arka planıdır.

Array
Bir kolonda çoklu değer tutan veri tipi. Esnek görünür; fakat normal form ve sorgulanabilirlik açısından maliyetlidir: indeksleme, filtreleme ve join senaryoları karmaşıklaşır.

ASC (Ascending Order)
Sıralamada artan düzen (ORDER BY ... ASC). Varsayılan sıralama çoğu motorda ASC olsa da, okunabilirlik ve sürprizi azaltmak için açık yazmak iyi pratiktir.

Asynchronous Replication
Çoğaltmanın, yazma işleminden sonra arka planda ilerlediği modeldir. Performans kazanımı sağlar; fakat replika gecikmesi yüzünden “okuma eski veri döndü” senaryosu oluşabilir.

Attribute (Column)
Bir tablodaki sütun/özellik alanıdır. İyi attribute tasarımı: net isim, doğru tip, birim ve semantik sözleşme ister; aksi hâlde aynı kolon farklı ekiplerde farklı anlam taşır.

Atomicity
Bir transaction’ın “ya hep ya hiç” çalışması ilkesidir. Atomicity kırılırsa kısmi güncellemeler oluşur; bu da özellikle finansal ve stok benzeri sistemlerde geri dönüşü zor tutarsızlık üretir.

Authentication
Sisteme erişenin kim olduğunu doğrulama sürecidir (şifre, anahtar, SSO). Veri tabanında yanlış yapılandırma, yetkisiz erişim riskini büyütür; doğru yapılandırma ise audit ve izlenebilirlik sağlar.

Authorization
Kimliği doğrulanan kullanıcının neye erişebileceğini belirleme (role, grant, privilege). En sık hata: “genel okuma yetkisi”nin zamanla genişleyip veri sızıntısına dönüşmesi.

Autocommit
Her sorgunun otomatik olarak ayrı bir transaction gibi commit edilmesi davranışı. Kolaylık sağlar; ama çok adımlı işlerde “kısmi yazma” riskini artırır—transaction sınırları bilinçli yönetilmelidir.

Auto Increment
Birincil anahtar gibi alanlara otomatik artan değer atama yaklaşımı. Basittir; fakat dağıtık sistemlerde çakışma, tahmin edilebilirlik ve yeniden numaralandırma gibi tasarım riskleri doğurabilir.

Autovacuum
Özellikle MVCC kullanan sistemlerde, eski satır versiyonlarını temizleyerek performansı koruyan otomatik bakım sürecidir. Çalışmazsa tablo şişer ve sorgular yavaşlar; agresif çalışırsa kaynak tüketimi artar.

Availability
Sistemin erişilebilir olma oranı (uptime). Yüksek availability, çoğu zaman tutarlılık ve gecikme ile takas içerir; “her zaman açık” hedefi, mimaride net seçimler gerektirir.

B

B-Tree (B Ağacı)
Veri tabanlarında en yaygın indeks veri yapılarından biridir; aralık sorguları (BETWEEN, <, >) ve sıralı erişim için idealdir. Yanlış indeks tasarımıyla bile çalışır gibi görünür, ama yazma maliyetini şişirip performansı sessizce düşürebilir.

Backfill (Geri Doldurma)
Eksik kalan geçmiş veriyi sonradan yükleyip düzeltme işlemidir. Yanlış backfill, özellikle zaman pencereli metriklerde “geçmişi yeniden yazıp” raporları oynatır; bu yüzden sürümleme ve mutabakat şarttır.

Backup (Yedek)
Verinin belirli aralıklarla kopyalanıp geri yükleme için saklanmasıdır. “Yedek var” demek yetmez: geri yükleme (restore) test edilmemiş yedek, kriz anında yok hükmündedir.

BACPAC / Bacpac (SQL Server)
SQL Server tarafında veri + şema dışa aktarma formatıdır. Göç (migration) ve arşiv senaryolarında kullanılır; ancak büyük veride süre ve depolama maliyeti artar.

Base Table (Temel Tablo)
View veya materialized view gibi türev yapıların üretildiği kaynak tablodur. Analitikte hatanın kaynağını bulmak için base table semantiği net olmalıdır.

Base64 Encoding
İkili veriyi metne çevirerek taşımayı sağlayan kodlamadır. “Şifreleme” değildir; sadece encoding’dir—gizlilik beklentisiyle kullanılırsa ciddi güvenlik hatası doğurur.

Batch Processing (Toplu İşleme)
Verinin belirli periyotlarla (saatlik/günlük) toplu işlenmesi yaklaşımıdır. Ucuz ve stabildir; ama gecikme (freshness lag) üretir—ürünün ihtiyacına göre streaming ile dengelenir.

BCNF (Boyce–Codd Normal Form)
Normalizasyonun güçlü biçimlerinden biridir; fonksiyonel bağımlılıkları daha sıkı kontrol eder. Teoride veri tekrarını azaltır; pratikte aşırı normalizasyon, analitik join maliyetini artırabilir.

Benchmark (Kıyas Ölçütü)
Performans ölçmek için kullanılan standart test senaryosu. Yanlış benchmark (gerçek sorgu desenini yansıtmayan) iyileştirmeleri sahte gösterir; workload temsiliyeti şarttır.

BETWEEN
SQL’de aralık filtresidir. Çoğu motorda iki ucu da kapsar (>= ve <=); tarih/zaman filtrelerinde “uç dahil mi?” sorusu kritik olduğu için dikkatle kullanılmalıdır.

BI (Business Intelligence / İş Zekâsı)
Raporlama, dashboard ve karar destek katmanıdır. BI’ın doğruluğu, veri modelinin doğruluğuna bağlıdır; yanlış tanımlı metrikler BI ekranında “güzel görünen yanlışlar” üretir.

Binary Data (İkili Veri / BLOB)
Görüntü, dosya, ham ikili içerik gibi veridir. Veritabanında tutulabilir; fakat çoğu durumda nesne depolama + referans (URL/id) yaklaşımı daha ölçeklenebilir olur.

Bitmap Index (Bitmap İndeks)
Düşük kardinaliteli kolonlarda (cinsiyet, durum bayrağı gibi) çok hızlı filtreleme sağlayan indeks türüdür. Analitik motorlarda güçlüdür; yüksek kardinalitede boyut ve güncelleme maliyeti patlar.

Binlog (Binary Log)
Değişikliklerin (INSERT/UPDATE/DELETE) loglandığı, çoğaltma ve kurtarma süreçlerinde kullanılan günlük. CDC (Change Data Capture) altyapılarının temel kaynağı olabilir; log retention yanlışsa geri oynatma imkânsızlaşır.

Bitwise Operation (Bit Düzeyinde İşlem)
AND/OR/XOR gibi bit işlemleridir. Performans için bazı senaryolarda kullanılır; ancak okunabilirliği düşürdüğü için “akıllı ama kırılgan” kod riski taşır.

Blocking (Bloklama)
Bir işlem, kilit yüzünden diğerini bekletiyorsa blocking oluşur. Blocking artışı, gecikmeyi zincirleme büyütür; genelde uzun transaction, yanlış indeks ve yüksek contention işaretidir.

Bloom Filter (Bloom Filtresi)
Bir öğenin bir kümede olup olmadığını hızlıca (yanlış pozitif mümkün, yanlış negatif yok) söyleyen olasılıksal veri yapısıdır. Join hızlandırma ve veri atlama (data skipping) için kullanılır; yanlış pozitif oranı tasarımla kontrol edilir.

BLOB (Binary Large Object)
Büyük ikili nesne türüdür. Tablo şişmesine ve yedekleme maliyetine yol açabileceğinden, kullanım kararı “erişim paterni” üzerinden verilmelidir.

Boolean (Mantıksal Tip)
TRUE/FALSE değer tipidir. Analitikte en sık hata: NULL ile FALSE’un karıştırılmasıdır; NULL “bilinmiyor” demektir, FALSE “olmadı” demektir.

Bound Parameter (Bağlı Parametre)
Parametreli sorgularda, değerlerin sorguya string birleştirerek değil bağlayarak verilmesidir. SQL injection riskini azaltır ve plan cache verimliliğini artırır.

BRIN Index (Block Range Index)
Büyük, doğal sıralı tablolarda (zaman bazlı) blok aralık özetleriyle taramayı azaltan indeks türüdür. Disk maliyeti düşüktür; veri fiziksel olarak dağınıksa etkisi azalır.

Buffer (Tampon Bellek)
Diskten okunan sayfaların RAM’de tutulduğu alan. Buffer yönetimi kötüyse disk IO artar ve sorgu gecikmesi yükselir; bellek planlaması bu yüzden kritiktir.

Buffer Cache (Önbellek)
Sık erişilen veri sayfalarını RAM’de tutarak disk erişimini azaltır. “Cache hit ratio” iyi görünürken bile yavaşlık olabilir; çünkü darboğaz bazen CPU, bazen lock contention’dır.

Bulk Insert (Toplu Ekleme)
Çok sayıda satırı hızlıca yükleme yöntemidir. Hızlıdır; ama indeksler, constraint’ler ve trigger’lar yüzünden beklenmedik yavaşlama veya kilitlenme doğurabilir—yükleme modu buna göre seçilir.

Business Key (İş Anahtarı)
Teknik ID’den bağımsız, iş dünyasında varlığı tanımlayan anahtar (sipariş_no, fatura_no). İş anahtarı tasarımı zayıfsa duplicate ve reconciliation problemleri kronikleşir.

Byte Order (Endianness)
İkili verinin bayt sıralaması (little/big endian). Çoğu SQL kullanıcısı görmez; ama farklı sistemler arası ikili veri taşımada “bozuk veri” hatalarının gizli sebebi olabilir.

C

Cache (Önbellek)
Sık erişilen veri sayfalarını veya sorgu sonuçlarını daha hızlı erişim için RAM’de tutan katmandır. Cache “hızlı hissettirir” ama yanlış güven de üretir: tazelik (freshness) beklentisi net değilse kullanıcı “doğru ama eski” veriyle karar alır.

Cache Hit Ratio (Önbellek İsabet Oranı)
İsteklerin ne kadarının disk yerine cache’ten karşılandığını gösteren oran. Yüksek olması iyidir; fakat tek başına performans garantisi değildir—darboğaz CPU, lock contention veya ağ olabilir.

Caching (Önbellekleme)
Veriyi/sonucu tekrar kullanmak için saklama stratejisidir (query cache, page cache, CDN vb.). Yanlış TTL/invalidasyon, hatayı gizleyip “sürekli yanlış” üretir.

CALL (Stored Procedure Çağrısı)
Saklı yordamları (stored procedure) çalıştırmak için kullanılan komut/kalıptır. İş mantığını DB’ye taşır; performans ve bakım açısından disiplin yoksa “kara kutu üretim sistemi”ne dönüşür.

Canonical Query (Kanonik Sorgu)
Aynı işi yapan sorguları tek standarda indirgeme yaklaşımıdır (özellikle plan cache ve kod standardı için). Kanonik sorgu yoksa aynı metrik onlarca farklı sorguyla hesaplanır ve tutarlılık kaybolur.

Candidate Key (Aday Anahtar)
Bir tablo satırını benzersiz tanımlayabilecek alan(lar) kümesidir. Aday anahtarlar net değilse, yanlış JOIN ve duplicate problemleri kronikleşir.

CAP Theorem (CAP Teoremi)
Dağıtık sistemlerde aynı anda Consistency, Availability ve Partition Tolerance’ın üçünü birden “tam” sağlayamayacağınızı söyler. Tasarımda asıl soru şudur: partition olduğunda tutarlılık mı, erişilebilirlik mi tercih edilecek?

Cardinality (Kardinalite)
Bir kolondaki benzersiz değer sayısı veya bir ilişki türünün (1-1, 1-n, n-n) yapısı. Kardinaliteyi yanlış varsaymak, JOIN sonrası sayıları şişiren en yaygın analitik hatadır.

Cardinality Estimation (Kardinalite Tahmini)
Sorgu planlayıcının (optimizer) filtre/JOIN sonrası kaç satır çıkacağını tahmin etmesi. Kötü tahmin → kötü plan (yanlış join sırası, yanlış indeks) → “neden bazen çok yavaş?” problemleri.

CASCADE (Kademeli İşlem / Referential Action)
Foreign key ilişkilerinde silme/güncellemenin bağlı tablolara otomatik yansımasıdır (ON DELETE CASCADE). Kolaylık sağlar; ama yanlış kullanılırsa tek bir silme, beklenmedik ölçekte veri kaybına dönüşebilir.

CASE Expression (CASE İfadesi)
SQL’de koşullu mantık yazmanın standardıdır. Okunabilirliği artırır; ancak karmaşık CASE blokları çoğu zaman “iş kuralı spagettisi” üretir—mümkünse veri modeline veya ETL katmanına taşınmalıdır.

Case Sensitivity (Büyük/Küçük Harf Duyarlılığı)
String karşılaştırmalarının A ile ayı aynı mı farklı mı sayacağı konusu. Collation ve motor davranışı net değilse, aynı sorgu farklı ortamlarda farklı sonuç üretebilir.

CAST (Tip Dönüşümü)
Bir değeri başka bir tipe çevirmektir (CAST(x AS INT)). Tip dönüşümü özellikle JOIN ve filtrelerde pahalı olabilir; ayrıca sessiz truncation/yuvarlama hataları üretir.

Catalog (Sistem Kataloğu / Data Dictionary)
Veri tabanının kendi meta verisini tuttuğu yer: tablolar, kolonlar, indeksler, yetkiler, istatistikler. Operasyonel teşhis (hangi indeks var, kim erişiyor?) için “gerçek kaynak” burasıdır.

CDC (Change Data Capture)
Tablolardaki değişiklikleri (insert/update/delete) akış olarak yakalama yaklaşımıdır. Replikasyon ve analitik besleme için kritiktir; fakat “sıralama”, “tekrar oynatma” ve “gecikme” yönetilmezse tutarsız veri üretir.

CHECK Constraint (Kontrol Kısıtı)
Kolon değerlerinin belirli bir koşulu sağlamasını zorunlu kılar (ör. price >= 0). Uygulama seviyesinde değil DB seviyesinde garanti sağlar; ama yanlış tanım, valid veriyi engelleyebilir.

Checkpoint
Log tabanlı sistemlerde, kurtarma (recovery) için “güvenli nokta” işaretidir. Checkpoint yoksa crash sonrası toparlanma uzar; aşırı sık ise yazma maliyeti artar.

Client–Server Architecture (İstemci–Sunucu Mimarisi)
İstemcinin (app/BI aracı) sunucuya (DB) bağlanıp sorgu çalıştırdığı temel model. Ağ gecikmesi, bağlantı havuzu ve concurrency politikaları bu mimaride performansı belirler.

Cluster (Küme)
Birden fazla düğümün birlikte tek sistem gibi çalıştığı yapı (DB cluster). Yüksek erişilebilirlik ve ölçek sağlar; ama tutarlılık, failover ve bakım karmaşıklığını artırır.

Clustered Index (Kümelenmiş İndeks)
Tablonun fiziksel sıralanmasını indeks anahtarına göre belirleyen indeks türü (bazı motorlarda). Okuma performansını uçurabilir; ama yanlış seçilirse yazma maliyetini ve sayfa bölünmelerini artırır.

Clustering Key (Kümelenme Anahtarı)
Verinin fiziksel/lojik olarak hangi anahtara göre “yakın tutulacağını” belirleyen anahtar (özellikle kolon bazlı/analitik depolarda). Yanlış clustering, partition pruning benzeri faydaları boşa düşürür.

COALESCE
İlk NULL olmayan değeri döndürür (COALESCE(a,b,c)). NULL semantiğini kontrol altına alır; ama “NULL neden var?” sorusunu maskeleyip veri kalitesi problemini görünmez kılabilir.

Collation (Karşılaştırma/Sıralama Kuralı)
String’lerin nasıl sıralanacağını ve eşitlik karşılaştırmasını belirler (dil, case sensitivity, aksan duyarlılığı). Farklı collation’lar JOIN ve eşleşmelerde sürpriz üretir.

Column (Kolon / Sütun)
Tablodaki her alan. İyi kolon tasarımı: doğru tip + doğru birim + net isim + açık semantik demektir; aksi halde “aynı isim, farklı anlam” kaosu oluşur.

Column Statistics (Kolon İstatistikleri)
Optimizer’ın kardinalite tahmini için kullandığı dağılım özetleridir. İstatistikler eskiyse planlar bozulur; performans dalgalanmasının en klasik sebeplerinden biridir.

Columnar Storage (Kolon Bazlı Depolama)
Veriyi satır yerine kolon kolon saklar; analitik sorgularda (az kolon çok satır) büyük hız sağlar. OLTP tarzı sık güncelleme/yazma işlerinde maliyetli olabilir.

Commit (İşlemi Kesinleştirme)
Transaction içindeki değişiklikleri kalıcı hale getirir. “Commit atılmadan” görünen sonuçlar bile kaybolabilir; ayrıca uzun süre commit atmamak lock süresini uzatır.

Commit Log (Yazma Günlüğü)
Kalıcılık (durability) için değişikliklerin önce log’a yazılması prensibi. Replikasyon, recovery ve audit için temel yapı taşıdır; disk/IO sınırına dayanırsa yazmalar yavaşlar.

Common Table Expression – CTE
Sorgu içinde adlandırılmış alt sorgu tanımlamaktır (WITH ...). Okunabilirliği artırır; ancak bazı motorlarda materyalize olup beklenmedik maliyet çıkarabilir.

Composite Key (Bileşik Anahtar)
Bir satırı birden fazla kolonun birleşimiyle benzersiz tanımlayan anahtar. Doğru tasarlanırsa güçlüdür; yanlış tasarlanırsa join’lerde hem hata hem performans maliyeti üretir.

Compression (Sıkıştırma)
Veriyi daha az yer kaplayacak biçimde saklama. Depolama ve IO’yu azaltır; fakat CPU maliyeti getirir—workload’a göre net kazanım veya net kayıp olabilir.

Concurrency (Eşzamanlılık)
Aynı anda çok sayıda işlemin DB’ye erişebilmesi. Eşzamanlılık artınca lock contention, deadlock ve kuyruk gecikmesi riski yükselir.

Concurrency Control (Eşzamanlılık Denetimi)
Transaction’ların birbirini bozmadan çalışmasını sağlayan mekanizmalar (lock, MVCC vb.). Yanlış ayar, “ya çok kilit” ya da “çok tutarsız okuma” olarak geri döner.

Connection (Bağlantı)
İstemcinin DB’ye açtığı oturum/kanal. Bağlantı sayısı kontrolsüz artarsa DB kaynakları tükenir; “az bağlantı” ise kuyruk gecikmesi üretir.

Connection Pool (Bağlantı Havuzu)
Bağlantıları yeniden kullanarak aç-kapa maliyetini azaltır. Havuz boyutu yanlışsa ya DB boğulur ya da uygulama tarafında bekleme artar.

Consistency (Tutarlılık)
Verinin kurallara ve beklenen duruma uygun olması. Dağıtık sistemlerde “anında tutarlılık” pahalıdır; bazı senaryolarda “eventual consistency” kabul edilir—ama iş kuralları bunu kaldırmalı.

Constraint (Kısıt)
Veri bütünlüğünü garanti eden kurallar (PRIMARY KEY, FOREIGN KEY, UNIQUE, CHECK, NOT NULL). Constraint yoksa hatayı uygulamalar taşır; bu da genelde “kaçınılmaz sızıntı” üretir.

Cost-Based Optimizer – CBO (Maliyet Tabanlı Optimizasyon)
Optimizer’ın, farklı planların maliyetini (IO/CPU) tahmin ederek en iyisini seçmesi. CBO’nun kalbi istatistiklerdir; istatistik çürürse plan da çürür.

Covering Index (Kapsayıcı İndeks)
Sorgunun ihtiyaç duyduğu tüm kolonları indeks üzerinden karşılayabildiği durum (table lookup gerekmez). Doğru yerde dramatik hız kazandırır; fazla covering indeks yazma maliyetini şişirir.

CREATE DATABASE
Yeni veri tabanı oluşturur. Üretimde; collation, encoding, default settings gibi “en baştan” kararlar sonradan pahalı değişir.

CREATE INDEX
İndeks oluşturur. Yanlış indeks, doğru sorguyu hızlandırmaz; doğru indeks, yanlış sorguyu bile kurtaramaz—indeks tasarımı sorgu desenine göre yapılır.

CREATE TABLE
Tablo ve şema tanımı oluşturur. Tip seçimi (DATE vs TIMESTAMP), NULL politikası ve anahtarlar burada doğru kurulmazsa, sonraki tüm katmanlar bedel öder.

Cross Join (Kartezyen Çarpım)
İki tablonun her satırını diğerinin her satırıyla eşler. Bilinçsiz kullanılırsa satır patlaması yaratır; doğru kullanımı genellikle küçük boyutlu lookup tablolarıyladır.

CRUD (Create, Read, Update, Delete)
Veriyle yapılan temel işlemler seti. OLTP tasarımında CRUD dengesi, indeks ve transaction stratejisini belirler.

CSV (Comma-Separated Values)
Basit veri taşıma formatı. Kolaydır ama tip bilgisi taşımaz; encoding, delimiter ve satır sonu farklılıkları “sessiz veri bozulması”nın klasik kaynağıdır.

CTAS (CREATE TABLE AS SELECT)
Bir sorgu sonucundan yeni tablo üretir. Hızlı snapshot ve dönüşüm için idealdir; ama şema kontrolü ve constraint’ler çoğu zaman “kopyalanmaz”—sonradan eklemek gerekir.

Cursor (İmleç)
Sonuç setini satır satır işlemek için kullanılan mekanizma. Gerektiğinde faydalıdır; fakat set bazlı SQL yerine cursor kullanmak çoğu zaman performans felaketidir.

D

Data Control Language (DCL)
Veri tabanında yetki ve erişim kontrolü için kullanılan komut sınıfıdır (GRANT, REVOKE). DCL yanlış kurgulanırsa ya “herkes her şeye erişir” (sızıntı) ya da üretim işleri kilitlenir (yetki dar boğazı).

Data Definition Language (DDL)
Şema tanımlama/değiştirme komutlarıdır (CREATE, ALTER, DROP, TRUNCATE). DDL değişiklikleri çoğu motorda kilit ve yeniden yazma (rewrite) tetikleyebilir; üretimde “küçük değişiklik” büyük kesinti doğurabilir.

Data Dictionary (Veri Sözlüğü)
Tablo/kolonların anlamını, tipini, birimini, kaynaklarını ve kısıtlarını tanımlayan meta bilgi katmanıdır. Veri sözlüğü yoksa SQL “çalışır” ama herkes farklı gerçeklik okur; metrikler tutarsızlaşır.

Data File (Veri Dosyası)
Veri tabanının fiziksel depolamada kullandığı dosyalar (datafile) veya dış veri dosyaları (CSV/Parquet) anlamına gelebilir. Dosya büyümesi, parça/parça yerleşim (fragmentation) ve disk doluluğu doğrudan performansa yansır.

Data Integrity (Veri Bütünlüğü)
Verinin doğruluk, tutarlılık ve kurallara uyumunu ifade eder (PK/FK/UNIQUE/CHECK/NOT NULL). Integrity uygulama katmanına bırakılırsa “kaçınılmaz ihlal” birikir; DB kısıtları çoğu zaman en ucuz sigortadır.

Data Manipulation Language (DML)
Veriyi okuyan ve değiştiren komut sınıfıdır (SELECT, INSERT, UPDATE, DELETE, MERGE). DML’nin maliyeti yalnız işlem sayısı değil; indeks güncellemeleri, kilitler ve log yazımıyla birlikte gelir.

Data Mart (Veri Pazarı)
Belirli bir iş alanına (satış, finans, pazarlama) odaklı, genellikle warehouse’dan türetilen analitik veri katmanıdır. Doğru tasarlanırsa hız kazandırır; kontrolsüz çoğalırsa “farklı doğruların” çoğalmasına yol açar.

Data Modeling (Veri Modellemesi)
Varlıkların, ilişkilerin ve iş kurallarının şemaya çevrilmesi sürecidir (ER modeli, star schema vb.). Kötü modelleme, SQL ile “düzeltilebilen” değil, sürekli yanlış metrik üreten yapısal borçtur.

Data Normalization (Normalizasyon)
Tekrarı azaltmak ve anormallikleri (update/insert/delete anomalies) engellemek için şemayı normal formlara yaklaştırma yaklaşımıdır. OLTP’de faydalıdır; analitikte aşırı normalizasyon JOIN maliyetini artırabilir.

Data Query Language (DQL)
Veriyi sorgulama dil katmanı olarak genelde SELECT ve türevlerini ifade eder. DQL “salt okuma” gibi görünse de kötü yazılmış sorgu üretimi yavaşlatabilir (lock, temp space, CPU/IO).

Data Type (Veri Tipi)
Kolonların sakladığı değerin türüdür (INT, VARCHAR, DATE, NUMERIC vb.). Yanlış tip seçimi; karşılaştırma hatası, indeks kullanamama ve sessiz veri kaybı (truncation/rounding) üretir.

Data Warehouse (Veri Ambarı)
Analitik sorgular için optimize edilmiş, tarihsel ve bütünleşik veri deposudur. “Tek doğru KPI” hedefinin evidir; ama bu hedef, tanım sürümleme ve yönetişim olmadan gerçekleşmez.

Database (Veri Tabanı)
Verinin saklandığı ve sorgulandığı sistemdir (OLTP/OLAP, ilişkisel/kolon bazlı). Veri tabanını “sadece depolama” sanmak hatadır; asıl değer, bütünlük + eşzamanlılık + sorgu planlama katmanından gelir.

Database Administrator (DBA)
Veri tabanı performansı, güvenliği, yedekleme/restore, replikasyon ve bakımından sorumlu roldür. İyi DBA pratikleri görünmezdir; kötü DBA pratikleri ise “her şey yavaş” ve “kimse restore edemiyor” diye görünür.

Database Engine (Veri Tabanı Motoru)
Sorgu yürütme, transaction, kilitleme/MVCC, buffer cache ve loglama gibi çekirdek bileşenlerin tamamıdır. Motorun davranışı (MVCC mi lock mı?) tasarım kararlarını doğrudan belirler.

Database Link (DB Link)
Bir veri tabanından başka bir veri tabanına doğrudan sorgu çalıştırma köprüsüdür (özellikle Oracle ekosistemi). Kolaylık sağlar; fakat ağ gecikmesi, tutarlılık ve güvenlik yüzünden “gizli kırılganlık” üretir.

Database Snapshot (Anlık Görüntü)
Belirli bir zamanda verinin tutarlı kopyasıdır (backup’tan farklı olarak hızlı “durum yakalama” olabilir). Test/analiz için idealdir; ama snapshot tazeliği ve maliyeti (dep./IO) iyi yönetilmelidir.

Deadlock (Kilitlenme Döngüsü)
İki (veya daha fazla) transaction’ın birbirinin kilidini bekleyip sonsuza kadar ilerleyemediği durumdur. Tipik sebep: farklı sırada kaynak kilitleme; çözüm: kilit sırası standardı, kısa transaction, doğru indeks.

DECIMAL / NUMERIC
Ondalıklı değerleri kesinlik (precision) ve ölçek (scale) ile saklayan tiplerdir. Para/finans verilerinde tercih edilir; FLOAT kullanımı yuvarlama hatası doğurabilir.

Declarative SQL (Bildirimsel SQL)
SQL’in “nasıl” değil “ne” söylediği yaklaşımıdır: motor yürütme planını seçer. Avantajı üretkenliktir; bedeli, planın bazen beklenmedik şekilde kötüleşebilmesidir (istatistik/dağılım değişimi).

Decomposition (Ayrıştırma)
Normalizasyonda bir tabloyu daha küçük tablolara bölme işlemidir. Kayıpsız ayrıştırma ve bağımlılık koruma sağlanmazsa veri tutarlılığı ve sorgu mantığı kırılabilir.

Default Value (Varsayılan Değer)
INSERT sırasında değer verilmezse kolona atanacak değerdir. “Kolaylık” gibi görünür; ama çoğu zaman veri kalitesi sorununu maskeleyip yanlış analiz üretir (örn. bilinmeyen = 0).

Deferred Constraint (Ertelenmiş Kısıt)
Bazı sistemlerde constraint kontrolünün transaction sonunda yapılabilmesidir. Kompleks yazma senaryolarında hayat kurtarır; ama hatayı geç yakalattığı için debug maliyetini artırabilir.

Delta (Değişim Kümesi)
Bir tablodaki “son durum” yerine, iki zaman noktası arasındaki değişiklikleri ifade eder (CDC/delta load). Delta’yı yanlış tanımlamak (zaman hizası, idempotency) duplicate ve eksik veri üretir.

Denormalization (Denormalizasyon)
Performans veya raporlama kolaylığı için bilinçli tekrar (redundancy) ekleme yaklaşımıdır. Doğru yerde doğru dozdur; yanlış yerde veri tutarsızlığı ve reconciliation kabusu üretir.

Dependency (Bağımlılık)
Şema ve sorgu ekosisteminde bir nesnenin diğerine bağlı olmasıdır (view → base table, FK → PK, SP → tablo). Bağımlılık haritası yoksa şema değişikliği “nereleri kırarım?” sorusunu cevapsız bırakır.

Derived Table (Türetilmiş Tablo)
Sorgu içinde alt sorgudan üretilen geçici tablo benzeri yapı (subquery in FROM). Okunabilirliği artırır; ama bazı motorlarda materyalize olup maliyeti yükseltebilir.

Dimension Table (Boyut Tablosu)
Star schema’da tanımlayıcı öznitelikleri tutan tablo (ürün, müşteri, tarih). Boyutlar net değilse metrikler “hangi seviyede?” sorusunu kaybeder ve BI raporları çelişir.

Dirty Read (Kirli Okuma)
Commit edilmemiş verinin başka transaction tarafından okunmasıdır. Bazı izolasyon seviyelerinde mümkündür; hızlı görünür ama raporlama ve finansal doğrulukta ciddi risk doğurur.

Disaster Recovery (DR / Felaket Kurtarma)
Büyük arıza/afet sonrası sistemi geri ayağa kaldırma planı ve altyapısıdır. DR’ın değeri, dokümanda değil tatbikatta çıkar: RPO/RTO hedefleri test edilmemişse gerçek kriz anında çalışmaz.

Disk I/O (Disk G/Ç)
Verinin diskten okunup yazılması maliyetidir. Büyük sorguların çoğu “CPU değil IO” yüzünden yavaşlar; indeks, partition pruning ve kolon seçimi IO’yu düşürmenin ana kaldıraçlarıdır.

Distributed Database (Dağıtık Veri Tabanı)
Verinin birden çok düğüme bölünerek tutulduğu mimaridir (sharding/replication). Ölçek sağlar; fakat tutarlılık, failover ve çapraz shard transaction maliyeti tasarımın bedelidir.

Distributed Transaction (Dağıtık Transaction)
Birden fazla düğüm/servis/veri tabanı üzerinde tek bir atomik işlem yürütme ihtiyacıdır. 2PC gibi protokoller tutarlılık sağlar ama gecikme ve kilitlenme riskini artırır; çoğu sistem bu yüzden “eventual” desenlere kayar.

DISTINCT
Sonuç setindeki tekrarları kaldırır. Yanlış kullanıldığında “gerçek çoğalmayı” gizler: asıl sorun JOIN kardinalitesi iken DISTINCT ile üstünü örtmek, hatayı kalıcılaştırır.

Domain (Alan Tanımı / Domain Constraint)
Bir kolonun alabileceği değer kümesinin kuralıdır (örn. status ∈ {new, paid, shipped}). Domain’i DB seviyesinde tanımlamak (CHECK/ENUM) veri kalitesini yükseltir.

DOUBLE PRECISION / FLOAT
Kayan noktalı sayıları saklar; hızlıdır ama kesin değildir. Para/finans yerine ölçüm/telemetri gibi “yaklaşık” toleranslı alanlarda daha uygundur.

Downtime (Kesinti Süresi)
Sistemin hizmet veremediği süre. Kesinti yalnız DB’nin kapalı olması değildir; aşırı yavaşlık da pratikte downtime etkisi yaratır.

DTC (Distributed Transaction Coordinator)
Dağıtık transaction koordinasyonu için kullanılan bileşendir (özellikle bazı kurumsal ekosistemlerde). Yanlış yapılandırmada “bazen commit oluyor bazen olmuyor” gibi zor teşhis edilen sorunlar üretir.

DUAL (Oracle DUAL Table)
Oracle’da tek satırlık, sahte tablo; expression test etmek veya fonksiyon çağırmak için kullanılır. Taşınabilir SQL yazarken DUAL bağımlılığı, motorlar arası uyumu bozabilir.

Duplicate Key (Tekrarlayan Anahtar)
UNIQUE/PRIMARY KEY ihlali durumudur. Kaynağı çoğu zaman idempotency eksikliği, yarış koşulu veya yanlış “unique” varsayımıdır; çözüm yalnız hata yakalamak değil, üretim yazma desenini düzeltmektir.

Durability (Kalıcılık)
ACID’in “commit edilen veri kaybolmaz” ilkesidir. Kalıcılık, log + fsync + replikasyon tasarımına dayanır; performans baskısıyla gevşetilirse veri kaybı “normal” hale gelir.

Dynamic SQL (Dinamik SQL)
SQL metninin çalışma anında üretilmesidir (string birleştirme/parametreleme). Esnektir; ama SQL injection, plan cache verimsizliği ve debug zorluğu risklerini büyütür—parametre bağlama disiplini şarttır.

E

EAV (Entity–Attribute–Value)
Varlıkları “özellik adı + değer” çiftleriyle saklayan esnek ama riskli modelleme tekniğidir. Şema değişimi hızlıdır; ancak sorgular karmaşıklaşır, performans düşer, tip güvenliği kaybolur ve veri bütünlüğü uygulama tarafına taşınır.

Edge Case (Kenar Durum)
Beklenmeyen ama gerçek hayatta mutlaka çıkan “uç” senaryolardır (NULL, boş string, tarih sınırları, 0 bölme, çok büyük sayılar). SQL tarafında edge case’ler genellikle sessizce yanlış sonuç üretir; test verisi bu durumları özellikle içermelidir.

Egress (Çıkış Trafiği)
Verinin veri tabanından/altyapıdan dışarı taşınmasıdır (başka bölge, başka bulut, internet). Maliyet ve gecikme açısından kritik olabilir; “sorgu hızlı” olsa bile sonuç setini taşımak pahalıya patlayabilir.

Elastic Scaling (Elastik Ölçekleme)
Yüke göre kaynakların otomatik artıp azalmasıdır. Okuma trafiğinde rahatlatır; ancak stateful sistemlerde (DB) yazma, replikasyon gecikmesi, bağlantı sayısı ve cache ısınması gibi yan etkiler planlanmadan “ölçekledik ama bozuldu” senaryosu doğabilir.

Embedded Database (Gömülü Veri Tabanı)
Uygulamanın içine gömülü çalışan DB yaklaşımıdır (lokal dosya tabanlı). Basit kurulum ve taşınabilirlik sağlar; fakat eşzamanlılık, yedekleme ve ölçek ihtiyaçları büyüdüğünde hızla sınırına gelir.

Encryption at Rest (Dinlenimde Şifreleme)
Veri disk üzerinde saklanırken şifreli tutulur. Depolama sızıntısı riskini azaltır; ancak anahtar yönetimi (KMS), yedeklerin şifrelenmesi ve erişim denetimleri doğru kurulmadıysa “şifre var ama güvenlik yok” durumuna düşülür.

Encryption in Transit (Aktarımda Şifreleme)
İstemci ile DB arasındaki trafiğin TLS/SSL ile şifrelenmesidir. Özellikle uzak ağlarda zorunlu güvenlik katmanıdır; ama sertifika yönetimi ve performans (handshake/CPU) etkileri göz ardı edilmemelidir.

Endpoint (Uç Nokta)
DB’ye bağlanmak için kullanılan adres/host, port ve bazen servis adı bileşenidir. Yanlış endpoint (yanlış bölge/yanlış replika) hem gecikmeyi artırır hem de “yanlış veri kaynağına” bağlanıp tutarsız raporlama üretebilir.

ENUM (Sınırlı Değer Tipi)
Bir kolonun alabileceği değerleri kapalı bir listeye bağlayan tip/kısıt yaklaşımıdır. Veri bütünlüğünü güçlendirir; ancak değer kümesi sık değişiyorsa şema evrimi ve dağıtım süreçleri zorlaşır (özellikle çok servisli mimaride).

ER Diagram (Entity–Relationship Diyagramı)
Varlıklar, ilişkiler ve kardinaliteleri görselleştiren modelleme aracıdır. “JOIN nereden nereye?” sorusunun haritasıdır; kötü ER tasarımı genelde üretimde yanlış metrik ve pahalı sorgu olarak geri döner.

Escape Character (Kaçış Karakteri)
String içinde özel karakterleri (tırnak, yüzde, alt çizgi vb.) literal olarak kullanmak için kaçışlama gerekir. Özellikle LIKE desenlerinde _ ve % kaçışlanmazsa filtre mantığı bozulur ve beklenmedik satırlar döner.

ETL (Extract–Transform–Load)
Veriyi kaynaktan alıp dönüştürerek hedefe yükleme sürecidir. ETL’in başarısı “işledi” demek değildir: idempotency, şema sözleşmesi, geç gelen veri ve geri doldurma (backfill) yönetilmezse veri ambarı güven kaybeder.

Event Log (Olay Günlüğü / Event Log)
Sistemde gerçekleşen işlemlerin (sorgu, hata, bağlantı, DDL değişikliği) kayıt altına alınmasıdır. Doğru log, RCA’yı hızlandırır; yanlış log (PII sızdıran, aşırı ayrıntılı, rotasyonsuz) hem güvenlik hem maliyet problemidir.

Eventual Consistency (Nihai Tutarlılık)
Dağıtık sistemlerde, değişikliklerin tüm düğümlere zamanla yayılmasıyla tutarlılığın “sonunda” sağlanmasıdır. Okuma-yazma gecikmesi (stale read) normaldir; iş kuralları bunu kaldırmıyorsa eventual consistency pahalı sürpriz üretir.

EXCEPT
İki sonuç kümesi arasındaki farkı alır: solda olup sağda olmayan satırlar. NULL davranışları ve EXCEPT’in bazı motorlarda “distinct” etkisi (tekrarları atma) olduğu unutulursa sonuç beklenenden farklı çıkabilir.

Exclusive Lock (Münhasır Kilit)
Bir kaynağı (satır/sayfa/tablolar) tek bir transaction’a ayırır; başkaları yazamaz, çoğu durumda okuyamaz. Doğru yerde veri bütünlüğü sağlar; yanlış yerde concurrency’yi boğar ve kuyruk gecikmesini patlatır.

Execution Plan (Çalıştırma Planı)
SQL motorunun sorguyu hangi adımlarla çalıştıracağını gösteren plandır (scan, index seek, join yöntemi, sort, aggregate). Performans teşhisinin “gerçek dili” plan üzerinden konuşulur; hissiyat değil plan karar verir.

EXISTS
Alt sorgunun en az bir satır döndürüp döndürmediğini kontrol eder. Semantik olarak güçlü ve genellikle performanslıdır; özellikle “anti-join” senaryolarında NOT EXISTS, NOT IN’e göre NULL tuzaklarını azaltır.

EXPLAIN
Sorguyu çalıştırmadan yürütme planını gösterir. “Neden yavaş?” sorusunun ilk durağıdır; ancak sadece planı görmek yetmez—istatistikler ve gerçek satır sayıları ile plan tahminlerini karşılaştırmak gerekir.

EXPLAIN ANALYZE
Planı gösterirken sorguyu gerçekten çalıştırıp gerçek süre ve satır sayılarını da verir (motorlara göre ad değişebilir). Teşhiste çok değerlidir; fakat ağır sorgularda üretimde çalıştırmak risklidir (yük ve kilit).

Expression Index (Fonksiyon Tabanlı İndeks)
Kolonun kendisi yerine bir ifadenin/func sonucunun indekslenmesidir (ör. LOWER(email)). Doğru kullanım, case-insensitive aramayı uçurur; yanlış kullanım ise yazma maliyetini büyütür ve indeks şişmesine yol açar.

External Table (Harici Tablo)
Dış dosyaları (CSV/Parquet vb.) “tablo gibi” sorgulama imkânı verir. Hızlı keşif sağlar; fakat tip dönüşümleri, dosya bütünlüğü, partitioning ve performans beklentisi iyi yönetilmezse “SQL ile okuruz” yaklaşımı üretimde kırılır.

Extension (Eklenti)
Veri tabanına yeni fonksiyonlar, tipler veya indeks türleri ekleyen modüllerdir. Güç kazandırır; ama sürüm uyumu, güvenlik denetimi ve bakım yükü getirir—özellikle yönetilen (managed) DB’lerde destek sınırları net bilinmelidir.

F

Fact Table (Olay Tablosu)
Star schema tasarımlarında ölçümlerin (gelir, adet, süre) ve anahtarların (müşteri_id, ürün_id, tarih_id) tutulduğu merkez tablodur. En kritik risk, fact tablonun granülaritesini net tanımlamadan “toplam” hesaplamaya kalkmaktır; yanlış granülarite, join sonrası metrikleri şişirir.

Failover (Arıza Anında Devralma)
Birincil düğüm arızalandığında, replikaların otomatik veya manuel olarak birincil role geçmesidir. Failover “oldu” demek yetmez; DNS/endpoint değişimi, bağlantı havuzları, yazma yönlendirmesi ve olası veri kaybı (replication lag) birlikte yönetilmelidir.

Failure Domain (Arıza Alanı)
Tek bir arızanın aynı anda etkileyebileceği bileşen kümesidir (aynı rack, aynı AZ, aynı bölge). Yüksek erişilebilirlik tasarımında replika düğümler aynı failure domain’e konursa “iki kopya var ama tek arızada ikisi de gider” tuzağı oluşur.

Fan-Out (Yayılım / Çoğalma Etkisi)
Bir JOIN veya sorgu deseninin satır sayısını beklenmedik biçimde büyütmesi durumudur. Özellikle 1-n ve n-n ilişkilerde fan-out, aggregate’ları bozar; çözüm genelde granülariteyi koruyan ara adımlar ve doğru join anahtarı disiplinidir.

FAST (Fast-Forward Cursor / Hızlı İleri İmleç)
Bazı sistemlerde (özellikle SQL Server) ileriye tek yönlü, düşük maliyetli cursor türünü ifade eder. Cursor’lar genelde son çaredir; set bazlı çözüm mümkünse her zaman daha ölçeklenebilir olur.

Fetch (Getir / Satır Çekme)
Cursor veya bazı API’lerde sonuç setinden satır satır (veya batch) veri çekme işlemidir. Büyük sonuç setlerinde fetch boyutu (batch size) yanlış seçilirse bellek şişer veya ağ gecikmesi artar.

Field (Alan)
Kayıt içindeki tek bir veri parçasıdır (kolon veya JSON alanı). “Alan” kelimesi rahat kullanılır ama semantiği net değilse (birim, format, kaynak) analitikte aynı alan farklı yorumlanır.

Filegroup (Dosya Grubu)
Özellikle SQL Server gibi sistemlerde tabloları/indeksleri fiziksel dosya gruplarına yerleştirme mekanizmasıdır. Performans ve bakımda güçlü bir kaldıraçtır; yanlış kullanımda ise yönetim karmaşıklığı ve dengesiz disk kullanımı doğurur.

Fill Factor (Doluluk Oranı)
İndeks sayfalarının ne kadar dolu bırakılacağını belirleyen ayardır. Daha düşük fill factor, sık güncellenen tablolarda page split’i azaltabilir; ama disk kullanımı artar ve bazı okuma senaryolarında performans düşebilir.

Filter (Filtre)
Sorguda satırları kısıtlayan koşuldur (WHERE). En pahalı hatalardan biri, filtreyi yanlış seviyede uygulamaktır: join sonrası filtrelemek yerine mümkünse join öncesi filtrelemek (pushdown) satır patlamasını engeller.

Filter Pushdown (Filtreyi Kaynağa İtme)
Filtre koşullarını mümkün olan en erken aşamada (hatta veri kaynağında) uygulayıp gereksiz veri taşımayı azaltma yaklaşımıdır. Büyük veri/harici tablo senaryolarında maliyetin çoğunu düşüren hamledir.

First Normal Form (1NF / Birinci Normal Form)
Alanların atomik olmasını (tek hücrede tek değer) hedefler. 1NF bozulduğunda (virgülle ayrılmış liste, JSON yığını) sorgular karmaşıklaşır, indeksleme zorlaşır ve veri bütünlüğü uygulama tarafına kaçar.

Fixed-Length Data Type (Sabit Uzunluklu Tip)
CHAR gibi sabit boyutlu tiplerdir. Performans açısından bazı durumlarda avantajlıdır; ama değişken uzunluklu veriyi sabit uzunluklu tipe zorlamak hem alan israfı hem de kırpma (truncation) riski yaratır.

Floating-Point (Kayan Nokta Sayı)
FLOAT/DOUBLE gibi tiplerle sayıları yaklaşık olarak saklar. Hızlıdır ama kesin değildir; para/finans için uygun değildir çünkü yuvarlama hatası metrikleri “küçük ama sistematik” biçimde bozar.

Foreign Data Wrapper (FDW / Harici Veri Sarmalayıcı)
Bir DB’nin dış kaynağı (başka DB, dosya sistemi vb.) tablo gibi sorgulamasını sağlayan adaptör mantığıdır. Harika bir keşif aracı olabilir; ama ağ gecikmesi, tutarlılık ve pushdown sınırlamaları yüzünden üretimde kırılganlaşabilir.

Foreign Key (FK / Yabancı Anahtar)
Bir tablodaki değerlerin başka bir tablodaki primary/unique key ile uyumlu olmasını zorunlu kılar. FK’ler veri bütünlüğünün omurgasıdır; ama yoğun yazma işlerinde lock ve performans maliyeti doğurabilir—tasarım bu maliyetle bilinçli yapılmalıdır.

FOR UPDATE
Seçilen satırları güncelleme niyetiyle kilitleyen sorgu kalıbıdır. Yarış koşullarını engeller; fakat yanlış kullanılırsa uzun kilitler ve blocking üretir.

Full Backup (Tam Yedek)
Veri tabanının tamamının yedeğidir. Tam yedek tek başına “kurtarma planı” değildir; log yedekleri, geri yükleme süresi (RTO) ve veri kaybı toleransı (RPO) ile birlikte düşünülmelidir.

Full Outer Join (Tam Dış Birleştirme)
Her iki tablodaki tüm satırları korur; eşleşmeyen taraflarda NULL üretir. Mutabakat (reconciliation) ve “nerede eksik var?” analizinde güçlüdür; ama NULL semantiği doğru yönetilmezse yanlış sayımlar doğurur.

Full Table Scan (Tam Tablo Taraması)
İndeks kullanmadan tablonun tamamını okuyarak satır aramaktır. Küçük tabloda normal, büyük tabloda pahalıdır; fakat bazı analitik sorgularda “çok büyük aralık + çok satır” durumunda indeks yerine tarama daha iyi bile olabilir—kararı plan belirler.

Full-Text Index (Tam Metin İndeksi)
Metin aramalarını hızlandırmak için özel indeks türüdür (tokenization + ters indeks mantığı). Yanlış dil ayarı, stopword politikası ve güncelleme stratejisi arama kalitesini düşürür.

Full-Text Search (FTS / Tam Metin Arama)
Metinde kelime/ifade aramayı, çoğu zaman dilbilgisel işlemlerle (stemming) destekleyen arama yaklaşımıdır. LIKE ile yapılmaya çalışılırsa hem yavaşlar hem kalite düşer; FTS ise farklı bir indeksleme mantığı ister.

Function (Fonksiyon)
SQL içinde yeniden kullanılabilir hesaplama birimidir (scalar/aggregate/window). Fonksiyonlar işi sadeleştirir; ancak satır satır çalışan (row-by-row) fonksiyonlar büyük veri üzerinde performansı dramatik düşürebilir.

Function Determinism (Deterministik Fonksiyon)
Aynı girdi için her zaman aynı çıktıyı üretme özelliğidir. İndeksleme (function-based index) ve materialization gibi optimizasyonlarda kritik bir fark yaratır; deterministik olmayan fonksiyonlar (NOW(), RANDOM()) farklı davranır.

Functional Dependency (Fonksiyonel Bağımlılık)
Bir alanın başka bir alan tarafından belirlendiği ilişkiyi ifade eder (A → B). Normalizasyonun teorik temelidir; bağımlılık yanlış kurulursa gereksiz tekrar, güncelleme anormallikleri ve “tek doğru” kaybı oluşur.

Fsync (Disk Eşitleme / Flush)
Yazılan verinin gerçekten diske “kalıcı” basılmasını garanti eden işletim sistemi çağrısıdır. Dayanıklılık (durability) için kritiktir; ama yoğun fsync, yazma gecikmesini artırır—bu yüzden WAL/log tasarımı belirleyicidir.

Fragmentation (Parçalanma)
Tablo/indeks sayfalarının düzensizleşmesiyle okuma ve bakım maliyetinin artmasıdır. Özellikle sık güncelleme/silme olan tablolarda büyür; çözüm motor bazında reindex/compact/vacuum gibi bakım pratikleridir.

G

Gap Lock (Aralık Kilidi)
Özellikle bazı izolasyon seviyelerinde, yalnızca mevcut satırları değil “satırlar arasındaki aralığı” da kilitleyerek yeni satır eklenmesini engelleyen kilit türüdür. Phantom read’i önlemeye yardım eder; ancak yoğun yazma yükünde beklenmedik blocking ve deadlock riskini artırabilir.

Garbage Collection (Artık Veri Temizleme)
MVCC veya sürümlü saklama yapan sistemlerde, görünmez/eskimiş satır sürümlerinin temizlenmesi sürecidir (motorlara göre vacuum/compaction benzeri işler). Düzenli çalışmazsa tablo şişer, indeksler büyür ve sorgular “aynı veri ama daha yavaş” hâle gelir.

Gateway (Ağ Geçidi / DB Gateway)
Uygulama ile veri tabanı arasında bağlantı, yönlendirme, güvenlik veya protokol çevirimi yapan ara katmandır. Doğru kurgulanırsa erişim kontrolü ve gözlemlenebilirlik sağlar; yanlış kurgulanırsa tek noktadan arıza (SPOF) ve gecikme ekler.

Generated Column (Üretilen Kolon)
Diğer kolonlardan hesaplanan ve ya sanal (virtual) ya da fiziksel (stored) tutulan kolondur. Tekrarlayan hesapları hızlandırır; ancak ifade değişirse şema evrimi zorlaşır ve yazma maliyeti artabilir.

Geo Index (Coğrafi İndeks)
Konum verisi üzerinde mesafe, kesişim, yakınlık gibi sorguları hızlandıran indeks türlerinin genel adıdır. Yanlış koordinat sistemi (SRID), yanlış tip (point vs polygon) veya yanlış tolerans seçimi “hızlı ama yanlış” sonuç üretebilir.

GeoJSON
Coğrafi nesneleri (Point, LineString, Polygon) JSON formatında temsil eden standart. Kolay taşınır; fakat “format = doğruluk” değildir: koordinat sırası, SRID varsayımı ve hassasiyet kaybı (float) yönetilmezse analizler sapar.

Geohash
Enlem-boylamı, hiyerarşik bir grid mantığıyla kısa bir string’e çeviren kodlama yöntemidir. Yakınlık aramalarında (özellikle prefix tabanlı) pratik hız kazandırır; ancak grid sınırlarında “yakın ama farklı kutu” etkisi ve hassasiyet/uzunluk seçimi tuzakları vardır.

Geospatial Query (Mekânsal Sorgu)
Konum/alan verisi üzerinde “içinde mi, kesişiyor mu, ne kadar yakın?” gibi sorgulardır. Performansın ana belirleyicisi: doğru mekânsal indeks + doğru fonksiyon seçimi + doğru veri tipi ve projeksiyondur.

GID (Global Identifier / Küresel Tanımlayıcı)
Dağıtık sistemlerde benzersizliği küresel ölçekte hedefleyen kimlik yaklaşımıdır (genel kavram). Avantajı çakışma riskini azaltmasıdır; dezavantajı indeks boyutu, sıralama kaybı (random dağılım) ve yazma performansına etkisidir.

GIN (Generalized Inverted Index)
Özellikle diziler (array), JSON benzeri yapılar ve tam metin benzeri içeriklerde “içeriyor mu?” tipinde sorguları hızlandıran indeks yaklaşımıdır. Çok güçlüdür; ama yazma maliyeti ve indeks şişmesi artabilir—indekslenmesi gereken alanları seçici olmak gerekir.

GiST (Generalized Search Tree)
Aralıklar, geospatial tipler ve çeşitli özel veri tipleri için esnek bir indeks çerçevesidir. Farklı operatör sınıflarıyla çok işe yarar; ancak yanlış operatör/indeks sınıfı seçimi “indeks var ama kullanılmıyor” durumuna yol açar.

Global Transaction ID (GTID)
Replikasyon ve kurtarmada transaction’ları küresel olarak tanımlamak için kullanılan kimlik yaklaşımıdır. Failover ve replika senkronizasyonunu kolaylaştırır; fakat yanlış topoloji/retention ayarları “hangi işlem nerede?” sorusunu tekrar karmaşıklaştırabilir.

Granularity (Granülarite / Tane Seviyesi)
Bir tablodaki “bir satır tam olarak neyi temsil ediyor?” sorusunun cevabıdır (sipariş satırı mı, sipariş mi, kullanıcı-gün mü?). SQL’de en pahalı hataların çoğu granülariteyi yanlış varsaymaktan doğar: join fan-out, şişmiş toplamlar ve yanlış KPI.

Graph Database (Graf Veri Tabanı)
Veriyi düğüm–kenar ilişkisiyle saklayan DB yaklaşımıdır. İlişki yoğun problemlerde (ağ analizleri, öneri, fraud ring) güçlüdür; ancak “her şeyi grafa taşıyalım” yaklaşımı, basit OLTP/OLAP ihtiyaçlarında gereksiz karmaşıklık yaratır.

Group (Grup)
SQL’de satırların belirli anahtarlara göre kümelenmesi fikridir. Grup kavramı net değilse aynı metrik farklı sorgularda farklı çıkar; bu yüzden “hangi alanlar grubu tanımlar?” sorusu sözleşme olmalıdır.

GROUP BY
Satırları belirli kolonlara göre gruplar ve her grup için aggregate üretir. En kritik tuzak: SELECT’te agregasyon dışı kolonları yanlış kullanmak veya yanlış join sonrası group by ile “toparladım sanmak”—asıl hata genellikle upstream’te olur.

Grouped Aggregation (Gruplu Toplama)
GROUP BY + aggregate fonksiyonlarının oluşturduğu genel işlem desenidir. Performans, doğru indeks/partition ve mümkünse pre-aggregation stratejileriyle dramatik iyileşir; aksi halde büyük sort/hash maliyetine dönüşür.

Grouping Sets
Tek sorguda birden fazla grup seviyesini üretmeyi sağlayan SQL özelliğidir (örn. hem ülke bazlı hem ülke+şehir bazlı). Raporlamada güçlüdür; fakat NULL/“toplam satırı” semantiği iyi etiketlenmezse BI tarafında yanlış yorumlanır.

GRANT
Kullanıcı/role yetki vermek için DCL komutudur. “Hızlı çözüm” diye geniş yetki vermek zamanla geri dönülmez güvenlik borcu üretir; en iyi pratik, en az yetki (least privilege) ilkesidir.

Graphical Execution Plan (Grafik Plan Görünümü)
Bazı araçların EXPLAIN çıktısını görselleştirdiği plan gösterimidir. Okunabilirliği artırır; ama asıl kritik kısım her zaman aynıdır: gerçek satır sayısı–tahmin satır sayısı farkı ve darboğaz operatörü.

Gzip Compression (Gzip Sıkıştırma)
Veriyi taşırken veya saklarken (özellikle dosya tabanlı dışa aktarımlarda) kullanılan sıkıştırma yöntemidir. Ağ ve depolama maliyetini düşürür; ancak CPU maliyeti getirir—sorgu motoru “pushdown” yapamıyorsa dosyayı açma maliyeti baskın olabilir.

H

HADR (High Availability Disaster Recovery)
Yüksek erişilebilirlik (HA) ile felaket kurtarmayı (DR) birlikte ele alan mimari yaklaşımı ifade eder. Amaç yalnız “ayakta kalmak” değil; arıza anında kontrollü devralma, veri kaybı toleransı (RPO) ve geri dönüş süresi (RTO) hedeflerini operasyonel olarak tutturmaktır.

Hadoop (Ekosistem)
Dağıtık depolama ve işlemeye yönelik ekosistem ailesidir (HDFS, YARN vb.). SQL ve veri tabanı dünyasıyla kesişimi genelde “büyük veri sorgulama” ve “veri gölü” katmanında olur; fakat OLTP beklentileriyle Hadoop yaklaşımı karıştırılırsa mimari yanlış kurulur.

Hard Delete (Fiziksel Silme)
Kaydın tabloda gerçekten silinmesidir (DELETE). Denetim izi, geri dönüş ve mutabakat gereksinimi olan işlerde risklidir; çoğu sistem bu yüzden soft delete (bayrakla işaretleme) veya append-only desenlerine kayar.

Hash (Karma Değer)
Bir girdiyi sabit boyutlu bir değere dönüştüren fonksiyon sonucudur. Veri tabanında hash; hash join, hash partitioning ve bazı indeks türlerinin temelidir; ancak hash çakışmaları (collision) doğru yönetilmezse performans ve doğruluk riski doğar.

Hash Aggregate
Gruplama/toplama işlemini sort yerine hash tabloyla yapan yürütme stratejisidir. Büyük veri üzerinde hızlı olabilir; fakat bellek basıncı yükselirse spill (disk’e taşma) yaşanır ve performans dramatik düşer.

Hash Index (Hash İndeks)
Eşitlik aramalarında (=) hızlı olabilen indeks türüdür. Aralık sorguları (>, <, BETWEEN) için uygun değildir; ayrıca bazı motorlarda dayanıklılık/yeniden inşa gereksinimleri farklılaşır.

Hash Join
İki tabloyu join ederken, bir tarafı hash tabloya çevirip diğer tarafı onun üzerinden eşleştiren join yöntemidir. Uygun koşullarda çok hızlıdır; ancak “hangi taraf build, hangi taraf probe?” kararı ve bellek yeterliliği performansın ana belirleyicisidir.

Hash Partitioning (Hash Bölümleme)
Veriyi bir anahtarın hash değerine göre parçalara dağıtma yöntemidir. Yük dengelemesi sağlar; fakat aralık filtrelerinde partition pruning zayıflar (zaman bazlı sorgularda genelde ideal değildir).

HAVING
GROUP BY sonrası grupları filtrelemek için kullanılır. En sık hata: WHERE ile HAVING’i karıştırmak; WHERE satırları, HAVING ise grupları filtreler.

Heap (Heap Table / Yığın Tablo)
Satırların belirli bir sıraya göre fiziksel olarak düzenlenmediği tablo türüdür. Yazmalar hızlı olabilir; ancak seçici sorgularda indeks yoksa heap scan maliyeti hızla büyür.

Heap Scan
Heap tablonun tamamını (veya büyük bölümünü) tarayarak okuma işlemidir. Küçük tabloda normaldir; büyük tabloda genellikle “filtre/indeks/partitioning yanlış” sinyali olarak görülür.

Heterogeneous Replication (Heterojen Replikasyon)
Farklı DB motorları arasında (ör. OLTP → analitik) veri çoğaltma yaklaşımıdır. Esneklik sağlar; ancak tip eşlemesi, timezone/encoding farklılıkları ve CDC sıralaması gibi “ince” sorunlar veri tutarlılığını bozar.

High Availability (HA / Yüksek Erişilebilirlik)
Sistemin arıza anlarında hizmet vermeye devam etme kapasitesidir. HA yalnız replika sayısı değildir; otomatik failover, health-check, doğru yazma yönlendirmesi ve test edilmiş runbook gerektirir.

High Cardinality (Yüksek Kardinalite)
Bir kolonda benzersiz değer sayısının çok yüksek olmasıdır (user_id gibi). İndeks seçimi, istatistik kalitesi ve group by maliyeti üzerinde güçlü etki yapar; yanlış varsayılırsa sorgu planı kötüleşir.

Hint (Sorgu İpucu)
Optimizer’ı belirli bir planı seçmeye zorlayan yönlendirmelerdir. Acil performans düzeltmelerinde işe yarar; ama uzun vadede planlayıcıyı by-pass ettiği için teknik borç üretir ve veri dağılımı değişince kırılabilir.

Histogram (Dağılım Histogramı)
Optimizer’ın veri dağılımını anlamak için kullandığı istatistik özetidir. Histogram yoksa veya bayatsa kardinalite tahmini bozulur; bu da yanlış join sırası/yanlış indeks seçimi olarak geri döner.

History Table (Tarihçe Tablosu)
Kayıtların zaman içindeki sürümlerini saklayan tablodur (SCD, audit trail vb.). Denetim ve geri izleme için kritiktir; ancak “en güncel kayıt” okuma mantığı net değilse raporlar tutarsızlaşır.

Hold Lock (HOLDLOCK)
Bazı sistemlerde (özellikle SQL Server) daha güçlü/uzun süreli kilitleme davranışı isteyen sorgu ipucudur; çoğu zaman serializable benzeri etki hedefler. Yanlış kullanılırsa concurrency’yi boğar ve deadlock riskini büyütür.

Hot Backup (Sıcak Yedek)
Sistem çalışır durumdayken alınan yedektir. Üretim için gereklidir; ancak tutarlılık noktası, log zinciri ve restore prosedürü test edilmemişse “yedek var” yanılsaması yaratır.

Hot Standby (Sıcak Bekleme)
Replikanın hazır bekleyip hızlı devralma yapabildiği kurulumdur. Okuma ölçekleme için de kullanılabilir; fakat replication lag, “okuduğun veri ne kadar güncel?” sorusunu her zaman gündemde tutar.

Hot Spot (Sıcak Nokta)
Trafiğin veya yazmanın belirli bir anahtar/partition üzerinde yoğunlaşıp dengesizlik yaratmasıdır. Genelde kötü partition key seçimi, sıralı ID üretimi veya popüler anahtarlar (tek ülke/tek müşteri) hot spot üretir.

HTAP (Hybrid Transactional/Analytical Processing)
Aynı sistemin hem OLTP (işlemsel) hem OLAP (analitik) iş yüklerini birlikte taşıma yaklaşımıdır. Vaat caziptir; ama pratikte kaynak izolasyonu, indeks/dep. düzeni ve çalışma zamanı önceliklendirme doğru kurulmazsa iki iş yükü de birbirini boğabilir.

I-İ

IAM (Identity and Access Management / Kimlik ve Erişim Yönetimi)
Veri tabanı ve veri platformlarında kimlik doğrulama, yetkilendirme, rol yönetimi ve erişim politikalarını yöneten katmandır. En sık kırılma noktası, “geçici geniş yetki”lerin kalıcı hale gelmesi ve denetimsiz büyümesidir.

ID (Identifier / Tanımlayıcı)
Bir kaydı benzersiz (veya en azından ayırt edilebilir) şekilde temsil eden alandır. ID’nin iş anahtarı (business key) ile karıştırılması; duplicate, yanlış join ve reconciliation sorunlarını tetikler.

IDENTITY / SERIAL (Otomatik Artan Kimlik)
Bazı veritabanlarında otomatik artan anahtar üretme mekanizmasıdır. Dağıtık sistemlerde “sıralı/artan ID” hot spot yaratabilir; ayrıca yeniden üretilebilirlik için ID üretim stratejisi sözleşmeye bağlanmalıdır.

IFNULL / NVL (NULL Dönüşümü)
NULL değerleri belirli bir varsayılanla değiştiren fonksiyonlardır (motorlara göre adı değişir). Pratikte faydalıdır; ama “NULL neden oluşuyor?” problemini maskeleyip veri kalitesi borcu biriktirebilir.

ILIKE (Case-Insensitive LIKE)
Bazı sistemlerde büyük/küçük harf duyarsız desen eşlemesi sağlar. Performans için doğru indeksleme (ör. LOWER() tabanlı indeks) veya full-text arama tercihleri düşünülmezse pahalı taramalara dönüşebilir.

Immutable (Değişmez Veri)
Bir kaydın güncellenmeyip yeni sürümle temsil edildiği yaklaşım (append-only mantığı). Audit, geri dönüş ve zaman yolculuğu (time travel) için güçlüdür; ancak “son durum” okuma mantığı net değilse raporlar çelişir.

Implicit Conversion (Örtük Tip Dönüşümü)
Motorun, iki tipi otomatik dönüştürerek karşılaştırma/join yapmasıdır. Örtük dönüşüm indeks kullanımını öldürebilir ve “sorgu neden bir gün yavaşladı?” sorusunun gizli sebebi olabilir.

IN (IN Predikatı)
Bir değerin bir liste içinde olup olmadığını kontrol eder. Büyük listelerde performans düşebilir; ayrıca NULL içeren listelerde mantık beklenmedik davranabilir—bazı senaryolarda EXISTS daha güvenlidir.

In-Memory Database (Bellek İçi Veri Tabanı)
Veriyi ağırlıkla RAM’de tutarak çok düşük gecikme hedefleyen DB yaklaşımıdır. Hızlıdır; fakat kalıcılık (durability), yeniden başlatma süreleri ve maliyet (RAM) iyi planlanmazsa kırılganlaşır.

Incremental Backup (Artımlı Yedek)
Son yedekten sonra değişen blokları/sayfaları yedekleyen yöntemdir. Depolama ve süre kazandırır; ancak geri yükleme zinciri (full + incremental’lar) test edilmezse kriz anında restore karmaşıklaşır.

Incremental Load (Artımlı Yükleme)
Tüm veriyi yeniden taşımak yerine yalnız yeni/değişen kayıtları yükleme desenidir. En kritik gereksinim: doğru “değişim anahtarı” (timestamp/LSN/GTID) ve idempotent yazma.

Index (İndeks)
Arama ve filtreleme maliyetini düşürmek için veri yapısıdır. “Her şeye indeks” yazma maliyetini ve bakım yükünü patlatır; indeks, sorgu desenine göre seçilmelidir.

Index Bloat (İndeks Şişmesi)
İndeksin zamanla gereksiz büyüyüp verimsizleşmesidir (silme/güncelleme, MVCC, fragmentation). Sonuç: daha çok disk, daha çok IO, daha yavaş sorgu—çözüm genelde reindex/vacuum/compaction disiplinidir.

Index Fragmentation (İndeks Parçalanması)
İndeks sayfalarının düzensizleşmesiyle okuma performansının düşmesidir. Bakım (rebuild/reorganize) gerektirir; aksi halde “aynı sorgu aynı veriyle daha yavaş” hâle gelir.

Index Hint (İndeks İpucu)
Optimizer’a hangi indeksi kullanacağını söyleyen yönlendirmedir (motorlara göre değişir). Kısa vadede performans kurtarabilir; uzun vadede veri dağılımı değişince kırılgan teknik borca dönüşebilir.

Index Merge (İndeks Birleştirme)
Bazı motorların birden fazla indeksi birleştirerek sonuç üretmesidir. Bazen kurtarıcıdır; bazen de “tek doğru bileşik indeks” ihtiyacını maskeleyip dalgalı performans üretir.

Index-Only Scan (Sadece İndeksten Okuma)
Sorgunun ihtiyaç duyduğu kolonlar indekste olduğu için tabloya gitmeden sonuç üretilmesidir. Çok hızlı olabilir; ancak görünürlük/covering koşulları sağlanmazsa motor tabloya dönmek zorunda kalır.

Index Rebuild / Reorganize (İndeks Yeniden Yapılandırma)
Parçalanmayı azaltmak veya şişmiş indeksi toparlamak için yapılan bakım işlemleridir. Üretimde kilit ve süre maliyeti doğurabileceği için zamanlama ve kaynak planı şarttır.

Index Scan (İndeks Taraması)
İndeks üzerinden geniş aralık veya düşük seçicilikte okuma yapılmasıdır. “Seek yerine scan” görmek çoğu zaman seçiciliğin düştüğünü veya filtrelerin indeksi verimli kullanamadığını gösterir.

Index Seek (İndekste Nokta Arama)
İndekste hedef anahtar(lar)a doğrudan giderek az satır okuma yöntemidir. Genellikle aranan performans budur; ama yanlış tip dönüşümü/örtük dönüşüm seek’i scan’e çevirebilir.

Indexing Strategy (İndeksleme Stratejisi)
Hangi sorguya hangi indeksin yazılacağını sistematik olarak belirleme yaklaşımıdır. Strateji yoksa indeksler “rastgele çoğalır”, yazma yavaşlar, bakım ve disk maliyeti büyür.

INNER JOIN (İç Birleştirme)
Sadece eşleşen satırları döndürür. En sık analitik hata: beklenen 1-n ilişki aslında n-n çıkınca satır fan-out olur ve metrikler şişer.

INSERT
Tabloya yeni kayıt ekler. Yüksek hacimde INSERT; indeks güncellemeleri, constraint kontrolleri ve log yazımı nedeniyle beklenenden pahalı olabilir.

INSERT INTO … SELECT
Bir sorgu sonucunu hedef tabloya toplu biçimde ekler. Güçlü bir ETL desenidir; ancak yanlış filtre/yanlış join ile “yanlış veriyi hızla çoğaltma” riskini de taşır.

Insertion Anomaly (Ekleme Anormalliği)
Normalizasyon bozuk olduğunda, bazı bilgileri ekleyebilmek için alakasız alanları da doldurmak zorunda kalma problemidir. Bu durum veri kalitesini düşürür ve uygulama tarafında “garip workaround”lar üretir.

INT / INTEGER (Tamsayı Tipi)
Tamsayı değerleri saklar. Sınırlar (max/min) aşılırsa overflow olur; bu da özellikle sayaçlar ve para birimi alt birimlerinde sessiz hatalar üretebilir.

Integrity (Bütünlük)
Verinin kurallara uygun, tutarlı ve güvenilir olmasıdır. PK/FK/UNIQUE/CHECK gibi kısıtlar, bütünlüğü “niyet” değil “garanti” haline getirir.

Intermediate Result (Ara Sonuç)
Sorgu yürütürken oluşan geçici sonuç setleridir (join ara tabloları, sort buffer vb.). Büyük ara sonuçlar disk spill ve temp space patlamasıyla performansı çökertir; çözüm genelde erken filtreleme ve doğru join sırasıdır.

Interval (Zaman Aralığı Tipi)
“2 gün”, “3 saat” gibi süreleri temsil eden tip/ifadedir (motorlara göre farklı). Tarih aritmetiğinde güçlüdür; ancak timezone ve timestamp tipleriyle karıştırılırsa kaymalar oluşur.

Isolation Level (İzolasyon Seviyesi)
Transaction’ların birbirini nasıl “göreceğini” belirler (Read Committed, Repeatable Read, Serializable vb.). Yanlış izolasyon seçimi ya kirli/yanıltıcı okumaya ya da aşırı kilitlenmeye yol açar.

IOPS (Input/Output Operations Per Second)
Depolama sisteminin saniyede kaç IO işlemi yapabildiğini ölçer. Veritabanı performansında CPU’dan önce disk/IO sınırına takılmak çok yaygındır; indeks ve veri yerleşimi IOPS tüketimini belirler.

IP Allowlist (IP İzin Listesi)
Sadece belirli IP’lerin DB’ye bağlanmasına izin veren ağ güvenliği kontrolüdür. Kimlik ve yetkiyle birlikte çalışır; tek başına yeterli değildir ama saldırı yüzeyini ciddi azaltır.

J

Java Stored Procedure (Java Saklı Yordam)
Bazı veri tabanlarında (özellikle kurumsal ekosistemlerde), saklı yordam mantığının Java ile yazılıp DB içinde çalıştırılabildiği yaklaşımdır. Esneklik sağlar; ama sürümleme, bağımlılık yönetimi ve hata ayıklama zorluğu nedeniyle “DB içinde uygulama geliştirme” teknik borcunu büyütebilir.

JDBC (Java Database Connectivity)
Java uygulamalarının veri tabanına bağlanmak için kullandığı standart arayüzdür. Performans ve stabilite çoğu zaman JDBC’nin kendisinden değil; connection pool, statement hazırlama (prepared statements) ve doğru transaction yönetiminden gelir.

JIT Compilation (Just-in-Time Derleme)
Bazı DB motorlarında (örn. belirli sürümlerde PostgreSQL JIT) sorgu yürütme sırasında bazı ifadelerin makine koduna derlenerek hızlandırılmasıdır. Karmaşık hesaplamalarda kazanç sağlayabilir; fakat her sorguda “aç/kapat” doğru değildir—derleme maliyeti kısa sorgularda net kayıp olabilir.

JMX (Java Management Extensions)
JVM tabanlı servislerin (ve bazı DB driver/connection pool bileşenlerinin) metriklerini ve durum bilgisini dışarı açan yönetim standardıdır. DB performans sorunlarında bazen gerçek darboğazın uygulama tarafında (pool tıkanması, thread starvation) olduğunu JMX metrikleri ele verir.

JNDI (Java Naming and Directory Interface)
Java uygulamalarında kaynakların (data source, connection pool) isimle bulunmasını sağlayan mekanizmadır. Yanlış JNDI yapılandırması, yanlış DB’ye bağlanma veya “prod yerine stage’e yazma” gibi felaket sınıfı hatalara yol açabilir.

JOIN (Birleştirme)
İki (veya daha fazla) tabloyu ilişki anahtarları üzerinden birleştiren temel SQL işlemi. JOIN, SQL’in kalbidir ama aynı zamanda en büyük risk kaynağıdır: yanlış kardinalite varsayımı → satır fan-out → şişmiş metrikler → “doğru görünen yanlış kararlar”.

Join Algorithm (Join Algoritması)
Motorun JOIN’i nasıl yaptığıdır: nested loop, hash join, merge join vb. Doğru algoritma seçimi veri dağılımına ve indekslere bağlıdır; “aynı sorgu bazen hızlı bazen yavaş” problemlerinin büyük kısmı join algoritmasının değişmesinden çıkar.

Join Buffer (Join Tamponu)
Bazı motorlarda join sırasında ara eşleşmelerin tutulduğu bellek alanıdır. Buffer yetersizse disk spill olur; yetersizlik çoğu zaman “RAM az” değil, “join sırası/filtre yanlış” sinyalidir.

Join Cardinality (Join Kardinalitesi)
İki tablo arasındaki ilişkinin satır çoğaltma etkisini ifade eder (1-1, 1-n, n-n). Join kardinalitesi doğru anlaşılmadan yapılan her aggregate, potansiyel olarak “sessiz şişirme” üretir.

Join Condition (Join Koşulu)
JOIN’in hangi alanlara göre eşleştirme yapacağını tanımlayan şarttır (ON a.id=b.id). En sık hata: eksik join koşulu ile fiilen cross join’e yaklaşmak veya yanlış anahtarla eşleştirip “benzer ama yanlış” kayıtları birleştirmek.

Join Elimination (Join Eliminasyonu)
Optimizer’ın, sonuca etkisi olmayan join’leri plan içinden kaldırabilmesidir. Şema kısıtları (FK/PK), seçilen kolonlar ve filtreler bu optimizasyona zemin hazırlar; fakat kısıtlar eksikse optimizer “emin olamaz” ve gereksiz join maliyeti doğar.

Join Hint (Join İpucu)
Optimizer’a belirli join yöntemini/sırasını seçtiren yönlendirmelerdir. Acil performans kurtarabilir; fakat veri dağılımı değişince kırılganlaşır ve teknik borca dönüşür.

Join Key (Birleştirme Anahtarı)
Tabloların ilişkilendirildiği anahtar alan(lar). Join key’nin semantiği net değilse (format, tip, birim, null politikası), en tehlikeli sorun ortaya çıkar: sorgu hatasız çalışır ama yanlış eşleştirir.

Join Order (Join Sırası)
Çoklu join’lerde motorun hangi tabloyu önce birleştireceği kararıdır. Kötü join sırası dev ara sonuçlar üretir; genellikle çözüm “ipuçları” değil, doğru filtreleme + doğru istatistik + doğru indeksleme kombinasyonudur.

Join Predicate (Join Predikatı)
JOIN koşulunun mantıksal ifadesidir (eşitlik, aralık, bileşik şart). Eşitlik join (equi-join) genelde daha optimize edilebilirken, aralık join’ler (range join) daha pahalı planlara kayabilir.

Join Selectivity (Join Seçiciliği)
JOIN’in ne kadar “az satırda” eşleşme ürettiğini anlatan kavramdır. Seçicilik düştükçe (çok eşleşme oldukça) fan-out büyür; bu yüzden join selectivity, performans ve doğruluk için erken bir alarm göstergesidir.

Journaling (Günlükleme)
Değişikliklerin log/journal’a yazılarak dayanıklılık ve kurtarma sağlanması yaklaşımıdır. “DB çökse de veri niye kaybolmuyor?” sorusunun arka planı journaling’dir; ancak disk/IO sınırında yazma gecikmesini artırabilir.

Journal Table (Günlük / Audit Tablosu)
Kayıtların kim tarafından, ne zaman, ne şekilde değiştiğini tutan tablo desenidir. Denetim ve geri izleme için güçlüdür; fakat hacim hızla büyür—partitioning ve saklama (retention) politikası şarttır.

JSON (JavaScript Object Notation)
Yarı-yapılandırılmış veriyi anahtar–değer biçiminde taşıyan format. Esnektir; ama “her şeyi JSON’a atalım” yaklaşımı, indeksleme ve sorgulanabilirliği zorlaştırır; ayrıca tip güvenliği kaybolur.

JSONB
Bazı motorlarda (özellikle PostgreSQL) JSON’un ikili/optimize edilmiş saklama biçimidir. Arama ve indeksleme avantajı sağlayabilir; fakat yine de şema disiplininin yerini tutmaz—sadece “daha sorgulanabilir JSON”dur.

JSON Path (JSON Yol İfadesi)
JSON içinden belirli alanları seçmek için kullanılan ifade dilidir. Pratikte güçlüdür; ama yoğun kullanımda CPU maliyetini artırır ve indekslenmemiş path erişimleri tam taramaya dönüşebilir.

Junction Table (Bağlantı Tablosu)
Çoktan çoğa (n-n) ilişkileri temsil eden ara tablodur (user_role, order_product gibi). Doğru tasarlanırsa normalizasyonu korur; yanlış tasarlanırsa duplicate ilişkiler ve şişen join sonuçları üretir (UNIQUE kısıtları burada hayat kurtarır).

JVM (Java Virtual Machine)
Java uygulamalarının çalışma zamanı ortamıdır; DB’ye erişim çoğu zaman JVM üstünden gerçekleşir. “DB yavaş” şikâyetinin bir kısmı aslında JVM kaynaklıdır (GC baskısı, thread tıkanması, connection pool saturation) — bu yüzden DB metrikleri kadar JVM metrikleri de okunmalıdır.

K

Kayıp Güncelleme (Lost Update)
İki transaction aynı kaydı okuyup farklı değerlerle güncellediğinde, son yazanın diğerinin değişikliğini “ezmesi” durumudur. Genelde yetersiz izolasyon seviyesi, yanlış kilitleme stratejisi veya “okudum→hesapladım→yazdım” deseninin eşzamanlı çalışmasıyla ortaya çıkar.

Kayıt (Record / Row)
Tablodaki tek bir satırdır; veri tabanının en temel “atomu” gibi düşünülür. Kayıt kavramı basit görünür ama analitik hataların önemli kısmı “bir satır neyi temsil ediyor?” (granülarite) sorusu net olmadığı için başlar.

Kayıt Günlüğü (Write-Ahead Log / WAL)
Değişikliklerin önce log’a yazılıp sonra veri sayfalarına uygulanması prensibidir. Amaç, crash durumunda commit edilen işlemlerin geri getirilebilmesidir; yoğun yazma yükünde disk/IO sınırını belirleyen temel bileşenlerden biridir.

Kayıt Seviyesi Kilit (Row Lock)
Bir transaction’ın sadece belirli satır(lar)ı kilitlemesidir. Doğru yerde concurrency’yi korur; yanlış yerde (çok satır, uzun transaction) blocking ve deadlock ihtimalini artırır.

Kerberos Kimlik Doğrulaması (Kerberos Authentication)
Kurumsal ortamlarda sık görülen, bilet (ticket) mantığıyla çalışan kimlik doğrulama protokolüdür. Merkezî kimlik yönetimi sağlar; ancak saat senkronizasyonu, servis principal’ları ve bileşen konfigürasyonu hatalıysa bağlantı sorunları “anlaşılmaz” hale gelir.

Key (Anahtar)
Tablolarda satırı tanımlamak veya ilişkileri kurmak için kullanılan alan/alanlar kümesidir (primary key, foreign key, business key). Anahtar semantiği zayıfsa en tehlikeli durum oluşur: sorgu hatasız çalışır ama yanlış eşleştirir.

Key-Value Store (Anahtar–Değer Veri Mağazası)
Veriyi key → value şeklinde saklayan veri modeli/DB yaklaşımıdır. Çok hızlı okuma-yazma sağlayabilir; ancak join, ad-hoc analitik ve karmaşık filtreleme gibi ilişkisel ihtiyaçlar artınca sınırları belirginleşir.

Keyset Pagination
Sayfalama için OFFSET yerine “son gördüğüm anahtarın devamı” mantığını kullanır (örn. WHERE id > last_id ORDER BY id LIMIT n). Büyük tablolarda çok daha performanslı ve tutarlı sonuç verir; ancak sıralama anahtarının stabil ve benzersiz olması gerekir.

Kill Query / Kill Session (Sorgu/Oturum Sonlandırma)
Uzun süren veya sistemi kilitleyen sorguyu/oturumu zorla durdurma işlemidir. Krizde hayat kurtarır; fakat yarıda kesilen transaction rollback maliyeti, kilit salımı gecikmesi ve uygulama tarafında tekrar denemeler gibi zincir etkileri olabilir.

Kırılgan Sorgu Planı (Plan Instability)
Aynı sorgunun, veri dağılımı/istatistik/parametre değerlerine bağlı olarak farklı planlar seçip bazen çok hızlı bazen çok yavaş çalışmasıdır. Çözüm çoğu zaman “hint” değil; güncel istatistik, doğru indeks, parametrik sorgu disiplini ve gerekirse plan sabitleme stratejisidir.

Kısa Transaction (Short Transaction)
Transaction’ı mümkün olduğunca kısa tutma prensibidir. Kilit sürelerini kısaltır, deadlock riskini düşürür ve concurrency’yi artırır; uzun transaction’lar genelde “iş mantığı DB’de fazla kalıyor” veya “batch iş yanlış tasarlanmış” sinyalidir.

Kilit (Lock)
Transaction’ların aynı kaynağı aynı anda çelişkili biçimde değiştirmesini engelleyen mekanizmadır. Doğru kilit stratejisi veri bütünlüğü sağlar; yanlış strateji sistemi “tutarlı ama kilitli” hale getirir.

Kilit Çatışması (Lock Contention)
Birden fazla transaction aynı kaynak için yarıştığında oluşan bekleme durumudur. Tipik sebepler: hot spot anahtarlar, uzun transaction, yanlış indeks nedeniyle gereksiz satır taraması ve yüksek yazma yoğunluğu.

Kilit Eskalasyonu (Lock Escalation)
Çok sayıda satır kilidi yerine motorun daha geniş kapsamlı kilide (sayfa/tablо) geçmesidir. Kaynak tüketimini azaltabilir; ama concurrency’yi dramatik düşürerek sistem genelinde gecikme patlaması yaratabilir.

Kilit Zaman Aşımı (Lock Timeout)
Bir transaction belirli süre kilit alamazsa hata verip işlemi sonlandırmasıdır. “Sistemi kurtarır” ama doğru yönetilmezse uygulamada retry fırtınası ve kısmi iş süreçleri doğurabilir.

Konsistent Hashing (Consistent Hashing)
Sharding/dağıtımda anahtarları düğümlere atarken düğüm sayısı değiştiğinde minimum yeniden dağıtım hedefleyen hashing yaklaşımıdır. Ölçek büyürken veri hareketini azaltır; fakat hot key’ler hâlâ hot spot yaratabileceği için tek başına sihirli çözüm değildir.

Kopya Okuma (Read Replica / Okuma Replikası)
Yazmanın birincilde, okumanın replikalarda ölçeklendiği mimari desenidir. Okuma kapasitesini artırır; ancak replication lag yüzünden “okuduğum veri ne kadar güncel?” sorusu her zaman tasarımın parçası olmalıdır.

Korelasyonlu Alt Sorgu (Correlated Subquery)
Alt sorgunun, dış sorgudaki bir kolona bağlı çalıştığı sorgu desenidir. Doğru yerde çok ifade gücü sağlar; yanlış yerde satır-satır çalışmaya dönüp performansı çökertir—çoğu zaman JOIN veya window function ile yeniden yazmak daha iyidir.

Kümülatif Toplam (Cumulative Sum)
Zaman veya sıralama boyunca biriken toplamı üretir (genelde window function ile: SUM(x) OVER (ORDER BY ...)). Analitik raporlarda güçlüdür; ancak sıralama anahtarı ve pencere tanımı net değilse “doğru görünümlü yanlış birikim” üretir.

L

LAG (Replication Lag / Replika Gecikmesi)
Birincil düğümdeki yazmaların replikaya ne kadar geç yansıdığını ifade eder. Okuma replikası kullanıyorsanız “doğru ama eski” veri görme riskinin teknik adı budur; özellikle raporlama ve tutarlılık beklentisi olan akışlarda kritik bir metriktir.

LAG() (Window Function)
Sıralı veride bir önceki satırın değerini aynı satırda erişilebilir kılan pencere fonksiyonudur. Zaman serisi farkı (delta), churn öncesi davranış ve “önceki değer” karşılaştırmaları için idealdir; ama ORDER BY doğru kurulmazsa anlam kayar.

LATERAL JOIN
Alt sorgunun, aynı FROM bloğundaki önceki tablolardan kolon kullanmasına izin veren join türüdür. Güçlü bir ifade kabiliyeti sağlar (ör. satır başına dinamik alt sorgu), ancak kontrolsüz kullanım satır-satır çalışmaya yaklaşarak performansı bozabilir.

Latch (Mandallama / Hafif Kilit)
Özellikle bellek içi veri yapılarının eşzamanlı erişimini korumak için kullanılan çok kısa ömürlü kilitleme mekanizmasıdır. Lock contention değil “latch contention” gördüğünüzde problem çoğu zaman buffer/cache içi sıcak noktalardır.

Latency (Gecikme)
Bir sorgunun/işlemin yanıt üretme süresidir. Ortalama gecikme yanıltıcı olabilir; p95/p99 gibi kuyruk gecikmeleri (tail latency) kullanıcı deneyimini ve SLA’ları belirler.

LEAD() (Window Function)
Sıralı veride bir sonraki satırın değerini aynı satırda erişilebilir kılar. Gelecek adım karşılaştırması, kapanış sonrası metrikler ve ardışık olay analizi için kullanılır; yanlış sıralama ile “gelecek bilgisi” etkisi yaratabilir.

Least Privilege (En Az Yetki İlkesi)
Kullanıcı/rolün yalnız ihtiyacı olan yetkilere sahip olması prensibidir. “Sonra temizleriz” diye verilen geniş yetkiler, zamanla kalıcı güvenlik borcuna dönüşür.

LEFT ANTI JOIN
Sol tabloda olup sağ tabloda olmayan kayıtları bulma desenidir (genelde NOT EXISTS ile). Mutabakat ve “eksik kayıt” analizinde güçlüdür; NOT IN + NULL tuzaklarına dikkat edilmelidir.

LEFT JOIN (Left Outer Join / Sol Dış Birleştirme)
Sol tablonun tüm satırlarını korur; sağ tarafta eşleşmeyenlere NULL üretir. Analitikte çok kullanılır; ama NULL’ların yanlış yorumlanması (NULL=0 sanmak gibi) metrikleri bozar.

LEFT SEMI JOIN
Sol tablodan yalnızca “sağda eşleşmesi olan” satırları döndürür (sağ tablonun kolonlarını getirmez). EXISTS ile aynı semantiği hedefler; büyük eşleşme tablolarında gereksiz çoğalmayı önler.

LIKE
Metin desen eşlemesi için kullanılır (%, _). Başında % olan desenler çoğu indeksi boşa düşürür; arama kalitesi ve performans için full-text arama ya da uygun indeks stratejisi gerekebilir.

LIMIT
Sonuç setini satır sayısıyla sınırlar. Keşif ve örnekleme için iyidir; ancak “LIMIT ile test ettim hızlı” yanılgısı üretir—tam sorgu ölçeğinde plan bambaşka olabilir.

Lineage (Veri Soy Ağacı)
Bir tablonun/kolonun hangi kaynaklardan geldiğini ve hangi dönüşümlerden geçtiğini izleyen kavramdır. Lineage yoksa hata kök nedeni analizi, geri alma (rollback) ve denetim süreçleri yavaşlar.

Load Balancing (Yük Dengeleme)
Trafiği birden fazla düğüme dağıtarak kapasiteyi artırma yaklaşımıdır. DB tarafında okuma replikalarıyla çalışır; yazma tarafında ise “tek lider” desenleri ve shard stratejileri belirleyicidir.

Load Factor (Yük Faktörü)
Hash tablolarda veya bazı indeks/yapılarda doluluk oranını ifade eder. Çok yükselirse çakışmalar artar ve performans düşer; çok düşükse bellek israfı olur.

Load Test (Yük Testi)
Gerçek sorgu desenine benzer senaryolarla sistemin kapasite ve kırılma noktalarını ölçme sürecidir. Yanlış test (sentetik, gerçekçi olmayan) “her şey iyi” yanılsaması verir; doğru test planı kadar veri hacmi ve concurrency profili de kritiktir.

LOG (Günlük / Log)
Değişikliklerin, sorguların veya olayların kayıt altına alınmasıdır. “Log var” demek yetmez: retention, hassas veri (PII) maskeleme ve okunabilirlik (structured logging) tasarlanmazsa log, risk ve maliyet üretir.

Log Compaction (Log Sıkıştırma / Birleştirme)
Log tabanlı sistemlerde, aynı anahtarın eski sürümlerini birleştirip “son duruma” yaklaşma işlemidir. Depolama verimini artırır; ancak geç çalışan compaction, disk şişmesi ve gecikme doğurabilir.

Log Rotation (Log Döndürme)
Log dosyalarının belirli boyut/zaman eşiğinde yeni dosyaya geçmesi. Rotation yoksa disk dolar; agresif rotation ise inceleme ve denetim için gereken geçmişi kaybettirebilir.

Log Shipping
Transaction log’larını başka bir sunucuya taşıyıp uygulayarak yedek/DR replika oluşturma yaklaşımıdır. Basit ve etkilidir; fakat gecikme ve manuel operasyon riski taşıyabilir.

Logical Backup (Mantıksal Yedek)
Veriyi SQL düzeyinde (INSERT’ler veya dump formatı) yedeklemektir. Taşınabilirlik sağlar; ama büyük veride yavaş ve restore süresi yüksek olabilir.

Logical Replication (Mantıksal Replikasyon)
Fiziksel blok kopyalamak yerine, satır düzeyinde değişiklikleri (insert/update/delete) çoğaltır. Seçici replikasyon ve farklı hedef sistemlere akıtma için çok uygundur; şema değişikliklerinde ve sıralama/çatışma yönetiminde disiplin ister.

Logical Read (Mantıksal Okuma)
Sorgunun “kaç sayfa okuması gerektiğini” ifade eden kavramdır (motorlara göre farklı metriklerle görünür). Yüksek logical read, çoğu zaman yanlış indeks, düşük seçicilik veya gereksiz kolon okuma sinyalidir.

Logical Sharding (Mantıksal Parçalama)
Veriyi bir anahtara göre mantıksal bölümlere ayırıp farklı düğümlere dağıtma yaklaşımıdır. Ölçek sağlar; fakat çapraz-shard sorgular ve transaction ihtiyaçları tasarımın maliyet kısmıdır.

Logical View (Mantıksal Görünüm / View)
Veriyi fiziksel kopyalamadan sorgu ile “görünüm” olarak sunar. Standartlaşma sağlar; ama karmaşık view zincirleri optimizer’ı zorlayabilir ve debug’u güçleştirir.

Lookup Table (Referans Tablosu)
Kod–açıklama (status_code → status_name) gibi küçük, sabit sözlük tablolarıdır. Analitik tutarlılığı artırır; fakat güncelleme prosedürü yoksa “eski kodlar yeni anlamlar” problemine dönüşebilir.

Long Transaction (Uzun Transaction)
Uzun süre açık kalan transaction’lardır. Kilitleri uzatır, vacuum/GC süreçlerini zorlaştırır ve replika gecikmesini büyütür; çoğu zaman iş mantığının DB’de gereğinden fazla tutulduğunu gösterir.

LSM Tree (Log-Structured Merge-Tree)
Özellikle bazı NoSQL/HTAP sistemlerinde yazmayı önce log/immutable yapılara alıp sonra birleştiren depolama yapısıdır. Yazma performansı güçlüdür; okuma amplifikasyonu ve compaction maliyeti doğru yönetilmezse gecikme dalgalanır.

LSN (Log Sequence Number)
Log içindeki konumu/ileri seviyeyi gösteren artan işaretleyicidir. Replikasyon, kurtarma (recovery) ve CDC senaryolarında “nerede kaldık?” sorusunun teknik cevabıdır.

M

MACRO (SQL Macro)
Tekrarlanan SQL kalıplarını parametre alarak yeniden kullanılabilir hâle getiren “şablon” yapıdır (destek motorlara göre değişir). Doğru kullanıldığında sorgu standardizasyonu sağlar; kötü kullanıldığında ise debug’u zorlaştırıp “gizli iş mantığı” üretir.

Maintenance Window (Bakım Penceresi)
Veri tabanı bakımının (reindex, vacuum/compaction, sürüm yükseltme, şema değişikliği) planlı şekilde yapılabildiği zaman aralığıdır. Bakım penceresi yoksa bakım ya hiç yapılmaz (performans çürür) ya da mesai içinde yapılır (kesinti ve SLA ihlali doğar).

Managed Database (Yönetilen Veri Tabanı)
Yedekleme, patch, failover, izleme gibi operasyonel işlerin sağlayıcı tarafından yönetildiği DB hizmet modelidir. Operasyon yükünü azaltır; ancak sürüm/eklenti sınırları, bakım penceresi kontrolü ve “görünmeyen varsayılan ayarlar” (timeout, parameter group) iyi bilinmezse sürpriz üretir.

Materialized View (Materyalize Görünüm)
Bir view’in sonucunu fiziksel olarak saklayıp periyodik/olay bazlı yenileyen yapıdır. Raporlamada büyük hız kazandırır; ama yenileme stratejisi (refresh) yanlışsa ya eski veri gösterir ya da yenileme sırasında sistemi boğar.

ŞU YAZI DA İLGİNİ ÇEKEBİLİR:  AWS Hakkında Her Şey

MAX()
Bir grubun veya sonuç setinin en büyük değerini döndüren aggregate fonksiyondur. En sık tuzak: yanlış JOIN sonrası MAX almak; satır çoğalması (fan-out) “en büyük” değeri değiştirmese bile metrik mantığını bozar (özellikle MAX ile birlikte başka aggregate’lar varsa).

Metadata (Meta Veri)
Tabloların, kolonların, indekslerin, kısıtların, yetkilerin ve istatistiklerin “verisi”dir. SQL dünyasında performans ve güvenlik teşhisi çoğu zaman meta veriyle başlar; meta veri güncel değilse (istatistikler bayatsa) optimizer yanlış plan seçebilir.

Metadata Lock (MDL / Meta Veri Kilidi)
Şema değişikliği (DDL) ile eşzamanlı sorguların çakışmasını önlemek için alınan kilit türüdür (özellikle bazı motorlarda belirgin). Küçük bir ALTER bile MDL yüzünden “basit okuma sorguları bekliyor” krizine dönüşebilir; bu yüzden DDL’ler planlı yapılır.

MERGE (Upsert)
Kaydı “varsa güncelle, yoksa ekle” mantığıyla tek komutta yönetmeye yarayan SQL ifadesidir (motorlara göre davranış ve köşe durumları değişir). Yanlış eşleştirme koşulu (ON) veya eşsiz anahtar garantisi olmadan kullanılırsa duplicate, yarış koşulu ve beklenmedik çoklu eşleşme hataları doğurabilir.

Merge Join (Birleştirmeli Sıralı Join)
İki tarafın join anahtarına göre sıralı olduğu (veya sıralandığı) durumda, satırları paralel yürüyerek eşleştiren join yöntemidir. Doğru indeks/sıralama varsa çok verimlidir; yoksa sort maliyeti nedeniyle pahalılaşır.

Migration (Veri Tabanı Göçü)
Şema ve/veya verinin bir sistemden diğerine taşınmasıdır (sürüm yükseltme, motor değiştirme, bölge taşıma). Başarı kriteri “taşıdık” değil; tutarlılık, doğrulama, geri dönüş planı ve kesinti yönetimidir.

MIN()
Bir grubun veya sonuç setinin en küçük değerini döndüren aggregate fonksiyondur. Tarih alanlarında MIN ile “ilk olay” yakalanabilir; ancak timezone, NULL politikası ve yanlış filtreleme “ilk”i sessizce yanlış tanımlatabilir.

MPP (Massively Parallel Processing)
Sorguları çok sayıda düğümde paralel çalıştıran analitik DB/warehouse mimarisidir. Büyük taramalar ve ağır agregasyonlarda güçlüdür; fakat veri dağılımı (distribution key), shuffle maliyeti ve skew (dengesiz partition) yönetilmezse performans dalgalanır.

Multi-Column Index (Çok Kolonlu İndeks)
Bir indeksin birden fazla kolonu birlikte kapsamasıdır. Doğru kolon sırası seçilirse filtre + sıralama maliyetini dramatik düşürür; yanlış sıralama ise “indeks var ama kullanılmıyor” sonucunu doğurur.

Multi-Statement Transaction (Çok Adımlı Transaction)
Birden fazla SQL ifadesinin tek transaction içinde atomik yürütülmesidir. Veri bütünlüğü için güçlüdür; ama uzun sürerse kilitleri uzatır, replika gecikmesini büyütür ve deadlock riskini artırır.

Multi-Tenant Database (Çok Kiracılı Veri Tabanı)
Aynı DB/cluster üzerinde birden fazla müşteri/ekip/veri alanının izole edilerek çalıştırılması yaklaşımıdır. Başarı; satır bazlı güvenlik, şema izolasyonu, kota (quota) ve gürültülü komşu (noisy neighbor) kontrolüne bağlıdır.

Mutex (Mutual Exclusion / Karşılıklı Dışlama)
Aynı anda sadece bir iş parçacığının kritik bölgeye girmesini sağlayan kilit primitifidir. DB içi darboğazlarda “lock” değil “mutex” çatışması görülürse sorun çoğu zaman iç veri yapılarında sıcak nokta ve yüksek contention’dır.

MVCC (Multi-Version Concurrency Control / Çok Sürümlü Eşzamanlılık Denetimi)
Okuyucuların yazarlardan kilitlenmeden çalışabilmesi için satırların sürümlerini tutan eşzamanlılık yaklaşımıdır. Okuma performansını ve concurrency’yi artırır; fakat eski sürümler temizlenmezse (vacuum/GC) şişme ve performans düşüşü kaçınılmazdır.

MySQL
Yaygın bir ilişkisel veritabanı yönetim sistemidir (RDBMS). Üretimde en kritik konular genellikle motor seçimi (InnoDB), izolasyon/lock davranışı, replikasyon topolojisi ve şema değişikliklerinin (DDL) operasyonel etkileridir.

N

N-ary Join (Çoklu JOIN)
İkiden fazla tabloyu tek sorguda birleştirme durumudur. Çoklu JOIN’lerde hata oranı artar çünkü join sırası, kardinalite ve filtreleme etkileri katlanır; en iyi pratik, ara adımlarla granülariteyi korumak ve “fan-out” riskini erken kontrol etmektir.

N+1 Query Problem (N+1 Sorgu Problemi)
Uygulamanın bir listeyi çekip her satır için ayrı sorgu atmasıyla oluşan performans anti-pattern’idir (1 ana sorgu + N alt sorgu). Çözüm genellikle doğru JOIN, doğru eager loading veya batch fetch yaklaşımıdır.

Natural Join (Doğal JOIN)
Aynı isimli kolonları otomatik eşleştirerek join yapan türdür. Kısa görünür ama tehlikelidir: şema değişince (yeni aynı isimli kolon eklenince) sorgu “sessizce” farklı sonuç üretir; üretimde önerilmez.

NC (Non-Clustered Index / Kümelenmemiş İndeks)
Tablonun fiziksel sıralamasını değiştirmeyen, ayrı bir yapı olarak tutulan indeks türüdür (özellikle SQL Server terminolojisi). Esnektir; ancak çok sayıda NC indeks yazma maliyetini artırır ve bakım yükünü büyütür.

Nested Loop Join
Bir tablonun satırlarını dolaşıp diğer tabloda indeksli arama yaparak eşleştiren join algoritmasıdır. Küçük dış tablo + iyi indeksli iç tablo senaryosunda çok hızlıdır; büyük tabloda indeks yoksa felaket derecede yavaşlar.

Network Latency (Ağ Gecikmesi)
İstemci ile DB arasındaki iletişim gecikmesidir. Özellikle bulut/bölge arası erişimde baskın hale gelir; “sorgu hızlı ama uygulama yavaş” vakalarının büyük kısmı ağ + connection pooling kaynaklıdır.

NewSQL
İlişkisel modeli koruyup dağıtık ölçek ve yüksek erişilebilirlik hedefleyen DB sınıfıdır. Vaat: SQL + ACID + yatay ölçek. Bedel: dağıtık transaction maliyeti, tutarlılık–gecikme takasları ve operasyonel karmaşıklık.

NEXTVAL / SEQUENCE (Sıra Değeri Üretimi)
SEQUENCE üzerinden yeni bir artan değer üretme mekanizmasıdır. Merkezi sequence yoğun yazma altında hot spot olabilir; ayrıca “sıralı ID”nin shard/partition tasarımına etkisi düşünülmelidir.

NFC / NFD (Unicode Normalizasyon Formları)
Metinlerde aynı karakterin farklı Unicode temsillerini standartlaştırma biçimleridir. Arama, eşleştirme ve UNIQUE kısıtlarında görünmez ama kritik bir konudur; farklı normalizasyonlar “aynı görünen” metni farklı saydırabilir.

NLS (National Language Support / Dil Yerelleştirme Ayarları)
Tarih, sayı, para birimi, collation gibi yerelleştirme ayarlarını ifade eder (özellikle bazı kurumsal DB’lerde). NLS uyumsuzluğu; tarih parse hataları, sıralama farklılıkları ve beklenmedik karşılaştırmalar üretir.

NOLOCK (Read Uncommitted Hint)
Bazı sistemlerde (özellikle SQL Server) kilit beklemeden okuma yapmayı hedefleyen ipucudur. Hızlı görünebilir ama kirli okuma, çift okuma, kaçan satır gibi tutarsızlıklar üretebilir; raporlama doğruluğu önemliyse ciddi risktir.

Nominal Data (Nominal Veri)
Kategori değerleri taşıyan, aralarında doğal sıralama olmayan veri türüdür (ülke, renk). Nominal alanlarda ORDER BY veya “büyük-küçük” yorumları çoğu zaman anlamlı değildir; analitik tasarım buna göre yapılır.

Non-Deterministic Function (Deterministik Olmayan Fonksiyon)
Aynı girdi için farklı çıktılar üretebilen fonksiyonlardır (NOW(), RANDOM()). Bu fonksiyonlar indeksleme, materialization ve cache stratejileri açısından özel dikkat ister; aksi halde “bazen böyle bazen şöyle” davranış doğar.

Non-Repeatable Read (Tekrarlanamayan Okuma)
Aynı transaction içinde aynı satırı iki kez okuyunca farklı değer görme durumudur (başka transaction commit ettiği için). İzolasyon seviyesi bunu engellemiyorsa raporlar “aynı anda iki gerçeklik” gösterebilir.

NOT IN
Bir değerin bir listede olmadığını kontrol eder. En kritik tuzak: listede NULL varsa, mantık üç değerli (TRUE/FALSE/UNKNOWN) hâle gelir ve beklenmedik şekilde “hiç satır dönmüyor” görülebilir; çoğu senaryoda NOT EXISTS daha güvenlidir.

NOT NULL
Bir kolonun NULL olmasını engelleyen kısıttır. Veri kalitesinin en temel sigortasıdır; ancak yanlış yerde (gerçekten bilinmeyen değerler) NOT NULL zorlamak, uygulamada “sahte varsayılanlar” üretip kaliteyi düşürebilir.

NTILE() (Window Function)
Sıralı veriyi N eşit parçaya bölüp her satıra kova numarası atar. Segmentasyon, decile/percentile raporları ve skor bandı analizlerinde kullanışlıdır; ancak ties (eşit değerler) ve sıralama anahtarı doğru seçilmelidir.

Numeric Precision (Sayısal Kesinlik)
Sayıların kaç basamakla ve hangi hassasiyetle saklandığıdır. Finansal hesaplarda precision/scale yanlışsa kuruş seviyesinde hata birikir ve reconciliation kabusa döner.

NVARCHAR / NCHAR
Unicode metin saklayan tiplerdir. Çok dilli veri için gereklidir; fakat depolama maliyeti artabilir—encoding, collation ve indeks stratejisi birlikte düşünülmelidir.

O

Object Identifier (OID)
Bazı veri tabanlarında sistem tarafından atanan dahili nesne kimliğidir (tablo, tip, indeks vb.). Uygulama seviyesinde anahtar gibi kullanılmamalıdır; sürüm/migration süreçlerinde değişebilir ve taşınabilirlik sorunları doğurur.

Object Storage (Nesne Depolama)
BLOB/dosya gibi büyük içerikleri DB yerine nesne depolamada tutma yaklaşımıdır. DB’yi şişirmekten kurtarır; ancak referans bütünlüğü (DB ↔ object store), yaşam döngüsü (retention) ve erişim kontrolü ayrı tasarlanmalıdır.

ODBC (Open Database Connectivity)
Farklı veri tabanlarına bağlanmak için platform bağımsız sürücü standardıdır. BI araçları ve kurumsal entegrasyonlarda yaygındır; performans çoğu zaman sürücü ayarları, fetch boyutu ve connection pooling’den etkilenir.

OFFSET
Sonuç setinde belirli sayıda satırı atlayıp devamını döndürür (pagination). Büyük tablolarda pahalıdır çünkü motor yine satırları “saymak” zorunda kalır; performans için keyset pagination genelde daha iyidir.

OLAP (Online Analytical Processing)
Analitik sorgulara (çok satır tarama, group by, drill-down) yönelik işleme yaklaşımıdır. OLAP performansı; kolon bazlı depolama, partition pruning, pre-aggregation ve doğru dağıtım anahtarlarına dayanır.

OLTP (Online Transaction Processing)
Kısa, sık ve düşük gecikmeli işlemsel sorgulara yönelik işleme yaklaşımıdır (sipariş, ödeme, stok). OLTP’nin ana kaygısı concurrency + bütünlük + düşük latency’dir; OLAP desenleriyle karıştırılırsa iki dünya da zarar görür.

Online Index Build (Çevrimiçi İndeks Oluşturma)
İndeks oluştururken sistemi tamamen kilitlemeden çalışmayı hedefleyen yöntem/özelliktir (motorlara göre farklı). Yine de kaynak tüketimi ve kilit türleri göz ardı edilirse üretimde gecikme artışı yaşanabilir.

Online Rebuild (Çevrimiçi Yeniden Yapılandırma)
İndeksi veya bazı yapıları sistem çalışırken yeniden düzenleme yaklaşımıdır. Kesintiyi azaltır; ama CPU/IO tüketimi yüksek olabilir—bakım penceresi disiplini yine önemlidir.

Optimizer (Sorgu Optimizatörü)
SQL motorunun, sorgu için en iyi yürütme planını seçen bileşenidir. Optimizatör “tahminle” çalışır; istatistikler, veri dağılımı ve parametre değerleri değişince planın kalitesi dalgalanabilir.

Optimizer Statistics (Optimizer İstatistikleri)
Kardinalite tahmini için kullanılan dağılım özetleridir (histogram, distinct count vb.). Bayat istatistik, kötü planın en yaygın sebebidir; düzenli güncelleme çoğu sistemde kritik bakım adımıdır.

OR
Koşulları mantıksal “veya” ile bağlar. OR kullanımı indeks kullanımını zorlaştırabilir; bazı motorlar OR koşullarında plan karmaşıklığı veya tam tarama eğilimi gösterebilir—yeniden yazma (UNION ALL) bazen daha performanslıdır.

ORDER BY
Sonuç setini sıralar. Sıralama maliyetlidir; büyük veri üzerinde sort, temp alanı ve disk spill riski doğurur. Sıralama ihtiyacı gerçek değilse kaldırmak, performansta en ucuz kazanımlardan biridir.

Outer Join (Dış Birleştirme)
Eşleşmeyen satırların da korunarak NULL ile tamamlandığı join ailesidir (LEFT/RIGHT/FULL). Dış join’ler mutabakat için mükemmeldir; fakat NULL semantiği doğru yönetilmezse yanlış sayım ve yanlış filtreleme üretir.

Out-of-Order Events (Sırasız Olaylar)
Özellikle streaming/CDC akışlarında olayların zaman sırasına uymadan gelmesidir. Zaman pencereli agregasyonlar ve “son durum” çıkarımı bu yüzden watermark/ordering stratejisi gerektirir.

Overfetch (Aşırı Veri Çekme)
Sorgunun, ihtiyacından fazla kolon/satır çekmesi durumudur. Ağ, bellek ve IO maliyetini büyütür; özellikle SELECT * kullanımı, üretimde görünmez ama pahalı bir alışkanlıktır.

Overpartitioning (Aşırı Bölümleme)
Gereğinden fazla partition oluşturarak metadata, planlama ve bakım maliyetlerini artırma durumudur. “Partition iyidir” düşüncesi tek başına doğru değildir; partition sayısı, sorgu paterni ve bakım süreçleriyle dengelenmelidir.

Overwrite (Üzerine Yazma)
Var olan verinin yeni veriyle tamamen değiştirilmesidir (truncate+insert, replace load vb.). Analitik pipeline’larda basitlik sağlar; ama audit ve geriye dönük karşılaştırma için versiyonlama yoksa “geçmişi sildik” etkisi yaratır.

Ownership (Sahiplik)
Bir tablonun/şemanın veya veri ürününün kimin sorumluluğunda olduğunu belirler. Sahiplik net değilse veri kalitesi sorunları “herkesin sorunu → kimsenin sorunu”na dönüşür.

OOM (Out of Memory / Bellek Taşması)
Sorgu veya işlem sırasında bellek yetersiz kaldığında yaşanan hata veya disk spill durumudur. Hash join/aggregate, sort ve büyük ara sonuçlar OOM’un klasik sebepleridir; çözüm çoğu zaman sorguyu yeniden yazmak ve erken filtrelemektir, RAM artırmak değil.

P

Package (SQL/PL Paketi)
Özellikle bazı veritabanlarında (örn. PL/SQL ekosistemi) prosedür, fonksiyon ve değişkenleri mantıksal bir “paket” altında toplayan yapıdır. Düzen ve yeniden kullanım sağlar; ama paketler büyüyüp “her şeyin evi” olursa sürümleme, bağımlılık ve test maliyeti hızla artar.

Page (Sayfa)
DB’nin diskte/ramde veri tuttuğu temel blok birimidir (satırlar sayfalara yerleşir). Performansın görünmeyen dili sayfadır: çok sayfa okuyan sorgu genelde IO’ya, çok sayfa değiştiren sorgu ise log/kilit maliyetine dayanır.

Page Cache (Sayfa Önbelleği)
Diskten okunan sayfaların RAM’de tutulduğu önbellek katmanıdır. Cache hit oranı yüksekse disk yükü azalır; ancak yanlış sorgu desenleri (gereksiz kolon/satır) cache’i “çöp” ile doldurup sıcak sayfaları dışarı atabilir.

Page Split (Sayfa Bölünmesi)
Özellikle B-tree indekslerde, yeni satır/sıralı ekleme yüzünden bir sayfa dolduğunda sayfanın ikiye bölünmesidir. Sık page split; yazma gecikmesini artırır, parçalanmayı büyütür ve indeks bakım ihtiyacını hızlandırır (fill factor/anahtar seçimi burada kritikleşir).

Pagination (Sayfalama)
Sonuç setini parça parça döndürme desenidir (LIMIT/OFFSET veya keyset). Büyük tablolarda OFFSET pahalılaşır; keyset pagination daha stabil performans verir ama sıralama anahtarı benzersiz ve deterministik olmalıdır.

Parallel Query (Paralel Sorgu)
Sorgunun birden fazla iş parçacığı/worker ile aynı anda çalıştırılmasıdır. Büyük tarama ve agregasyonlarda hız kazandırır; ancak kaynak paylaşımı (CPU/IO) ve “paralel açtık, herkesi yavaşlattık” etkisi iyi yönetilmelidir.

Parameter (Parametre)
Sorguya dışarıdan verilen değerlerdir (WHERE id = ?). Parametreli sorgu, güvenlik (SQL injection) ve plan cache verimliliği için temel pratiktir; ama yanlış parametre yönetimi plan dalgalanması üretebilir.

Parameter Binding (Parametre Bağlama)
Parametre değerlerini sorgu metnine string birleştirerek değil, bağlayarak iletme yöntemidir. Güvenliği artırır, parse/plan maliyetini düşürür; ayrıca plan cache’in “aynı sorguyu” tekrar kullanmasını kolaylaştırır.

Parameterization (Parametrizasyon)
Sorguları sabit metin + parametre değerleri şeklinde standartlaştırma yaklaşımıdır. İyi parametrizasyon, plan cache isabetini artırır; kötü parametrizasyon ise (çok değişken metin üreten dinamik SQL) her seferinde yeniden plan üretmeye zorlar.

Parameter Sniffing (Parametre Koklama)
Bazı motorlarda ilk çalıştırmadaki parametre değerine göre plan seçilip cache’lenmesi ve sonraki farklı parametrelerde aynı planın kötüleşmesi durumudur. Sonuç: aynı sorgu bazen uçuyor bazen çöküyor; çözüm plan stabilizasyonu, istatistik, yeniden derleme veya sorgu yeniden yazımı olabilir.

Partition (Bölüm / Partisyon)
Tablonun veya indeksin veriyi alt parçalara ayırarak saklamasıdır (çoğunlukla tarih, tenant, anahtar bazlı). Doğru partisyon, taramayı azaltır ve bakım/archival’i kolaylaştırır; yanlış partisyon, metadata yükünü büyütür ve sorguları hızlandırmaz.

Partition Key (Bölümleme Anahtarı)
Verinin hangi kurala göre partisyonlara dağıtılacağını belirleyen alan(lar). Yanlış seçim; hot spot, dengesiz partisyon boyları (skew) ve düşük pruning ile performansı düşürür.

Partition Pruning (Bölüm Budama)
Sorgu filtresine göre gereksiz partisyonların hiç okunmadan atlanmasıdır. Partitioning’in gerçek getirisi pruning ile gelir; filtreler partition key ile hizalı değilse partitioning “sadece yönetim maliyeti”ne dönüşür.

Partitioning (Bölümleme)
Veriyi partisyonlara ayırma stratejisinin genel adıdır (range/list/hash). Strateji seçimi, sorgu paterniyle uyumlu değilse hem okuma hem yazma maliyetini artırabilir.

Partitioned Index (Bölümlenmiş İndeks)
İndeksin de tabloyla birlikte partisyon mantığına göre bölünmesidir. Bakım ve pruning avantajı sağlar; ancak yanlış tasarım, plan karmaşıklığı ve gereksiz indeks çoğalması yaratabilir.

Partitioned Table (Bölümlenmiş Tablo)
Tablonun fiziksel/lojik olarak partisyonlara ayrılmış hâlidir. Büyük tabloların bakımında (drop old partition, load new partition) çok güçlüdür; fakat partisyon sayısı/retention yönetilmezse operasyonel yük artar.

Partial Index (Kısmi İndeks)
Sadece belirli koşulu sağlayan satırların indekslendiği indekstir (örn. WHERE status='active'). Çok seçici senaryolarda mükemmel hız kazandırır; ama koşul değişirse (iş kuralı evrilirse) indeks beklenen sorguları kaçırabilir.

Patch (Yama / Güncelleme)
Veri tabanı motorunun güvenlik ve hata düzeltme güncellemesidir. “Sadece sürüm yükseltme” değildir: performans davranışı değişebilir; bu yüzden test, rollback planı ve bakım penceresi disiplini gerekir.

Pattern Matching (Desen Eşleştirme)
LIKE/ILIKE, regex veya benzeri mekanizmalarla metin üzerinde desen aramadır. Güçlüdür ama pahalıdır; indekslenmemiş desen aramaları tam taramaya döner—full-text indeks veya uygun fonksiyon indeksleri çoğu zaman daha doğrudur.

Permission (İzin)
Kullanıcının/rolün hangi nesnelere hangi işlemleri yapabileceğini belirler (SELECT/INSERT/UPDATE/DELETE/EXECUTE). İzinler kontrolsüz büyürse güvenlik borcu birikir; çok sıkı olursa iş akışları kilitlenir—denge “en az yetki” ilkesidir.

Pessimistic Locking (Kötümser Kilitleme)
Çakışma olacağını varsayıp veriyi erken kilitleyen yaklaşım (örn. SELECT ... FOR UPDATE). Yarış koşullarını azaltır; ama concurrency’yi düşürür ve uzun transaction’larda sistemin geneline gecikme yayabilir.

Phantom Read (Hayalet Okuma)
Aynı transaction içinde aynı koşulla tekrar sorgu atıldığında, araya başka transaction’ın eklediği yeni satırların görünmesi durumudur. Bazı izolasyon seviyelerinde normaldir; engellemek için daha güçlü izolasyon veya aralık kilidi (gap lock) benzeri mekanizmalar gerekir.

Physical Backup (Fiziksel Yedek)
Veri dosyalarının/sayfaların fiziksel kopyasıyla alınan yedektir. Büyük veride hızlı restore avantajı sağlar; ama motor/sürüm uyumu ve snapshot tutarlılığı doğru yönetilmelidir.

Physical Replication (Fiziksel Replikasyon)
Değişiklikleri fiziksel blok/sayfa düzeyinde kopyalayarak replika üretme yaklaşımıdır. Genelde daha “tam kopya” hissi verir; fakat seçici replikasyon (yalnız bazı tablolar) gibi esneklikler mantıksal replikasyona göre sınırlı olabilir.

PITR (Point-in-Time Recovery / Zaman Noktasına Geri Dönüş)
Veriyi belirli bir ana geri döndürme kabiliyetidir (full backup + log zinciri ile). Gerçek değeri kriz anında çıkar; PITR ancak düzenli restore tatbikatıyla güvenilir hale gelir.

PL/SQL
Bazı veritabanlarında kullanılan prosedürel SQL uzantısıdır (değişken, döngü, exception handling). DB içinde iş mantığı taşımayı kolaylaştırır; fakat kontrolsüz büyürse test/sürümleme zorlaşır ve uygulama–DB sınırları bulanıklaşır.

Plan Cache (Plan Önbelleği)
Daha önce derlenmiş/optimize edilmiş sorgu planlarının yeniden kullanılmasını sağlayan önbellektir. Cache verimi iyi ise latency düşer; cache “kirlenirse” (çok farklı sorgu metni, düşük parametrizasyon) parse/plan maliyeti yükselir.

Plan Hash (Plan İmzası)
Bir yürütme planının özet kimliği gibi düşünülebilir; aynı sorgunun farklı zamanlarda farklı plan seçip seçmediğini takip etmeye yarar. Plan hash değişimi, performans regresyonunda hızlı teşhis aracıdır.

Plan Regression (Plan Regresyonu)
Sorgunun yeni/başka bir planla çalışıp performansının düşmesidir. Sebep çoğu zaman istatistik, veri dağılımı, parametre sniffing veya sürüm değişimidir; çözüm “hint” ile geçici sabitleme değil, kök nedenin düzeltilmesidir.

Planner (Sorgu Planlayıcı)
SQL’i yürütme adımlarına çeviren ve optimizer ile birlikte planı seçen bileşendir. Planner’ın “gördüğü dünya” istatistikler ve kısıtlarla sınırlıdır; kısıtlar yoksa gereksiz join’leri elemek gibi optimizasyonlar kaçabilir.

Predicate (Predikat / Koşul)
WHERE, JOIN ON veya HAVING içinde geçen mantıksal koşuldur. Predikat seçiciliği, indeks kullanımını ve plan kalitesini belirleyen ana unsurlardan biridir.

Predicate Pushdown (Koşul İtme / Pushdown)
Predikatı mümkün olan en erken aşamada (hatta kaynağa yakın) uygulayıp veri taşımayı azaltma tekniğidir. Büyük veri ve harici tablo senaryolarında maliyeti dramatik düşürebilir.

Prepared Statement (Hazırlanmış İfade)
Sorgunun bir kez hazırlanıp (parse/plan) farklı parametrelerle tekrar çalıştırılmasıdır. Performans ve güvenlik için iyi pratiktir; ancak parametre sniffing gibi yan etkiler bazı motorlarda plan dalgalanmasına yol açabilir.

Prepared Transaction (Hazırlanmış Transaction)
Dağıtık transaction (2PC) senaryolarında commit öncesi “hazır” durumda bekleyen transaction’dır. Tutarlılık sağlar; ama sistemde “asılı kalan prepared transaction” birikirse kilit ve kaynak tüketimiyle operasyonel risk doğurabilir.

Primary Key (PK / Birincil Anahtar)
Tablodaki her satırı benzersiz tanımlayan anahtar kısıtıdır. PK, veri bütünlüğünün omurgasıdır; PK olmadan duplicate, yanlış join ve audit problemleri kaçınılmaz hale gelir.

Privilege (Yetki)
Bir nesne üzerinde yapılabilecek işlemlerin (SELECT, INSERT, EXECUTE vb.) tanımıdır. Yetkiler rol bazında (RBAC) yönetilmezse “tek tek grant” zamanla yönetilemez hale gelir.

Procedure (Stored Procedure / Saklı Yordam)
DB içinde saklanan, parametre alabilen yürütülebilir kod bloğudur. Performans ve güvenlik açısından fayda sağlayabilir; ama aşırı iş mantığı biriktirirse “versiyonlanamayan monolit”e dönüşebilir.

Projection (Projeksiyon / Kolon Seçimi)
SELECT ile hangi kolonların döndürüleceğini belirleme işlemidir. Gereksiz kolon seçmek IO ve ağ maliyetini artırır; SELECT * özellikle üretimde pahalı bir alışkanlıktır.

Proxy (DB Proxy)
Uygulama ile veri tabanı arasında bağlantı yönetimi, yönlendirme, failover ve gözlemlenebilirlik sağlayan ara katmandır. Doğru kurgulanırsa operasyonu kolaylaştırır; yanlış kurgulanırsa gecikme ve tek noktadan arıza riskini artırır.

Q

QBE (Query By Example)
SQL yazmadan, örnek üzerinden sorgu üretmeyi amaçlayan yaklaşım/arayüz türüdür. Keşif ve hızlı raporlama için pratik olabilir; ancak üretilen sorgu karmaşıklaştıkça performans sürprizleri ve “ne çalışıyor?” belirsizliği artar.

QPS (Queries Per Second / Saniyedeki Sorgu Sayısı)
Bir DB’nin belirli bir zaman diliminde işleyebildiği sorgu hacmini ölçer. Yük altında “kaç sorgu taşıyoruz?” sorusunun kaba cevabıdır; ama tek başına anlamlı değildir—latency (p95/p99), hata oranı ve lock contention ile birlikte okunmalıdır.

QUALIFY
Bazı SQL lehçelerinde (özellikle analitik odaklı motorlarda) window function sonuçlarını filtrelemek için kullanılır. WHERE satırları, HAVING grupları, QUALIFY ise pencere fonksiyonlarının ürettiği satır-başı metrikleri filtreler; yanlış yerde kullanılırsa beklenen filtreleme gerçekleşmez.

Quantile (Kantil / Yüzdelik Dilim)
Dağılımı yüzdelik dilimlerle özetleyen istatistiktir (p50, p95, p99). DB performansında “ortalama” yerine kantiller gerçek kullanıcı deneyimini daha iyi temsil eder; özellikle kuyruk gecikmesi (tail latency) p95/p99’da saklanır.

Query (Sorgu)
Veriden sonuç üretmek için DB’ye gönderilen ifadedir (SELECT/INSERT/UPDATE/DELETE vb.). Sorgu “çalışıyor” olabilir ama yine de yanlış olabilir: granülarite hatası, yanlış join anahtarı veya NULL semantiği en tehlikeli “sessiz yanlış” kaynaklarıdır.

Query Cache (Sorgu Önbelleği)
Aynı sorguya aynı veri üzerinde tekrar tekrar cevap vermek için sonuçları veya ara planları saklayan mekanizmadır. Büyük hız kazandırabilir; fakat invalidation/tazelik yönetimi zayıfsa “hızlı ama eski” sonuç üretir ve güveni eritir.

Query Hash (Sorgu Hash’i)
Sorgu metninin veya normalleştirilmiş biçiminin özet kimliğidir; benzer sorguları gruplayıp izlemeyi kolaylaştırır. Performans regresssion tespitinde güçlüdür; ama dinamik SQL çok çeşitleniyorsa hash kırılımı yüzünden izleme sinyali parçalanır.

Query Hint (Sorgu İpucu)
Optimizer’ı belirli bir plan/indeks/join yöntemi seçmeye zorlayan yönlendirmelerdir. Kısa vadede üretimi kurtarabilir; uzun vadede veri dağılımı değişince kırılganlaşır ve “neden sadece bu gün kötü?” türü plan borcu üretir.

Query Log (Sorgu Günlüğü)
Çalışan sorguların metni, süresi, kaynak tüketimi ve kullanıcı bilgisi gibi kayıtları tutan log katmanıdır. RCA ve kapasite planlama için altın madendir; fakat PII sızıntısı, aşırı ayrıntı ve retention eksikliği güvenlik/maliyet problemi doğurabilir.

Query Optimization (Sorgu Optimizasyonu)
Sorguyu daha az IO, daha az CPU, daha az kilit ve daha az ara sonuç üretecek şekilde iyileştirme sürecidir. En hızlı kazanımlar genelde erken filtreleme (pushdown), doğru indeks/partition ve doğru granülarite düzeltmesinden gelir; “mikro optimizasyonlar” çoğu zaman yanlış hedefe gider.

Query Optimizer (Sorgu Optimizatörü)
Sorgu için yürütme planını seçen motor bileşenidir. Optimizatör, istatistik ve kısıtların “bildirdiği dünya”yla karar verir; istatistik bayatsa veya kısıtlar eksikse doğru sorgu bile kötü planla çalışabilir.

Query Plan (Yürütme Planı)
DB’nin sorguyu hangi adımlarla çalıştıracağını gösteren yol haritasıdır (scan/seek, join yöntemi, sort, aggregate vb.). Performans tartışmasının son sözü plandır; “bence indeks kullanıyor” değil, planın gerçekten ne yaptığı belirleyicidir.

Query Profiling (Sorgu Profilleme)
Bir sorgunun hangi operatörde ne kadar zaman/IO harcadığını, nerede spill veya blocking yaşadığını ölçümlemektir. Profil yoksa optimizasyon kör atışa döner; doğru profil ise darboğazı doğrudan işaret eder.

Query Rewrite (Sorgu Yeniden Yazımı)
Aynı sonucu daha verimli üretecek biçimde sorguyu farklı bir yapıyla ifade etmektir (subquery → join, OR → UNION ALL, correlated subquery → window function vb.). Çoğu performans atılımı “indeks eklemekten” çok doğru rewrite ile gelir.

Query Store
Bazı sistemlerde sorgu planlarını ve çalışma istatistiklerini tarihsel olarak saklayan özelliktir. Plan regresyonunu yakalamada çok değerlidir; ancak retention ve yakalama (capture) ayarları yanlışsa ya gürültüye boğulur ya da kritik veriyi kaçırır.

Query Timeout (Sorgu Zaman Aşımı)
Sorgu belirli süreyi aşarsa otomatik iptal edilmesidir. Sistemi korur; fakat yanlış ayarlanırsa meşru raporlar sürekli kesilir veya uygulamada retry fırtınası oluşur—timeout politikası iş kritikliği ve kaynak bütçesiyle uyumlu olmalıdır.

Query Tuning (Sorgu Ayarlama)
Sorgu + şema + indeks + istatistik + kaynak ayarları birlikte ele alınarak performansın stabil hale getirilmesidir. “Bir sorguyu hızlandırdım” yetmez; hedef, farklı parametrelerde de iyi kalan öngörülebilir performanstır.

Quorum (Kvorum)
Dağıtık sistemlerde karar almak veya okuma-yazmayı “çoğunluk” ile doğrulamak için kullanılan çoğunluk eşiğidir. Doğru kurgulanırsa tutarlılık artar; yanlış kurgulanırsa gecikme yükselir veya partition anında erişilebilirlik düşer.

Quorum Read (Kvorum Okuma)
Okumanın çoğunluk düğümden onay/yanıt alacak şekilde yapılmasıdır. Tutarlılığı güçlendirir; fakat okuma gecikmesini artırabilir ve düşük gecikme hedefli ürünlerde pahalıya patlayabilir.

Quorum Write (Kvorum Yazma)
Yazmanın çoğunluk düğüme başarıyla uygulanmadan “başarılı” sayılmaması yaklaşımıdır. Veri kaybı riskini azaltır; ancak yazma gecikmesini artırır ve bölünme (partition) anlarında availability düşebilir.

Quoted Identifier (Tırnaklı Tanımlayıcı)
Tablo/kolon adlarının boşluk, özel karakter veya rezerv kelime içerdiği durumlarda tırnakla yazılmasıdır (motorlara göre " veya []). Taşınabilirliği düşürebilir ve ekip standardını bozar; en iyi pratik, baştan temiz isimlendirme standardı koymaktır.

R

RANK()
Sıralı bir kümede (ORDER BY) eşit değerlere aynı sıralama numarasını verip, sonraki sırayı “atlayarak” devam eden window fonksiyonudur. Skor/gelir gibi metriklerde “ilk 10” listeleri üretirken kullanışlıdır; fakat DENSE_RANK() ile karıştırılırsa beklenen sıra dağılımı bozulur.

Range Partitioning (Aralık Bölümleme)
Veriyi belirli aralıklara göre partisyonlara ayırma stratejisidir (örn. tarih aralıkları). Doğru filtrelerle partition pruning sağlayarak büyük hız kazandırır; ancak yanlış aralık tasarımı “çok küçük partisyon” (metadata yükü) veya “çok büyük partisyon” (budama etkisiz) üretir.

Range Scan (Aralık Taraması)
Bir indeks veya tablo üzerinde belirli bir aralığı okuyarak sonuç üretme desenidir (WHERE created_at BETWEEN ...). Seçicilik düşükse (çok satır dönüyorsa) aralık taraması pahalılaşır; doğru indeks kolon sırası ve doğru filtreler belirleyicidir.

RCA (Root Cause Analysis / Kök Neden Analizi)
Performans hatası, veri tutarsızlığı veya kesinti gibi problemlerde “semptomu” değil “kaynağı” bulma disiplinidir. SQL dünyasında gerçek RCA; yürütme planı + kilit/contension + istatistik tazeliği + uygulama bağlantı havuzu verileri birlikte okunmadan yapılmaz.

RDBMS (Relational Database Management System / İlişkisel VTYS)
İlişkisel modeli (tablolar, anahtarlar, ilişkiler) ACID ve sorgu optimizasyonu ile sunan veri tabanı sınıfıdır. Gücü, yalnız depolamada değil; bütünlük, eşzamanlılık ve optimizasyon katmanlarının birlikte çalışmasındadır.

Read Committed (İzolasyon Seviyesi)
Bir transaction’ın yalnız commit edilmiş veriyi okumasını hedefleyen izolasyon seviyesidir. Kirli okumayı engeller; ama “tekrarlanamayan okuma” ve “hayalet okuma” gibi durumlar hâlâ görülebilir—raporlama doğruluğu kritikse beklenti netleştirilmelidir.

Read Consistency (Okuma Tutarlılığı)
Okuyan tarafın, “hangi anın fotoğrafını” gördüğünü belirleyen tutarlılık garantisidir (anlık tutarlılık, snapshot, eventual vb.). Dağıtık/replica mimarilerinde okuma tutarlılığı açık tanımlanmazsa kullanıcı aynı soruya farklı zamanlarda farklı cevap alabilir.

Read Skew (Okuma Sapması)
Bir transaction içinde ilişkili tabloları okurken, bazı tabloların “eski”, bazılarının “yeni” sürümden gelmesiyle oluşan tutarsız görünüm durumudur. Özellikle raporlarda “toplamlar tutmuyor” şikâyetinin gizli sebeplerinden biridir.

Read-Only Transaction (Salt Okuma Transaction’ı)
Sadece okuma yapacağını beyan eden transaction türüdür. Bazı motorlarda kilit/planlama optimizasyonu sağlayabilir; ancak okuma tutarlılığı beklentisi (snapshot mı, anlık mı?) net değilse “okudum ama değişmiş” etkisi kaçınılmazdır.

Read-Write Transaction (Okuma-Yazma Transaction’ı)
Hem okuma hem yazma yapan transaction türüdür. Asıl risk, uzun sürüp kilitleri uzatmasıdır: uzun okuma-yazma transaction’ları concurrency’yi boğar, replika gecikmesini büyütür ve deadlock ihtimalini artırır.

REAL
Kayan noktalı (yaklaşık) sayı tiplerinden biridir (motorlara göre kesinlik değişir). Ölçüm/telemetri gibi “yaklaşık kabul edilebilir” alanlarda uygundur; para/finans için yuvarlama hatası birikimi riski taşır.

RECURSIVE CTE (WITH RECURSIVE)
Kendini referanslayan CTE ile hiyerarşi/graph benzeri yapıları (organizasyon ağacı, kategori ağacı) sorgulama yöntemidir. Çok güçlüdür; ancak kontrolsüz derinlik ve kötü durdurma koşulu, performans patlaması ve sonsuz döngü riskini doğurur.

Redo Log (Redo Günlüğü)
Commit edilmiş işlemlerin crash sonrası yeniden uygulanabilmesi için tutulan log katmanıdır (terminoloji motorlara göre değişebilir). Dayanıklılığın (durability) omurgasıdır; fakat yoğun yazmada IO sınırını belirleyen başlıca unsurlardan biri hâline gelir.

Referential Integrity (Referans Bütünlüğü)
Foreign key ilişkileriyle, bir tabloda bulunan değerin diğer tabloda gerçekten var olmasını garanti eden bütünlük kuralıdır. Uygulama tarafına bırakılırsa “yetim kayıtlar” kaçınılmazlaşır; FK kısıtları bu riski DB seviyesinde kapatır.

Regular Expression (Regex / REGEXP)
Metin içinde desen tabanlı arama/çıkarma yapmayı sağlayan ifade dilidir. Esnektir ama pahalıdır: indekslenmemiş regex filtreleri çoğu zaman tam taramaya döner; üretimde önce ihtiyacın gerçekten regex olup olmadığı sorgulanmalıdır.

REINDEX
İndeksi yeniden oluşturarak parçalanmayı/şişmeyi azaltma bakım işlemidir (motorlara göre komut/davranış farklı). Performansı toparlayabilir; fakat üretimde kilit, CPU ve IO maliyeti doğurabileceği için bakım penceresi ve izleme şarttır.

Relation (İlişki / Tablo Kavramı)
İlişkisel modelde “relation”, matematiksel olarak satırlardan oluşan kümedir; pratikte tabloya karşılık gelir. Bu kavramı net anlamak, “tablo sırası var mı?” (yok) ve “duplicate ne demek?” gibi temel semantik hataları azaltır.

Relational Algebra (İlişkisel Cebir)
SQL’in arkasındaki teorik işlem setidir (selection, projection, join, union vb.). Optimizasyon mantığını anlamada anahtar rol oynar: çoğu performans iyileştirmesi, sorguyu aynı cebirsel sonucu daha ucuz operatörlerle üretir hâle getirmektir.

Relational Database (İlişkisel Veri Tabanı)
Veriyi tablolar ve ilişkiler üzerinden saklayıp sorgulayan veri tabanı yaklaşımıdır. Doğru tasarımın temel şartı; anahtarlar, kısıtlar ve ilişkilerin semantiğini “dışarıda varsayım” değil “içeride garanti” hâline getirmektir.

Relational Model (İlişkisel Model)
Verinin satır–sütun yapısında, ilişkiler ve bütünlük kurallarıyla temsil edilmesidir. Model güçlüdür; ama yanlış modelleme (kötü anahtar, zayıf kısıt) SQL’i “çalışan ama yanlış” üreten bir araca dönüştürür.

Replica (Replika)
Birincil veri kopyasının, çoğaltma amacıyla tutulduğu ikincil düğümdür. Replika; okuma ölçekleme, HA ve DR için temel bileşendir; fakat gecikme (lag) nedeniyle okuma tutarlılığı politikası mutlaka açık yazılmalıdır.

Replication (Çoğaltma)
Birincildeki değişikliklerin replikalara aktarılması sürecidir (fiziksel/mantıksal, senkron/asenkron). En büyük risk alanı: sıralama, gecikme ve failover anında “hangi veri son doğrudu?” sorusudur.

Replication Factor (Çoğaltma Faktörü)
Verinin kaç kopya tutulduğunu ifade eder. Kopya sayısı arttıkça dayanıklılık artar; fakat yazma gecikmesi, depolama maliyeti ve operasyonel karmaşıklık da yükselir—özellikle quorum tasarımlarında denge şarttır.

Resource Governor (Kaynak Yöneticisi)
Sorgu/oturum gruplarına CPU, bellek veya eşzamanlılık limiti uygulayarak “gürültülü komşu” etkisini azaltan mekanizma (motorlara göre özellik adı değişir). Yanlış limit, kritik işleri boğabilir; doğru limit, tüm sistemi kurtarır.

Result Set (Sonuç Kümesi)
Bir sorgunun döndürdüğü satırların tamamıdır. Performans yalnız “sorgu çalıştı” ile ölçülmez; büyük result set’in ağdan taşınması, istemci bellek tüketimi ve pagination stratejisi toplam maliyeti belirler.

Retention Policy (Saklama Politikası)
Verinin ne kadar süre saklanacağını ve ne zaman arşivleneceğini/silineceğini tanımlar. Retention belirsizse maliyet kontrolsüz büyür; agresif retention ise denetim, geri inceleme ve yeniden üretilebilirliği zedeler.

Retry (Tekrar Deneme)
Hata veya timeout sonrası sorgu/işlemi yeniden deneme stratejisidir. Doğru backoff ve jitter yoksa, retry “iyileştirme” değil “yük çarpanı” olur ve problemi büyütür.

Retry Storm (Retry Fırtınası)
Bir hata anında çok sayıda istemcinin aynı anda retry’a girmesiyle oluşan zincirleme çöküş durumudur. Genelde yanlış timeout, yanlış retry politikası ve yetersiz rate limiting birleşimiyle tetiklenir.

RIGHT JOIN (Sağ Dış Birleştirme)
Sağ tablonun tüm satırlarını korur, solda eşleşmeyenleri NULL’larla tamamlar. Çoğu senaryoda okunabilirlik için LEFT JOIN ile eşdeğer biçimde yeniden yazmak tercih edilir; aksi hâlde sorgular ekip içinde zor anlaşılır.

RLS (Row-Level Security / Satır Düzeyi Güvenlik)
Kullanıcı/role göre hangi satırların görülebileceğini kural bazında kısıtlar. Çok güçlüdür; ama yanlış politika tasarımı performansı düşürebilir ve “kimin ne gördüğü” denetimini karmaşıklaştırabilir—test ve audit şarttır.

Rollback
Bir transaction içindeki değişiklikleri geri almaktır. Rollback maliyeti, yapılan iş kadar büyüyebilir; uzun transaction’larda rollback, sistemi uzun süre meşgul edip kilitleri geç bırakabilir.

Rollback Segment
Bazı sistemlerde geri alma (undo) için ayrılmış saklama alanı/segment yapısıdır. Undo yönetimi zayıfsa uzun okuma transaction’ları ve büyük rollback’ler “sistem neden şişti?” sorusuna dönüşür.

Rollforward Recovery (İleri Sarım Kurtarma)
Yedekten döndükten sonra log’ları ileri uygulayarak sistemi hedef zamana getirme yaklaşımıdır. PITR senaryolarının kalbidir; log zinciri bozuksa rollforward yapılamaz.

ROLLUP
GROUP BY ile birlikte alt toplamlar ve genel toplam üreten gruplama özelliğidir. Raporlamada çok güçlüdür; ancak toplam satırlarını (NULL’larla gelen seviyeler) doğru etiketlemezseniz BI katmanında yanlış yorumlanır.

Round-Trip Time (RTT / Gidiş-Dönüş Süresi)
İstemci ile DB arasındaki tek istek–yanıt turunun ağ süresidir. Bulut/bölge arası mimarilerde RTT, sorgu süresini domine edebilir; bu yüzden bağlantı konumu, proxy ve pool stratejisi kritikleşir.

Routing (Read/Write Routing)
Okuma ve yazma trafiğinin doğru düğümlere yönlendirilmesi (write → primary, read → replica gibi). Yanlış routing, “okuma eski” veya “yazma yanlış yere gitti” gibi yüksek etkili hatalar üretir.

Row Count (Satır Sayısı)
Bir tabloda veya filtrelenmiş sonuçta kaç satır olduğunu ifade eder. Basit görünür; ama join sonrası satır sayısının artması çoğu zaman kardinalite hatasının ilk alarmıdır—metrikler şişmeden önce satır sayısına bakılır.

Row Format (Satır Formatı)
Satırın disk üzerinde nasıl kodlandığını/yerleştiğini belirleyen yapıdır. Sık değişen geniş satırlar; page split, fragmentation ve IO maliyetini büyütür—şema tasarımı burada performansa doğrudan etki eder.

Row Store (Satır Bazlı Depolama)
Verinin satır satır saklandığı depolama yaklaşımıdır (OLTP için doğal). Nokta okuma ve kısa transaction’larda güçlüdür; analitik taramalarda kolon bazlı depolamaya göre daha fazla IO üretebilir.

ROWID
Bazı sistemlerde satırın fiziksel/dahili adresini temsil eden tanımlayıcıdır. Teşhis ve bazı optimizasyonlarda iş görür; fakat kalıcı iş anahtarı gibi kullanılmamalıdır—tablo yeniden düzenlenince değişebilir.

RPO (Recovery Point Objective)
Felaket sonrası kabul edilebilir maksimum veri kaybı penceresidir (örn. “en fazla 5 dakika veri kaybı”). Replikasyon modu, log yedek sıklığı ve failover stratejisi RPO’yu fiilen belirler.

RTO (Recovery Time Objective)
Felaket sonrası sistemi ayağa kaldırmak için kabul edilebilir maksimum süredir (örn. “30 dakika içinde dönmeli”). RTO, sadece teknik değil; runbook, otomasyon ve tatbikat olgunluğunun da ölçüsüdür.

RTRIM
Metnin sağındaki boşlukları temizleyen string fonksiyonudur. Veri standardizasyonunda kullanışlıdır; fakat asıl problem “boşluklar neden var?” ise, temizlik fonksiyonları yerine kaynak/ETL düzeltmesi daha kalıcı çözümdür.

S

SaaS Database (DBaaS / Veritabanı Hizmeti)
Veri tabanının yönetilen bir servis olarak sunulmasıdır (backup, patch, failover çoğu zaman sağlayıcıda). Operasyon yükünü azaltır; fakat “görünmeyen varsayılanlar” (timeout, limit, parameter group) ve sağlayıcı kısıtları iyi bilinmezse üretimde sürprizler doğurur.

Safe Update Mode (Güvenli Güncelleme Modu)
Bazı sistemlerde, WHERE olmadan UPDATE/DELETE gibi riskli işlemleri engelleyen güvenlik modudur. İnsan hatasını azaltır; ama ekip alışkanlığına dönüşmezse, mod kapatıldığı an “tek sorguda felaket” riski geri gelir.

Saga Pattern (Saga Deseni)
Dağıtık transaction yerine, bir dizi yerel transaction + telafi (compensation) adımıyla tutarlılığı yönetme yaklaşımıdır. DB tarafında “tam ACID” yerine eventual consistency’yi tasarımla güvenli hale getirir; ancak telafi mantığı iyi yazılmazsa veri tutarsızlığı kalıcılaşır.

Sampling (Örnekleme)
Büyük veri setinden temsil edici küçük bir alt küme seçmektir. Keşif ve hızlı testte faydalıdır; fakat örnekleme yanlılığı (bias) metrikleri bozabilir—özellikle nadir olaylarda (fraud, hata) küçük örnekleme “hiç yokmuş” gibi gösterir.

SAN (Storage Area Network)
Kurumsal ortamlarda paylaşımlı blok depolama altyapısıdır. DB performansında IOPS/latency kritik belirleyicidir; “disk var” yetmez—depolama gecikmesi DB’nin tüm davranışını şekillendirir.

Scalar Function (Skaler Fonksiyon)
Satır başına tek değer üreten fonksiyonlardır. Bazı motorlarda skaler fonksiyonlar satır-satır çalışıp optimizer’ı kısıtlayabilir; büyük tablolarda performans çöküşü yaratabileceği için dikkatle kullanılmalıdır.

Schema (Şema)
Tabloların, kolonların, tiplerin, kısıtların ve ilişkilerin tanımıdır. Şema, verinin “anlam sözleşmesi”dir; sözleşme yoksa SQL, herkesin farklı yorumladığı bir dile dönüşür.

Schema Drift (Şema Kayması)
Zamanla şemanın beklenmedik şekilde değişmesi (kolon ekleme/silme, tip değişimi, isim değişimi) ve downstream sistemlerin kırılmasıdır. Veri sözleşmesi, sürümleme ve otomatik test yoksa drift kaçınılmazdır.

Schema Evolution (Şema Evrimi)
Şemanın kontrollü biçimde değişmesi sürecidir. İyi evrim; geriye uyumluluk, migration stratejisi ve rollback planı ister—“ALTER TABLE geçtim” demek üretimde yeterli değildir.

Schema Lock (Şema Kilidi)
DDL işlemlerinin tablo/nesne üzerinde aldığı kilittir. Küçük bir DDL bile eşzamanlı sorguları bekletebilir; bu yüzden şema değişiklikleri çoğu zaman bakım penceresinde ve çevrimiçi yöntemlerle yapılır.

Schema Registry (Şema Kayıt Sistemi)
Şema sürümlerini merkezi olarak yönetip doğrulayan katmandır (özellikle event/CDC/streaming tarafında). Registry yoksa producer–consumer uyumu bozulur; veri akışı “çalışıyor” görünürken semantik kırılır.

SCD (Slowly Changing Dimension)
Boyut tablolarında zaman içindeki değişimi modelleme yaklaşımıdır (Type 1/2/3). Yanlış SCD seçimi, tarihsel raporları ya imkânsız kılar ya da yanlışlaştırır; Type 2’de “geçerlilik aralığı” disiplin ister.

Scan (Tarama)
Veriyi indeksle nokta aramak yerine geniş şekilde okumaktır (table scan, index scan). Tarama her zaman kötü değildir; analitik motorlarda büyük kısmı okumak gerekiyorsa tarama doğru strateji olabilir—karar veri hacmi ve seçiciliğe bağlıdır.

Search Path (Arama Yolu)
SQL’de nesnelerin (tablo, fonksiyon) hangi şemada aranacağını belirleyen sıradır. Yanlış search path, yanlış tabloyu kullanma gibi felaket sınıfı hatalara yol açabilir; üretimde explicit şema kullanımı daha güvenlidir.

Second Normal Form (2NF / İkinci Normal Form)
Kısmi bağımlılıkları azaltarak normalizasyonu güçlendirir (bileşik anahtarın bir parçasına bağımlı alanlar ayrıştırılır). OLTP bütünlüğünü artırır; analitik join maliyetini artırabileceği için kullanım bağlamı önemlidir.

SELECT
Veri okuma komutudur. SELECT “zararsız” sanılır ama büyük taramalar, kötü join’ler ve eksik filtreler DB’yi boğabilir; üretimde SELECT de maliyetli bir operasyondur.

Selective Predicate (Seçici Koşul)
Az satır döndüren filtre koşuludur. Seçicilik yüksekse indeks kullanımı anlamlıdır; seçicilik düşükse indeks yerine tarama daha iyi olabilir—optimizer’ın temel kararı budur.

Self Join (Kendi Kendine JOIN)
Bir tablonun kendisiyle join edilmesidir (hiyerarşi, ilişki ağları). Alias disiplini yoksa okunabilirlik çöker; ayrıca yanlış koşul hızlıca satır patlamasına dönüşebilir.

Serializable (İzolasyon Seviyesi)
Transaction’ların sanki tek tek sırayla çalışmış gibi davranmasını hedefleyen en güçlü izolasyon seviyelerinden biridir. Tutarlılığı artırır; ama kilit ve blocking maliyetini büyütür—yüksek concurrency’de dikkatle kullanılmalıdır.

Session (Oturum)
İstemci ile DB arasındaki bağlantı bağlamıdır (ayarlar, transaction durumu, temp nesneler). “Session leak” (kapanmayan oturum) kaynak tüketimini patlatır; session yönetimi pool’la disipline edilmelidir.

Session Variable (Oturum Değişkeni)
Oturuma özel ayar veya değer tutan değişkendir (timezone, isolation, search path vb.). Analitik doğruluk için kritik olabilir; yanlış session ayarı “aynı sorgu farklı sonuç” üretir.

Shard (Parça / Shard)
Verinin yatay olarak bölünmüş bir parçasıdır (genelde tenant veya hash key ile). Ölçek sağlar; fakat çapraz-shard sorgular ve tutarlı transaction ihtiyacı tasarımın maliyet kısmıdır.

Sharding (Yatay Bölme)
Veriyi birden fazla düğüme dağıtma stratejisidir. En kritik karar shard key’dir: yanlış shard key hot spot, skew ve pahalı çapraz-shard işlemleri üretir.

Shared Lock (Paylaşımlı Kilit)
Bir kaynağın aynı anda birden fazla okuyucu tarafından tutulabildiği kilit türüdür; yazmayı engeller. Okuma ağırlıklı sistemlerde faydalıdır; ama yazma yoğunluğunda okuyucu–yazıcı çatışması gecikmeyi artırabilir.

SLA (Service Level Agreement)
Hizmet seviyesi hedeflerinin sözleşmesidir (availability, latency, RPO/RTO). DB tarafında SLA yalnız uptime değil; p95/p99 gecikme, hata oranı ve veri tazeliği hedefleriyle birlikte tanımlanmalıdır.

Sleep / Idle Session (Boşta Oturum)
Bağlantının açık kalıp iş yapmaması durumudur. Çok sayıda idle session, connection limit’leri tüketip aktif işleri engelleyebilir; pool ayarları ve timeout’lar bu yüzden önemlidir.

Snapshot (Anlık Görüntü)
Belirli bir anda verinin tutarlı görüntüsüdür. Snapshot izolasyonu “okumalar kilitlenmesin” diye kullanılır; ancak uzun snapshot okuma, MVCC sistemlerinde eski sürümlerin temizlenmesini engelleyebilir.

Snapshot Isolation
Transaction’ın başladığı andaki tutarlı görüntüden okuma yapmasını sağlayan izolasyon yaklaşımıdır. Okuma–yazma kilit çatışmasını azaltır; ama yazma çakışmalarında (write skew) uygulama mantığı dikkat ister.

Snowflake Schema (Kar Tanesi Şeması)
Star schema’nın daha normalleştirilmiş (boyutların alt boyutlara ayrıldığı) biçimidir. Boyut tekrarını azaltır; fakat JOIN sayısını artırarak rapor performansını düşürebilir—workload’a göre seçilir.

Soft Delete (Mantıksal Silme)
Kayıtları fiziksel silmek yerine bir bayrakla “silindi” diye işaretlemektir. Audit ve geri dönüş için güçlüdür; ancak sorgularda filtre unutulursa “silinmiş” kayıtlar raporlara sızar—default scope/disiplin şarttır.

Sort (Sıralama Operatörü)
ORDER BY, GROUP BY ve bazı join türlerinde ortaya çıkan sıralama adımıdır. Büyük sort’lar temp alanı ve disk spill riski taşır; indeksle sıralamayı “bedavaya” almak çoğu zaman en büyük hız kazancıdır.

Spill (Disk’e Taşma)
Bellek yetmediğinde hash/sort gibi operatörlerin geçici veriyi diske yazmasıdır. Spill, performansı dramatik düşürür; genelde erken filtreleme, doğru join sırası ve uygun bellek ayarı ile azaltılır.

SPoF (Single Point of Failure / Tek Noktadan Arıza)
Arızalandığında tüm sistemi durduran bileşendir. DB’de tek lider/tek proxy/tek storage gibi noktalar SPoF olabilir; HA tasarımının ilk hedefi SPoF’ları ortadan kaldırmaktır.

SQL (Structured Query Language)
İlişkisel veriyi tanımlama, sorgulama ve değiştirme dilidir. SQL’in gücü bildirimselliğinden gelir; bedeli ise performansın “ne yazdığınıza değil, motorun nasıl planladığına” bağlı olmasıdır.

SQL Injection
Dinamik SQL’de kullanıcı girdisinin sorguya enjekte edilerek yetkisiz işlem yaptırılması saldırısıdır. Parametre bağlama (prepared statements), doğru yetkilendirme ve input doğrulama temel savunmadır.

SQL Parser (SQL Ayrıştırıcı)
SQL metnini sözdizimsel olarak analiz eden bileşendir. Parse maliyeti, yüksek QPS sistemlerde anlamlı hale gelir; parametrizasyon ve plan cache bu maliyeti düşürür.

SQL Profiler (SQL Profil Aracı)
Sorgu süreleri, beklemeler, kilitler ve kaynak tüketimini izleyen araç yaklaşımıdır. Doğru kullanıldığında RCA’yı hızlandırır; yanlış kullanıldığında (üretimde ağır izleme) sistemi daha da yavaşlatabilir.

SQL View (View)
Fiziksel kopya üretmeden, sorgu ile sanal tablo sunar. Standartlaştırma ve güvenlik (kolon/satır kısıtları) için güçlüdür; aşırı view zinciri optimizer’ı zorlayabilir.

SRID (Spatial Reference ID)
Mekânsal verinin hangi koordinat sisteminde olduğunu tanımlar. SRID yanlışsa mesafe/alan hesapları yanlış çıkar; bu, “hızlı ama yanlış” sınıfındaki en tehlikeli hatalardandır.

Staging Table (Ara Yükleme Tablosu)
ETL/ELT süreçlerinde ham verinin önce indiği ara tablodur. Kalite kontrolleri ve dönüşümler için tampon görevi görür; ancak retention ve temizlik yapılmazsa kontrolsüz büyür.

Statement (İfade / Komut)
SQL’de tek bir yürütülebilir komuttur. Statement başına transaction sınırı, timeout ve kaynak bütçesi belirlemek operasyonel istikrar sağlar.

Statistics (İstatistikler)
Optimizer’ın plan seçimi için kullandığı veri dağılım özetleridir. İstatistikler güncel değilse en iyi indeks bile yanlış planla kullanılabilir; “istatistik güncelle” çoğu zaman en ucuz performans düzeltmesidir.

Stored Function (Saklı Fonksiyon)
DB içinde saklanan ve değer döndüren fonksiyon yapısıdır. Yeniden kullanım sağlar; ancak satır-satır çağrıldığında performansı düşürebilir—set bazlı tasarım her zaman önceliklidir.

Stored Procedure (Saklı Yordam)
DB içinde saklanan, parametre alıp işlem yapan kod bloğudur. Performans ve güvenlik için avantaj sağlayabilir; kontrolsüz büyürse test/sürümleme zorlaşır ve uygulama mantığı DB’de “gizli monolit”e dönüşür.

Streaming (Akış İşleme)
Verinin sürekli akış halinde işlendiği yaklaşım (CDC/event stream). Düşük gecikme sağlar; ama sıralama (out-of-order), watermark, idempotency ve yeniden oynatma (replay) yönetimi olmadan tutarlılık sorunları üretir.

String Collation (Metin Karşılaştırma Kuralı)
String’lerin nasıl sıralandığını ve eşitlik karşılaştırmasının nasıl yapıldığını belirler. Dil/aksan/case duyarlılığı rapor ve eşleşmelerde sonucu değiştirir; collation standardı yoksa aynı sorgu farklı ortamda farklı çıkar.

Subquery (Alt Sorgu)
Bir sorgunun içinde çalışan sorgudur. Doğru yerde ifade gücü sağlar; yanlış yerde correlated alt sorgu ile satır-satır çalışmaya dönüp performansı çökertir—çoğu durumda join/window ile rewrite daha sağlıklıdır.

Surrogate Key (Yapay Anahtar)
İş anahtarından bağımsız, sistem tarafından üretilen kimliktir (genelde integer). Boyut tablolarında SCD ve tarihsel izleme için çok kullanışlıdır; ancak business key ile eşleştirme disiplini yoksa “iki kimlik iki gerçeklik” problemi doğar.

T

Table (Tablo)
İlişkisel modelde satır ve sütunlardan oluşan temel veri yapısıdır. Tablo “depo” değildir; doğru anahtarlar, kısıtlar ve tiplerle birlikte bir anlam sözleşmesi taşır—sözleşme zayıfsa SQL doğru görünür ama yanlış sonuç üretir.

Table Lock (Tablo Kilidi)
Bir tabloyu geniş kapsamda kilitleyen mekanizmadır (okuma veya yazma engellenebilir). Bazı DDL işlemleri ve büyük güncellemeler tablo kilidi alarak sistemi “tutarlı ama durgun” hâle getirebilir.

Table Scan (Tablo Taraması)
İndeks kullanmadan tablonun tamamını veya büyük kısmını okuyarak sonuç üretmektir. Analitik motorlarda bazen doğru stratejidir; OLTP’de genellikle filtre/indeks uyumsuzluğunu veya seçiciliğin düşük olduğunu gösterir.

Tablespace (Tablo Alanı)
Verinin fiziksel olarak nereye yazılacağını belirleyen depolama bölgesidir (motorlara göre değişir). Doğru tablespace yönetimi; IO dağılımı, büyüme planı ve bakım operasyonları için kritik bir kaldıraçtır.

Tag (Etiket)
Veri nesnelerini sınıflandırmak, yönetişim ve keşif için işaretlemek amacıyla kullanılan meta etiketlerdir (PII, kritik, finansal vb.). Etiket yoksa erişim politikaları “elle” ve tutarsız yönetilir; etiket varsa otomasyon mümkün olur.

Tail Latency (Kuyruk Gecikmesi / p95–p99)
Gecikme dağılımının yüksek yüzdeliklerinde (p95/p99) görülen yavaşlıklardır. Kullanıcı deneyimini ortalamadan daha fazla belirler; DB’de tail latency çoğu zaman lock contention, disk spill veya ağ gecikmesiyle ilişkilidir.

TDE (Transparent Data Encryption)
Verinin disk üzerinde şeffaf şekilde şifrelenmesini sağlayan yaklaşım/özellik. Depolama sızıntılarına karşı güçlüdür; ama anahtar yönetimi, yedeklerin şifrelenmesi ve erişim kontrolleri doğru değilse “şifre var ama risk var” kalır.

Temp Table (Geçici Tablo)
Oturuma veya iş akışına özel kısa ömürlü tablodur. Büyük dönüşümlerde işi sadeleştirir; ancak temp alanı (tempdb vb.) yönetilmezse sistem genelinde darboğaz ve disk doluluğu riski doğurur.

Temp Space (Geçici Alan)
Sort, hash join/aggregate ve ara sonuçlar için kullanılan geçici depolama alanıdır. Temp space baskısı, sorgu planının “büyük ara sonuç” ürettiğini gösterir; çözüm genelde erken filtreleme ve doğru join stratejisidir.

Tenant (Kiracı)
Çok kiracılı (multi-tenant) sistemlerde aynı altyapıyı paylaşan müşteri/ekip birimidir. Tenant izolasyonu zayıfsa veri sızıntısı riski oluşur; performans izolasyonu zayıfsa “gürültülü komşu” tüm sistemi yavaşlatır.

Terabyte Scale (TB Ölçeği)
Veri hacminin terabayt seviyesine çıktığı çalışma ölçeğidir. Bu noktada “tek sorgu optimizasyonu” yetmez; partitioning, dağıtık yürütme, veri yaşam döngüsü (retention) ve maliyet yönetimi tasarımın parçası olur.

TEXT (Metin Tipi)
Uzun metin saklamak için kullanılan tip. Büyük text alanları indekslenmezse filtreleme pahalılaşır; indekslenirse indeks şişmesi ve yazma maliyeti artar—kullanım paterni belirleyicidir.

Third Normal Form (3NF / Üçüncü Normal Form)
Transitif bağımlılıkları azaltarak normalizasyonu güçlendirir. OLTP bütünlüğünü artırır; analitik tarafta ise daha fazla join anlamına gelebilir—bu yüzden 3NF vs star schema seçimi workload’a bağlıdır.

Throughput (Aktarım Hızı / İş Hacmi)
Birim zamanda kaç işlem/sorgu/satır işlenebildiğini ifade eder. Throughput, latency ile birlikte değerlendirilmelidir; yüksek throughput bazen “kötü kuyruk gecikmesi” pahasına elde edilir.

Time Travel (Zaman Yolculuğu)
Verinin geçmiş sürümlerini belirli bir zamana göre sorgulama kabiliyetidir (motor/warehouse özelliklerine göre değişir). Audit, hata düzeltme ve geriye dönük analiz için güçlüdür; saklama süresi ve maliyeti iyi yönetilmelidir.

TIMESTAMP
Tarih-saat tipidir; motorlara göre timezone davranışı değişebilir. En tehlikeli tuzak: timezone’ı belirsiz timestamp kullanmak—raporlarda saat kaymaları ve “aynı olay iki farklı gün” gibi hatalar üretir.

Time Zone (Zaman Dilimi)
Tarih-saat verisinin hangi zaman dilimine göre yorumlandığını belirler. UTC standardı ve dönüştürme noktaları net değilse, raporlama ve olay sıralaması bozulur; özellikle yaz saati (DST) geçişleri kritik edge case’dir.

TLS/SSL (Şifreli Bağlantı)
İstemci–DB trafiğini şifreleyen protokollerdir. Güvenlik için temel katmandır; ama sertifika yönetimi ve performans (handshake) etkileri göz ardı edilmemelidir.

TOAST / Large Value Storage (Büyük Değer Saklama)
Bazı motorlarda çok büyük satır alanlarının (text/blob) ayrı saklanması mekanizmasıdır. Büyük alanları yönetilebilir kılar; ama IO profili değişir—“neden sadece bu kolon varken yavaş?” sorusu buraya bağlanabilir.

Transaction (İşlem / Transaction)
Bir dizi SQL değişikliğinin atomik, tutarlı, izole ve kalıcı şekilde yürütülmesini sağlayan birimdir. Transaction sınırları doğru çizilmezse ya veri tutarsızlaşır ya da sistem kilitlenir.

Transaction Log (İşlem Günlüğü)
Transaction’ların değişikliklerini kaydeden log katmanıdır (WAL/redo). Dayanıklılık ve recovery için şarttır; yoğun yazmada IO sınırını belirleyebilir.

Transaction Isolation (İzolasyon)
Transaction’ların birbirinin etkilerini ne ölçüde göreceğini belirler. Yanlış izolasyon; ya kirli/yanıltıcı okuma ya da aşırı kilitlenme ve throughput düşüşü olarak geri döner.

Transaction Manager (Transaction Yöneticisi)
Transaction başlatma, commit/rollback ve kaynak koordinasyonunu yöneten bileşen/katmandır. Dağıtık senaryolarda 2PC gibi protokollerle karmaşıklaşır; hatalı yönetim “asılı kalan” işlemler ve kilit birikimi üretir.

TRIGGER (Tetikleyici)
Belirli DML olaylarında (INSERT/UPDATE/DELETE) otomatik çalışan DB içi koddur. Kural uygulamada faydalı olabilir; ama gizli yan etkiler, performans maliyeti ve debug zorluğu yüzünden dikkatle kullanılmalıdır.

TRIM
String’in başındaki/sonundaki boşlukları temizler. Veri standardizasyonunda sık kullanılır; fakat temizlik fonksiyonları, kaynakta oluşan kalite probleminin kalıcı çözümü değildir—ETL ve sözleşme düzeltmesi daha sağlamdır.

TRUNCATE
Tablonun tüm içeriğini hızlıca boşaltır (genelde DELETE’ten hızlı). Geri dönüş (rollback) davranışı ve loglama motorlara göre değişebilir; ayrıca yanlış tabloda TRUNCATE “tek komutla felaket” sınıfındadır.

TTL (Time-To-Live)
Verinin otomatik silinmeden/arıtılmadan önce yaşayacağı süreyi belirleyen mekanizmadır (özellikle bazı sistemlerde). Retention’ı otomatikleştirir; yanlış TTL kritik veriyi erken silebilir veya maliyeti kontrolsüz büyütebilir.

Tuple (Demet / Satır)
İlişkisel teoride satırı ifade eden terimdir. MVCC sistemlerinde “tuple version” kavramı önemlidir: aynı satırın farklı sürümleri bulunabilir; vacuum/GC bu sürümleri temizler.

Tuning (Ayarlama)
DB parametreleri, şema, indeksler, istatistik ve sorgu yazımı birlikte ele alınarak performansın stabil hale getirilmesidir. En iyi tuning, “tek sorguyu hızlandırmak” değil; sistemin farklı yüklerde de öngörülebilir kalmasını sağlamaktır.

U

UDF (User-Defined Function / Kullanıcı Tanımlı Fonksiyon)
Kullanıcının yazdığı, DB içinde çalışan fonksiyondur. Yeniden kullanım sağlar; fakat özellikle satır-satır çalışan UDF’ler büyük tabloda performansı dramatik düşürebilir—mümkünse set bazlı (vectorized) yaklaşımlar tercih edilir.

UML (Unified Modeling Language)
Sistem bileşenlerini ve ilişkilerini modellemek için kullanılan standart diyagram dilidir. Veri tabanı tarafında ER diyagramı kadar yaygın olmasa da, veri katmanı–uygulama katmanı etkileşimini anlatmada faydalı olabilir.

Unary Operator (Tekli Operatör)
Tek operand üzerinde çalışan operatördür (negatif işareti gibi). SQL’de çoğu performans sorunu tekli operatörden gelmez; fakat ifade karmaşası (CAST/COALESCE zinciri) optimizer’ı zorlayabilir.

UNCOMMITTED (Read Uncommitted)
Commit edilmemiş veriyi okumaya izin veren izolasyon seviyesidir. Hızlı görünebilir; ama kirli okuma ve tutarsızlık üretir—özellikle finansal/denetim gerektiren raporlamada ciddi risktir.

Unicode
Çok dilli karakter seti standardıdır. Unicode doğru yönetilmezse; string eşleştirme, sıralama (collation) ve uzunluk hesapları (byte vs char) beklenmedik hatalar üretir.

Uniform Resource Identifier (URI)
Bir kaynağı tanımlayan genel adresleme standardıdır. DB tarafında external table, object storage referansları veya metadata alanlarında sık görünür; ancak URI’lerin format standardı yoksa downstream parsing kırılır.

UNION
İki sonuç setini birleştirir ve tekrarları atar. Tekrar kaldırma (distinct) maliyeti nedeniyle pahalı olabilir; duplicate’leri korumak istiyorsanız UNION ALL daha performanslıdır.

UNION ALL
İki sonuç setini birleştirir, tekrarları korur. Performanslıdır; fakat kaynak setlerde duplicate’ler beklenmiyorsa UNION ALL ile “sessiz çoğalma” üretmek kolaydır.

Unique Constraint (UNIQUE Kısıtı)
Bir veya birden fazla kolonda tekrarı engelleyen kısıttır. Veri kalitesinin sigortasıdır; özellikle junction table (n-n) ilişkilerinde duplicate bağlantıları önlemek için kritik rol oynar.

Unique Index (Benzersiz İndeks)
UNIQUE kuralını indeks üzerinden uygular. Kısıt kadar bütünlük sağlar; ek olarak arama performansını artırır—ancak yazma maliyeti ve deadlock ihtimali, özellikle yüksek concurrency’de dikkate alınmalıdır.

Upsert
Kaydı “varsa güncelle, yoksa ekle” desenidir (MERGE veya INSERT ... ON CONFLICT/ON DUPLICATE KEY UPDATE gibi). Çok yaygındır; ama yarış koşulları ve eşleşme kuralı (conflict target) yanlışsa duplicate veya yanlış overwrite üretir.

UTC (Coordinated Universal Time)
Zamanı standartlaştırmak için kullanılan referans saat dilimidir. Olay verilerinde UTC standardı yoksa, farklı servislerin local time yazması raporları bozar; dönüşüm noktaları (ingest mi, query mi?) sözleşmeye bağlanmalıdır.

User (Kullanıcı)
DB’ye bağlanan kimliktir (insan veya servis hesabı). En iyi pratik: insan kullanıcılarıyla servis hesaplarını ayırmak, rol bazlı yetki vermek ve audit için kimlikleri izlenebilir tutmaktır.

User Role (Rol)
Yetkilerin gruplandığı mantıksal kimlik katmanıdır. Rol tasarımı yoksa yetkiler “tek tek grant” ile büyür ve yönetilemez hale gelir; rol tabanlı erişim (RBAC) ölçeklenebilir güvenliğin temelidir.

User Session (Kullanıcı Oturumu)
Kullanıcının DB’deki bağlantı bağlamıdır. Session ayarları (timezone, isolation, search path) aynı sorgunun farklı sonuç vermesine neden olabilir; oturum standardizasyonu bu yüzden önemlidir.

User-Defined Type (UDT / Kullanıcı Tanımlı Tip)
Özel veri tipleri tanımlama imkânıdır (kompleks yapılar, domain tipleri). Semantik netlik sağlar; fakat taşınabilirlik, sürümleme ve araç desteği açısından maliyet getirebilir.

UTILIZATION (Kaynak Kullanımı)
CPU, bellek, disk IO, ağ gibi kaynakların kullanım oranıdır. Yüksek utilization tek başına kötü değildir; kritik olan “hangi kaynak ne zaman saturasyon oluyor?” ve bunun latency/throughput üzerindeki etkisidir.

V

VACUUM
Özellikle MVCC kullanan sistemlerde, eski satır sürümlerini temizleyip alanı geri kazanma ve istatistikleri güncelleme bakım işlemidir. Vacuum aksarsa tablo/indeks şişer ve performans zamanla çürür; aşırı agresif vacuum ise kaynak tüketip iş yükünü etkileyebilir.

Validation (Doğrulama)
Verinin şema, tip, kural ve iş mantığına uygunluğunu kontrol etme sürecidir. Validation yoksa hatalı veri downstream’e sızar; validation aşırı katıysa veri akışı tıkanır—denge “kritik kurallar DB’de, esnek kurallar pipeline’da” yaklaşımıyla kurulur.

Varbinary
İkili veriyi değişken uzunlukta saklayan tiptir. Dosya/anahtar/şifre hash’i gibi içerikler için uygundur; büyük objeleri DB’de tutmak yedekleme ve IO maliyetini artırabileceğinden kullanım paterni dikkatle seçilmelidir.

VARCHAR
Değişken uzunluklu metin saklayan tiptir. Depolama açısından verimlidir; ancak collation, indeksleme ve maksimum uzunluk seçimi doğru yapılmazsa hem performans hem veri kalitesi sorunları doğurabilir.

Variable (Değişken)
Sorgu içinde veya prosedürel SQL’de değer tutan öğedir. Değişken kullanımı iş mantığını kolaylaştırır; ama aşırı prosedürel yaklaşım SQL’i set bazlı avantajlarından uzaklaştırıp performansı düşürebilir.

Vectorized Execution (Vektörleştirilmiş Yürütme)
Bazı analitik motorlarda satır satır yerine sütun blokları üzerinde işlem yaparak CPU verimliliğini artıran yürütme yaklaşımıdır. Büyük tarama ve agregasyonlarda ciddi hız sağlar; fakat UDF/row-wise işlemler bu avantajı zayıflatabilir.

View (Görünüm)
Bir sorguyu “sanal tablo” gibi sunar. Standartlaşma ve erişim kontrolü için faydalıdır; ancak karmaşık view zincirleri optimizer’ı zorlayıp performansı düşürebilir.

View Materialization (View Materyalizasyonu)
Motorun bir view’i çalıştırırken ara sonucu fiziksel olarak üretip saklamasıdır (geçici materyalizasyon). Bazen hız kazandırır; bazen gereksiz IO ve temp space tüketir—plan üzerinden takip edilmelidir.

Virtual Column (Sanal Kolon)
Fiziksel olarak saklanmayan, diğer kolonlardan hesaplanan kolondur. Depolama maliyeti yoktur; ama her sorguda yeniden hesaplanacağı için CPU maliyeti doğurabilir—sık kullanılıyorsa stored/generated column daha doğru olabilir.

Virtualization (Sanallaştırma)
Donanım kaynaklarının sanal makineler veya konteynerler üzerinden paylaşılmasıdır. DB performansında “noisy neighbor” ve IO jitter riskleri vardır; kaynak izolasyonu ve doğru disk sınıfı seçimi kritikleşir.

Visibility Map (Görünürlük Haritası)
Bazı MVCC sistemlerinde, hangi sayfaların “tamamen görünür” olduğunu takip ederek index-only scan gibi optimizasyonları hızlandıran meta yapıdır. Vacuum/maintenance düzgün çalışmazsa görünürlük haritası güncel kalmaz ve index-only avantajı düşer.

Versioning (Sürümleme)
Şema, veri veya sözleşmenin zaman içinde değişimini kontrollü yönetme yaklaşımıdır. Versioning yoksa şema drift ve “bugün çalıştı yarın kırıldı” olayları kaçınılmazlaşır.

Vertical Partitioning (Dikey Bölümleme)
Bir tablonun kolonlarını farklı fiziksel yapılara ayırma yaklaşımıdır (sık kullanılan kolonları ayrı tutma gibi). Bazı OLTP senaryolarında IO’yu azaltabilir; fakat uygulama/SQL karmaşıklığını artırır ve join benzeri yeniden birleştirme maliyeti doğurur.

Volatile Function (Uçucu Fonksiyon)
Her çağrıldığında farklı sonuç üretebilen veya dış duruma bağlı fonksiyonlardır (NOW(), RANDOM(), bazı sistem fonksiyonları). Plan cache, materialization ve indeksleme gibi optimizasyonlarda özel dikkat ister; aksi halde tutarsız sonuç ve performans dalgalanması üretir.

VPC / Private Network (Özel Ağ)
DB’nin internete açık olmadan özel ağ içinde çalışması yaklaşımıdır. Güvenliği güçlendirir; ancak doğru ağ yönlendirme, DNS, endpoint ve erişim politikaları kurulmazsa bağlantı sorunları ve gecikme artışı yaşanabilir.

W

WAL (Write-Ahead Logging)
Değişikliklerin önce log’a yazılıp sonra veri sayfalarına uygulanması prensibidir. Dayanıklılığın (durability) temelidir; ama yoğun yazmada disk IO ve fsync maliyeti yazma gecikmesini belirleyen ana faktörlerden biri hâline gelir.

Wait Event (Bekleme Olayı)
DB’nin bir işlem/sorgu sırasında “beklediği” şeyin sınıflandırılmış adıdır (lock, IO, network, CPU, latch vb.). Performans teşhisinde en net sinyallerden biridir: süre nerede kayboluyor sorusuna yanıt verir.

Wait Time (Bekleme Süresi)
Sorgunun aktif çalışmadığı, kaynak beklediği toplam süre. Toplam süreyi (elapsed) anlamanın ana yolu, CPU time ile wait time’ı ayırmaktır; çoğu üretim yavaşlığı “CPU değil bekleme” kaynaklıdır.

Warm Cache (Isınmış Önbellek)
Cache’in sık kullanılan veri sayfalarıyla dolu olduğu durumdur. Warm cache ile benchmark yapmak iyimser sonuç verir; cold cache senaryosu (restart sonrası) düşünülmezse üretimde “ilk saat yavaş” sürprizi yaşanır.

Warm Standby (Isınmış Bekleme)
Replikanın çalışır durumda, cache’i kısmen dolu ve devralmaya daha hazır olduğu bekleme durumu. Failover sonrası performans dalgalanmasını azaltabilir; ama replikasyon gecikmesi ve yönlendirme (routing) yine kritik konulardır.

Watermark
Streaming/olay zamanlı işleme sistemlerinde “bu zamana kadar veriler büyük ölçüde geldi” eşiğini ifade eder. Out-of-order olayları yönetmek için kullanılır; watermark yanlışsa ya geç gelen veri kaybolur ya da sonuçlar sürekli yeniden yazılır.

Weak Consistency (Zayıf Tutarlılık)
Okumaların her zaman en güncel değeri görmesinin garanti edilmediği tutarlılık seviyesi ailesidir (eventual gibi). Düşük gecikme ve yüksek availability sağlar; ancak iş mantığı “eski veri”yi tolere edebilmelidir.

WHERE
Satırları filtreleyen temel SQL ifadesidir. WHERE filtresi mümkün olduğunca erken uygulanırsa (pushdown) ara sonuçları küçültür; yanlış yazılırsa indeks kullanımını engelleyebilir ve tam tarama maliyeti doğurabilir.

Window (Pencere)
Window function’larda satırların hangi kümeye göre hesaplanacağını belirleyen çerçevedir (PARTITION BY, ORDER BY, frame). Yanlış pencere tanımı, doğru SQL ile yanlış analitik sonuç üretmenin en sık yollarından biridir.

Window Frame (Pencere Çerçevesi)
ROWS BETWEEN ... veya RANGE BETWEEN ... ile pencerenin hesap aralığını tanımlar. ROWS vs RANGE seçimi kritik fark yaratır: eşit değerlerde RANGE beklenmedik genişleme yapabilir.

Window Function (Pencere Fonksiyonu)
Aggregate mantığını satır seviyesinde koruyarak (grubu kaybetmeden) hesap yapmayı sağlar (SUM OVER, RANK, LAG/LEAD vb.). Analitik için müthiştir; ancak büyük veri üzerinde yanlış partition/order seçimi sort maliyetini patlatabilir.

Workload (İş Yükü)
Sistemin taşıdığı sorgu ve işlem desenlerinin toplamıdır (OLTP, OLAP, karma). İndeks, partitioning ve kaynak ayarları workload’a göre yapılır; “genel en iyi ayar” çoğu zaman yoktur.

Workload Management (WLM / İş Yükü Yönetimi)
Sorguları öncelik, kota, kuyruk ve kaynak limitiyle yönetme yaklaşımıdır (özellikle warehouse sistemlerinde). Doğru WLM, kritik dashboard’ları korur; yanlış WLM, herkesin beklediği bir kuyruk rejimi yaratır.

Write Amplification (Yazma Artırımı)
Bir mantıksal yazmanın, depolamada birden çok fiziksel yazmaya dönüşmesi durumudur (indeks güncellemeleri, log, compaction vb.). Yüksek yazma artırımı, SSD ömrü ve gecikme üzerinde doğrudan etkilidir.

Write Conflict (Yazma Çakışması)
İki transaction’ın aynı kaynağı yazmaya çalışmasıyla oluşan çakışma durumudur. MVCC sistemlerinde çakışma “commit sırasında” patlayabilir; uygulamada doğru retry/backoff yoksa hata oranı artar.

Write Lock (Yazma Kilidi)
Bir kaynağı güncellemek için alınan kilit türüdür. Yazma kilitleri concurrency’yi sınırlayan ana unsurlardandır; hot spot anahtarlar yazma kilidini “tek düğüm darboğazı”na dönüştürebilir.

Write Skew (Yazma Sapması)
Snapshot isolation gibi bazı izolasyonlarda, iki transaction’ın birbirine göre “tutarlı” görünen ama birlikte ele alındığında iş kuralını ihlal eden yazmalar yapabilmesi durumudur. Klasik örnek: iki kişi aynı anda “son boş slot”u doldurur—ikisi de okurken boş görür, yazınca kural bozulur.

Write Throughput (Yazma Kapasitesi)
Sistemin birim zamanda sürdürülebilir yazma hacmidir. WAL/log IO, indeks sayısı, constraint kontrolleri ve replikasyon modu yazma throughput’unu belirleyen başlıca faktörlerdir.

Write-Ahead Buffer (Ön Yazma Tamponu)
Log yazmalarını bir süre tamponlayıp toplu basan mekanizmadır (motorlara göre farklı). Gecikmeyi azaltabilir; ama crash anında kayıp toleransı (durability politikası) ile birlikte düşünülmelidir.

X

XA (eXtended Architecture)
Dağıtık transaction (özellikle 2PC) senaryolarında, transaction koordinasyonu için kullanılan standart arayüz/ekosistem yaklaşımıdır. Birden fazla kaynak yöneticisi (DB, mesaj kuyruğu vb.) aynı “atomik iş”e katılacaksa XA devreye girer; bedeli gecikme, kilit süresinin uzaması ve “hazırda bekleyen” transaction riskidir.

XACT_ABORT
T-SQL dünyasında (özellikle SQL Server) hata oluştuğunda transaction’ın otomatik olarak rollback edilip edilmeyeceğini belirleyen ayardır. Yanlış ayar; kısmi yazma, yarım kalmış iş akışları ve “neden commit olmadı/oldu?” türü zor teşhis edilen tutarsızlıklara yol açabilir.

XEvent (Extended Events)
Bazı motorlarda (özellikle SQL Server) performans ve teşhis için kullanılan olay tabanlı izleme altyapısıdır. Doğru XEvent kurgusu; wait event, deadlock, plan değişimi gibi sinyalleri düşük ek yükle toplar; yanlış kurgusu ise izleme uğruna sistemi yavaşlatabilir.

XID (Transaction ID)
Bir transaction’ı sistem içinde benzersiz tanımlayan kimliktir. MVCC ve log/recovery tarafında kritik rol oynar; uzun süre açık transaction’lar, XID yaşlanması (wraparound gibi) ve vacuum/temizlik süreçlerini zorlayabilir.

XML
Yarı-yapılandırılmış veriyi etiketli (tag) biçimde taşıyan formattır. DB içinde XML saklamak mümkündür; ancak sorgulama/indeksleme maliyeti yükselebilir—yoğun sorgulanacaksa şema, indeks ve dönüşüm stratejisi net olmalıdır.

XML Index (XML İndeksi)
XML alanları içinde arama/filtreleme hızlandırmak için kullanılan özel indeks türleridir (motorlara göre farklılaşır). Doğru senaryoda performansı dramatik artırır; yanlış senaryoda indeks şişmesi ve yazma maliyeti getirir.

XPath
XML içindeki düğümlere/alanlara “yol” ifadeleriyle erişmeyi sağlayan ifade dilidir. Esnektir; fakat indekslenmemiş XPath sorguları tam tarama davranışı gösterip pahalılaşabilir.

XQuery
XML üzerinde sorgulama ve dönüştürme yapmak için kullanılan sorgu dilidir. Güçlü bir ifade kabiliyeti sunar; ancak karmaşık XQuery ifadeleri CPU maliyetini artırabilir ve üretimde beklenmedik gecikmelere yol açabilir.

XOR (Exclusive OR)
Bit düzeyinde “ya o ya bu, ikisi birden değil” mantığını ifade eden operatördür. DB tarafında bitmask/flag alanlarında pratik olabilir; fakat okunabilirliği düşürdüğü için kullanımı iyi dokümante edilmelidir.

Y

YAML (YAML Ain’t Markup Language)
Konfigürasyon dosyalarında sık kullanılan, insan-okur dostu veri gösterim formatıdır. Veritabanı dünyasında doğrudan SQL dili değil; ama migration ayarları, pipeline tanımları, bağlantı parametreleri ve altyapı (IaC) bileşenlerinde sık geçer. En yaygın risk: girinti (indentation) hatalarıyla “doğru görünen yanlış konfigürasyon” üretmek.

Yatay Ölçekleme (Horizontal Scaling)
Sistemi daha güçlü tek makineyle büyütmek yerine (dikey ölçekleme), daha fazla düğüm ekleyerek büyütme yaklaşımıdır. DB tarafında yatay ölçekleme genellikle sharding, read replica ve/veya dağıtık SQL mimarileriyle gelir; bedeli çapraz-parça sorgular, tutarlılık ve operasyonel karmaşıklıktır.

Yavaş Sorgu Günlüğü (Slow Query Log)
Belirli eşiğin üstünde süren sorguları kaydeden log mekanizmasıdır. Performans regresyonlarını yakalamada çok değerlidir; ancak tek başına “sorgu metni” yetmez—parametre değerleri, yürütme planı, kilit beklemeleri ve zaman dilimi (timestamp) ile birlikte okunmalıdır.

Yedek Doğrulama (Backup Verification)
Yedeğin “alınmış olması” değil, geri yüklenebilir olduğunun kanıtlanmasıdır. En sağlam doğrulama, staging ortamına düzenli restore + veri tutarlılığı kontrolü (row count, checksum, örnek rapor mutabakatı) yapmaktır; test edilmeyen yedek, kriz anında yok sayılır.

Yedekleme (Backup)
Veriyi kayıp/bozulma/kesinti senaryolarına karşı saklama işlemidir. Yedekleme stratejisi; tam + artımlı + log zinciri, saklama politikası (retention), şifreleme ve erişim kontrolleriyle birlikte tasarlanır. “Yedek var” demek, RPO/RTO hedefleri karşılanmadıkça anlamlı değildir.

Yedekleme Penceresi (Backup Window)
Yedeklemenin sistem üzerindeki IO/CPU etkisini yönetmek için ayrılan zaman aralığıdır. OLTP sistemlerde yoğun saatlerde alınan yedek; gecikmeyi artırabilir, lock/bekleme olaylarını büyütebilir. Yönetilen DB’lerde bu pencere çoğu zaman sağlayıcı ayarlarıyla sınırlıdır.

Yedekleme Zinciri (Backup Chain)
Geri dönüş için gereken yedek setinin sırasal bütünlüğüdür (ör. full → incremental → log). Zincirde tek bir halkadaki bozulma, özellikle PITR senaryosunda hedef zamana dönememek demektir; bu yüzden zincir bütünlüğü ve saklama süreleri operasyonel olarak izlenmelidir.

Yeniden Dengeleme (Rebalancing)
Shard/partition dağılımını, düğümler arası yük ve veri miktarı dengeli olacak şekilde yeniden düzenleme sürecidir. Rebalancing sırasında veri taşınır, cache soğur, ağ ve IO baskısı artar; bu yüzden “çalışırken” yapılabilse bile etkisi planlanmalı ve throttling uygulanmalıdır.

Yeniden Deneme Politikası (Retry Policy)
Hata/timeout sonrası işlemin nasıl tekrar deneneceğini tanımlar (kaç kez, hangi aralıklarla, hangi hatalarda). Doğru politika: exponential backoff + jitter + idempotency içerir; yanlış politika “retry fırtınası” üretip arızayı büyütür.

Yeniden İndeksleme (Reindexing)
İndeks parçalanması/şişmesi veya istatistik/yerleşim bozulması sonrası indeksi yeniden oluşturma işlemidir. Performansı toparlayabilir; ancak üretimde kilit ve yüksek IO/CPU maliyeti doğurabilir—zamanlama, çevrimiçi yöntemler ve bakım penceresi disiplini önemlidir.

Yeniden Oynatma (Replay)
Log/CDC akışlarını veya event kayıtlarını tekrar uygulayarak veriyi yeniden üretme yaklaşımıdır. Debug, backfill ve felaket kurtarmada güçlüdür; ama sıraya koyma (ordering), tekrar uygulama güvenliği (idempotency) ve “tam olarak bir kez” beklentisi doğru tasarlanmazsa duplicate/eksik veri riski taşır.

Yığın Tablo (Heap Table)
Verinin fiziksel olarak belirli bir sıraya göre tutulmadığı tablo türüdür. Yazmalar nispeten hızlı olabilir; ancak seçici sorgularda uygun indeks yoksa heap scan’e düşer ve büyük tabloda maliyet hızla yükselir. Ayrıca yoğun güncellemede parçalanma ve sayfa yerleşimi sorunları belirginleşebilir.

Yük Dengeleyici (Load Balancer)
Trafiği birden fazla düğüme dağıtan altyapı bileşenidir. DB ekosisteminde genellikle okuma replikaları, proxy katmanı veya uygulama servisleri için kullanılır; yanlış sağlık kontrolü veya yanlış yönlendirme “okuma eski, yazma yanlış yere” gibi yüksek etkili hatalar doğurabilir.

Yükseltme (Upgrade)
DB motoru sürümünü veya altyapı katmanını yükseltme işlemidir. “Sadece yeni sürüm” değildir: optimizer davranışı, default ayarlar, indeks/istatistik kuralları değişebilir ve plan regresyonu tetikleyebilir. Bu yüzden yükseltme; test, geri dönüş planı ve performans karşılaştırmasıyla birlikte ele alınmalıdır.

Z

Zaman Damgası (Timestamp)
Bir olayın gerçekleştiği anı temsil eden tarih-saat bilgisidir. En kritik konu “hangi zaman dilimi?” ve “hangi anı ölçüyor?” sorularıdır (olay zamanı mı, işleme zamanı mı?). Bu sözleşme net değilse raporlarda saat kaymaları, yanlış gün sınırları ve hatalı sıralamalar kaçınılmaz olur.

Zaman Penceresi (Time Window)
Belirli bir zaman aralığı içinde hesaplama/özetleme yapma yaklaşımıdır (son 7 gün, saatlik agregasyon vb.). Pencere tanımı (sliding, tumbling) ve “geç gelen veri” politikası belirlenmezse aynı metrik zamanla değişip güven kaybettirebilir.

Zamansal Tablo (Temporal Table)
Verinin zaman içindeki sürümlerini, geçerlilik aralıklarıyla birlikte tutan tablo yaklaşımıdır. Audit, “o tarihte durum neydi?” ve SCD Type 2 benzeri ihtiyaçlarda çok güçlüdür; ancak ekleme maliyeti ve sorgu karmaşıklığı artar.

Zayıf Tutarlılık (Weak Consistency)
Okumaların her zaman en güncel değeri görmediği tutarlılık sınıfıdır (eventual gibi). Düşük gecikme ve yüksek availability sağlar; fakat iş kuralları “eski veriyle karar” riskini tolere edebilmelidir.

Zigzag Join
Bazı motorlarda, birden fazla indeksi koordineli kullanarak (iki tarafın indekslerinden “zigzag” ilerleyerek) join maliyetini düşürmeyi hedefleyen özel bir yürütme tekniğidir. Belirli seçici koşullarda çok etkilidir; ancak indeks yapısı ve istatistikler uygun değilse beklenen kazanç gelmeyebilir.

Z-Order (Z-Sıralama / Z-Ordering)
Kolon bazlı veri depolarında, çok kolonlu filtrelerde veri yerleşimini iyileştirmek için kullanılan çok boyutlu sıralama tekniğidir (özellikle veri gölü/analitik depolarda). Doğru kolon seçimiyle data skipping artar; yanlış seçimde yeniden sıralama maliyeti boşa gider.

Z-Score
Bir değerin dağılımdaki ortalamadan kaç standart sapma uzaklıkta olduğunu gösteren istatistik ölçüdür. Veri kalitesi (outlier tespiti) ve anomali analizi için kullanılır; ancak normal dağılım varsayımı körlemesine yapılırsa yanlış alarmlar üretebilir.

Zero Downtime Migration (Kesintisiz Göç)
Şema/veri değişikliklerini hizmet kesintisi olmadan gerçekleştirme hedefidir. Pratikte “ikili yazma (dual write)”, geriye uyumluluk, aşamalı geçiş ve güvenli geri dönüş planı gerektirir; sadece teknik değil, süreç olgunluğu da ister.

Zero-ETL (ETL’siz Entegrasyon)
Kaynak sistemle analitik hedef arasında minimum dönüşümle, çoğu zaman yönetilen entegrasyonlar üzerinden veri akıtma yaklaşımıdır. Hız kazandırır; ama veri kalitesi, sözleşme ve dönüşüm ihtiyacı tamamen ortadan kalkmaz—sadece başka bir katmana taşınır.

Zombileşmiş Oturum (Zombie Session)
Uygulama tarafında “bitti sanılan” ama DB’de açık kalan, kaynak tüketen oturumdur. Connection pool hataları, ağ kesintileri veya uygulama crash’leri bunu tetikleyebilir; sonucu connection limit tükenmesi ve bekleme kuyruğudur.

Zone (Bölge / Availability Zone)
Bulut altyapısında fiziksel olarak ayrıştırılmış veri merkezi kümelerini ifade eder. DB replikalarını aynı zone’a koymak kolaydır ama risklidir; yüksek erişilebilirlik için zone’lar arası dağıtım planlanmalıdır—bedeli ise gecikme ve maliyettir.

Kaynakça

  • Date, C. J. (2019). An introduction to database systems (8th ed.). Addison-Wesley.
  • Elmasri, R., & Navathe, S. B. (2015). Fundamentals of database systems (7th ed.). Pearson.
  • Gray, J., & Reuter, A. (1993). Transaction processing: Concepts and techniques. Morgan Kaufmann.
  • Kleppmann, M. (2017). Designing data-intensive applications. O’Reilly Media.
  • Silberschatz, A., Korth, H. F., & Sudarshan, S. (2019). Database system concepts (7th ed.). McGraw-Hill Education.

🗓️ Yayınlanma Tarihi: 18 Şubat 2026
🔄 Son Güncelleme Tarihi: 18 Şubat 2026
🎯 Kimler için: SQL ve Veri Tabanı Terimleri Sözlüğü; SQL yazan geliştiriciler, veri analistleri, veri mühendisleri, BI uzmanları, DBA’ler ve “sorgu çalışıyor ama neden yavaş/yanlış?” sorusunu sistematik biçimde çözmek isteyen herkes için. Ayrıca mülakat hazırlığı yapanlar ve ekip içinde ortak terminoloji kurmak isteyen teknik liderler için güçlü bir referanstır.

İçerik Bilgisi
Bu içerik yaklaşık 28068 kelimeden ve 172545 karakterden oluşmaktadır. Ortalama okuma süresi: 94 dakikadır. Invictus Wiki editoryal ilkelerine uygun olarak hazırlanmış; güvenilir ve doğrulanabilir kaynaklar temel alınarak yayımlanmıştır. Bilgi güncelliği düzenli olarak gözden geçirilir.
Bu Yazıyı Paylaşmak İster Misin?