Koza Han
Koza Han’ın tarihini, mimarisini ve Bursa’nın ipek ticaretindeki yerini tanıyın; han kültürünü ve tarihî çarşının gelişimini keşfedin.
Bilgi Güçtür!
Tarih kategorisi, insanlığın geçmişini kronolojik ve tematik bir düzen içinde ele alan ansiklopedik maddelerden oluşur. Antik çağlardan modern döneme kadar uzanan süreçte; uygarlıklar, devletler, savaşlar, toplumsal dönüşümler ve tarihsel şahsiyetler tarafsız bir yaklaşımla incelenir. Tarih içerikleri, olaylar arasındaki neden–sonuç ilişkilerini ortaya koyarak okuyucunun tarihsel sürekliliği anlamasını amaçlar.
Evrenin Başlangıcından Günümüze İnsanlık, Uygarlıklar ve Küresel Dönüşümün Tarihçesi Dünya tarihi kronolojisi, insanlığın ortaya çıkışından bugüne kadar yaşanan olayları yalnızca yıllara göre sıralayan bir liste değildir. Daha geniş anlamıyla dünya tarihi kronolojisi, evrenin ve Dünya’nın oluşumundan başlayarak yaşamın gelişimini, insan türünün evrimini, tarımın ortaya çıkışını, şehirlerin kurulmasını, devletlerin doğuşunu, imparatorlukların yükselişini, dinlerin yayılışını, bilimsel ve […]
Kuruluştan Saltanatın Kaldırılmasına Osmanlı Tarihi Zaman Çizelgesi Osmanlı İmparatorluğu kronolojisi, yaklaşık altı yüzyılı kapsayan Osmanlı tarihini yalnızca padişahların tahta çıkışları ve savaşların tarihleri üzerinden değil, devletin kurumlaşması, toplumsal dönüşümü, ekonomik yönelimleri, hukuk düzeni, diplomatik ilişkileri, kültürel üretimi, modernleşme arayışları ve imparatorluktan ulus-devletler çağına geçiş süreci üzerinden okumayı amaçlayan tarihsel bir zaman çizelgesidir. Osmanlı tarihi çoğu […]
Roma İmparatorluğu Kronolojisi: Krallık Döneminden Batı Roma’nın Sonuna ve Doğu Roma Mirasına Uzanan Zaman Çizelgesi Roma İmparatorluğu kronolojisi, küçük bir Latin yerleşimi olarak ortaya çıkan Roma’nın krallık döneminden cumhuriyete, cumhuriyetten Akdeniz dünyasına hâkim bir imparatorluk düzenine, ardından idarî bölünme, Hristiyanlaşma, Batı Roma’nın çözülmesi ve Doğu Roma mirasına uzanan uzun tarihsel dönüşümünü zaman çizelgesi içinde ele […]
Antik Çağ Çatışmalarından Dünya Savaşlarına, Soğuk Savaş’tan 21. Yüzyılın Hibrit Savaşlarına Savaşlar tarihi kronolojisi, insan toplulukları, şehir devletleri, imparatorluklar, ulus devletler, ittifaklar ve devlet dışı aktörler arasında yaşanan silahlı çatışmaları zaman çizelgesi içinde ele alan geniş bir tarih rehberidir. Bu kronoloji, yalnızca hangi savaşın hangi tarihte yapıldığını gösteren bir liste değildir. Amaç; savaşların nedenlerini, sonuçlarını, […]
Bölüm 1: Göç Kavramı, İnsanlık Tarihinde Hareketliliğin Anlamı ve İlk Büyük Yayılımlar Göç Nedir? Göç, insanların bireysel, ailevi, toplumsal, ekonomik, siyasi, çevresel veya zorlayıcı nedenlerle bir yerden başka bir yere hareket etmesi ve çoğu durumda yaşam düzenini yeni bir mekânda yeniden kurmasıdır. En basit tanımıyla göç, yer değiştirmedir; fakat insanlık tarihi açısından göç yalnızca coğrafi […]
Roma Cumhuriyeti ve Roma İmparatorluğu arasındaki temel fark, siyasi gücün nasıl dağıtıldığıdır. Roma Cumhuriyeti’nde yönetim; Senato, halk meclisleri, magistratus adı verilen seçilmiş görevliler ve yıllık görev süreleri üzerine kuruluydu. Roma İmparatorluğu’nda ise cumhuriyet kurumlarının çoğu biçimsel olarak varlığını sürdürse de gerçek güç giderek imparatorun elinde toplandı. Roma Cumhuriyeti, aristokratik etkisi güçlü ama yurttaş katılımı ve […]
Osmanlı’da çeşme kültürü, yalnızca su temin eden mimari yapıların tarihi değildir. Çeşme; hayır anlayışının, vakıf sisteminin, şehir estetiğinin, mahalle hayatının, gündelik karşılaşmaların, kitabe kültürünün ve kamusal hizmet fikrinin birleştiği bir şehir kurumudur. Osmanlı şehirlerinde çeşmeler, insanların içme ve kullanma suyuna ulaşmasını sağlarken aynı zamanda mahallelerin sosyal merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Bir çeşmenin başında su alınır, […]
Kanun-ı Esasi, Osmanlı Devleti’nin 23 Aralık 1876 tarihinde ilan edilen ilk anayasasıdır. Osmanlı Türkçesindeki adıyla Kânûn-ı Esâsî, “temel kanun” veya “anayasa” anlamına gelir. Bu belge, Osmanlı Devleti’nde mutlak monarşiden meşrutî monarşiye geçişin ilk büyük anayasal adımıdır. Kanun-ı Esasi ile padişahın yetkileri tamamen ortadan kaldırılmamış; ancak devletin kuruluşu, tebaa hakları, hükümet, memurlar, meclis, yargı, maliye ve […]
Islahat Fermanı, Osmanlı Devleti’nde 18 Şubat 1856 tarihinde ilan edilen ve özellikle gayrimüslim Osmanlı tebaasının haklarını genişletmeyi, müslim ve gayrimüslim tebaa arasında hukukî eşitlik ilkesini güçlendirmeyi ve Tanzimat reformlarını daha ileri bir aşamaya taşımayı amaçlayan tarihî reform belgesidir. Asıl adı Hatt-ı Hümâyun olan bu belge, Sultan Abdülmecid döneminde yayımlanmış ve Tanzimat Dönemi’nin ikinci büyük reform […]
İnsanlık tarihi yalnızca savaşlar, imparatorluklar, göçler, devrimler ve teknolojik buluşlarla şekillenmedi. Bazen bir taş kitabe, bir ferman, bir anayasa, bir antlaşma, bir bildirge veya birkaç sayfalık bir manifesto, milyonlarca insanın hayatını değiştirecek sonuçlar doğurdu. Belgeler, tarihsel olayların sadece kayıtları değildir; çoğu zaman tarihin yönünü değiştiren araçlardır. Dünya tarihini değiştiren belgeler, toplumların adalet, iktidar, egemenlik, özgürlük, […]
“Tarih tekerrürden ibarettir” sözü, insanlığın geçmişe bakarken en sık başvurduğu cümlelerden biridir. Savaşlar tekrar eder gibi görünür. İmparatorluklar yükselir, genişler, hantallaşır ve çöker. Ekonomik balonlar şişer, patlar ve bir sonraki kuşak aynı hatayı başka bir adla yeniden yapar. Salgınlar gelir, toplumlar paniğe kapılır, suçlu arar, sonra unutmaya başlar. Devrimler özgürlük vaadiyle doğar, bazen kendi bürokrasisini […]
Yeniçeri Ocağı, Osmanlı İmparatorluğu’nun en meşhur, en etkili ve en tartışmalı askerî kurumlarından biridir. Osmanlı tarihini anlamak isteyen herkes bir noktada Yeniçeri Ocağı ile karşılaşır; çünkü yeniçeriler yalnızca savaş meydanındaki piyadeler değildi. Onlar padişahın kapıkulu askerleri, merkezî ordunun çekirdeği, İstanbul’un güvenlik unsuru, saray iktidarının baskı aracı, şehir ekonomisinin aktörü, esnaflaşan bir toplumsal grup, isyan siyasetinin […]
Osmanlı padişahları kronolojisi, yalnızca hükümdar adlarının sıralandığı bir liste değildir. Bu kronoloji, küçük bir uç beyliğinin altı yüzyılı aşan bir imparatorluk düzenine dönüşmesini, İstanbul’un fethiyle bir çağın kapanıp bir yenisinin açılmasını, dünya tarihinin yön değiştirmesini, klasik Osmanlı kurumlarının olgunlaşmasını, 17. yüzyıldaki kriz ve uyarlanma süreçlerini, 18. yüzyılın diplomasi ve reform arayışlarını, 19. yüzyılın modernleşme baskılarını […]
Harem, Osmanlı tarihiyle ilgili aramalarda en çok ilgi çeken ama en çok yanlış anlaşılan başlıklardan biridir. Bunun temel nedeni, harem kavramının uzun süre egzotik, erotik ve fanteziye açık bir imge olarak sunulmuş olmasıdır. Oysa tarihsel anlamda harem, yalnızca padişahın kadınlarından oluşan gizemli kapalı alan değildir. Daha geniş anlamıyla sarayın mahrem ve iç hayatını, hanedan kadınlarını, […]
Dolmabahçe Sarayı, İstanbul’daki tarihî ve turistik mekânlar arasında yalnızca görkemiyle öne çıkan bir saray değildir. O, Osmanlı İmparatorluğu’nun kendini yeniden tanımlama çabasının, Batı ile kurduğu karmaşık ilişkinin, değişen temsil anlayışının ve geç dönem devlet estetiğinin Boğaz kıyısında somutlaşmış hâlidir. Bu yüzden Dolmabahçe’yi yalnızca “güzel bir saray” olarak görmek, onun asıl anlamını daraltır. Çünkü burada yalnızca […]
Topkapı Sarayı, İstanbul’un tarihî yarımadasında yer alan sıradan bir saray değildir. O, yalnızca bir hanedan konutu, yalnızca bir hükümdarlık simgesi ya da yalnızca bir müze olarak açıklanamayacak kadar yoğun anlamlar taşıyan bir mekândır. Osmanlı İmparatorluğu’nun en güçlü çağlarında devlet aklının, saray terbiyesinin, tören dilinin, hanedan hayatının, kutsal emanet kültürünün ve imparatorluk hafızasının aynı yerde düğümlendiği […]
Berlin’de bazı yapılar “görülür”; bazıları ise şehri okumak için kullanılır. Brandenburg Kapısı (Brandenburger Tor) ikinci gruptadır. Çünkü bu kapı, yalnızca bir geçit değil; bir imparatorluğun disiplinini, bir kıtanın savaşlarını, bir şehrin ikiye bölünmesini ve nihayet yeniden birleşmesini tek bir silüette toplayan tarihi bir düğüm noktasıdır. Bu dosya, Brandenburg Kapısı’nı “fotoğraf durağı” olmaktan çıkarıp, neden bu […]
Tarihin bazı sahneleri, gerçekte olduklarından daha “parlak” görünür. Çünkü insan zihni, karmaşıklığı sevmekle birlikte onu tek bir imgeye indirgemekten de vazgeçemez. Hannibal Barca denince akla gelen ilk imge, çoğu zaman kılıçtan önce fillerdir: dağların karı, uçurumların rüzgârı, taşın soğuğu ve bu soğuğun içinde ağır ağır ilerleyen dev gövdeler… Bu imge öyle güçlüdür ki, bazen savaşın […]
Roma’nın dünyayı fethetmesi “şans” ya da “üstün gen” anlatılarıyla açıklanabilecek bir olay değildi; tekrar edilebilir bir mekanizmanın sonucuydu. Lejyoner, bireysel olarak düşmanından daha güçlü olmayabilirdi. Ama daha disiplinliydi; daha iyi donanmıştı; en önemlisi, daha büyük bir organizmanın kusursuz işleyen hücresiydi. Roma, savaş alanında “kahramanlık” değil, sistem üretmeyi başarmıştı. Bu yazı, Roma lejyonlarının yalnızca bir askeri […]