Finans ve Yatırım Terimleri Sözlüğü

Finans

Finans ve yatırım dünyası, yalnızca sayılardan ve fiyatlardan değil; aynı zamanda kavramsal bir dilden oluşur. Piyasaları doğru okumak, riskleri sağlıklı değerlendirmek ve bilinçli yatırım kararları almak; kullanılan terimlerin ne anlama geldiğini doğru biçimde kavramayı gerektirir. Bu nedenle finansal okuryazarlığın ilk ve en önemli adımı, kavramları net ve bağlamı içinde öğrenmektir.

Invictus Wiki Finans ve Yatırım Terimleri Sözlüğü, finans, ekonomi ve yatırım alanlarında kullanılan temel ve ileri düzey kavramları sade, tarafsız ve referans alınabilir açıklamalarla sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Sözlükte yer alan terimler; borsa, yatırım fonları, tahvil ve faiz piyasaları, türev ürünler, kripto varlıklar, makroekonomi, para politikası ve risk yönetimi gibi geniş bir alanı kapsar.

Bu sözlük, yalnızca “terim–tanım” eşleştirmesi sunmaz. Her kavram, finansal sistem içindeki işlevi ve kullanım bağlamı gözetilerek açıklanır. Böylece okur, karşılaştığı bir terimi ezberlemek yerine, onu hangi koşullarda ve ne anlama gelecek şekilde kullanması gerektiğini de anlayabilir.

 

A

Açığa Satış (Short Selling)
Yatırımcının sahip olmadığı bir varlığı ödünç alıp satması ve fiyat düştüğünde geri alarak kâr etmeyi hedeflemesi. Potansiyel zarar teorik olarak sınırsızdır.

Açık Faiz (Open Interest)
Vadeli işlem ve opsiyon piyasalarında henüz kapatılmamış sözleşmelerin toplam sayısı. Piyasa ilgisi ve likiditeyi gösterir.

Açık Piyasa İşlemleri
Merkez bankasının menkul kıymet alım–satımı yoluyla para arzını ve kısa vadeli faiz oranlarını etkilemesi.

Açık Pozisyon
Henüz kapatılmamış, ters işlemle dengelenmemiş yatırım pozisyonu. Kur ve türev piyasalarında risk göstergesidir.

Adil Değer (Fair Value)
Bir varlığın piyasa koşullarında el değiştirmesi beklenen makul fiyat.

Ağırlıklı Ortalama Getiri
Farklı yatırımların portföy içindeki paylarına göre hesaplanan toplam getiri.

Ağırlıklı Ortalama Maliyeti (WAM)
Bir yatırım fonunun menkul kıymetlerinin vadelerinin ağırlıklı ortalaması; faiz ve risk profilini yansıtır.

Ağırlıklı Ortalama Sermaye Maliyeti (WACC)
Şirketin borç ve özkaynak maliyetlerinin ağırlıklandırılmış ortalaması.

Aktif (Varlık)
Bir şirketin sahip olduğu ve ekonomik fayda sağlaması beklenen tüm değerler. Bilançonun sol tarafında yer alır.

Aktif Getiri (Active Return)
Bir portföyün getirisinin, karşılaştırma ölçütü olan endekse göre farkı.

Aktif Pasif Uyumsuzluğu
Varlık ve yükümlülüklerin vade veya faiz yapısının uyumsuz olması durumu.

Aktif Yönetim
Portföyün, endeksi birebir takip etmek yerine seçici varlık tercihleriyle yönetilmesi yaklaşımı.

Alfa (Alpha)
Bir yatırımın piyasa riskine göre düzeltilmiş fazla getirisi. Pozitif alfa, endeks üstü performansı ifade eder.

Alfa Üretimi
Bir portföyün piyasa ortalamasının üzerinde getiri sağlaması süreci.

Algoritmik İşlem (Algo Trading)
Önceden tanımlanmış kurallarla otomatik olarak alım–satım işlemleri yapılması.

Alternatif Maliyet
Bir tercihi yaparken vazgeçilen en iyi ikinci seçeneğin değeri.

Amortisman
Maddi duran varlıkların değerinin ekonomik ömrü boyunca giderleştirilmesi.

Analist Beklentisi (Consensus)
Bir varlık veya şirket için analist tahminlerinin ortalaması. Gerçekleşmeler bu beklentiyle karşılaştırılır.

Anapara (Principal)
Yatırım veya borcun faiz hariç ana tutarı.

Anapara Koruma
Yatırımın asgari değerinin korunmasını hedefleyen strateji veya ürün özelliği.

Aracı Kuruluş Ücretleri
Broker, yatırım fonu veya aracı kurumun işlem bazında aldığı ücretlerin tümü.

Aracı Kurum
Yatırımcılar ile piyasalar arasında işlem yapılmasını sağlayan lisanslı kuruluş.

Arbitraj
Aynı varlığın farklı piyasalardaki fiyat farkından risksiz veya düşük riskli kazanç elde etmeye yönelik işlem.

Arz Esnekliği
Fiyat değişimlerinin arz edilen miktar üzerindeki etkisini ölçen oran.

Arz–Talep
Fiyatların oluşumunu belirleyen temel piyasa mekanizması. Arz artışı fiyatları düşürür, talep artışı yükseltir.

Asgari Teminat (Maintenance Margin)
Kaldıraçlı işlemlerde pozisyonun açık kalması için hesapta bulunması gereken minimum teminat seviyesi.

Asgari Vergi Oranı
Bir gelir veya kâr üzerinden ödenmesi gereken en düşük yasal vergi oranı.

Asimetrik Bilgi
Piyasa taraflarından birinin daha fazla bilgiye sahip olduğu durum; piyasa verimliliğini etkiler.

Ask (Satış Fiyatı)
Satıcıların emir defterinde teklif ettiği en düşük satış fiyatı.

Aşırı Satım (Oversold)
Bir varlığın kısa sürede aşırı değer kaybettiğini ve teknik olarak toparlanma ihtimali oluştuğunu ifade eden durum.

Aşırı Alım (Overbought)
Bir varlığın kısa sürede aşırı yükseldiğini ve düzeltme riski taşıdığını gösteren teknik durum.

Atr (Average True Range)
Fiyat volatilitesini ölçen teknik analiz göstergesi.

Ayrıcalıklı Hisse (İmtiyazlı Hisse)
Oy hakkı, temettü veya tasfiye payı gibi konularda imtiyaz tanıyabilen hisse türü.

Azalan Marjinal Fayda
Tüketilen her ek birimin sağladığı faydanın zamanla düşmesi prensibi.

B

Bakiye
Bir yatırım veya banka hesabında belirli bir andaki toplam tutar.

Banka Bonosu
Bankalar tarafından ihraç edilen, sabit getirili borçlanma aracı.

Başabaş Noktası (Break-even)
Yatırımın ne kâr ne de zarar ettiği fiyat veya seviye.

Baz Puan (bp)
Faiz oranlarındaki küçük değişimleri ifade eden ölçü birimi. 100 baz puan = %1.

Bedelli Sermaye Artırımı
Ortaklardan nakit talep edilerek yapılan sermaye artırımı.

Bedelsiz Sermaye Artırımı
İç kaynakların sermayeye eklenmesiyle yapılan artırımı.

Beklenen Getiri
Bir yatırımın olasılıklara göre hesaplanan ortalama getiri tahmini.

Beklenen Kayıp
Risk yönetiminde beklenen negatif sonuçlara göre hesaplanan ortalama zarar.

Beta
Bir varlığın piyasa hareketlerine duyarlılığını gösteren risk katsayısı.

Beta Ayarlı Getiri
Portföyün sadece piyasa riskine göre düzeltilmiş getirisi.

Bilanço
Bir şirketin belirli bir tarihteki varlıklarını, borçlarını ve özkaynağını gösteren finansal tablo.

Bilanço Riski
Bilanço yapısından kaynaklanan finansal kırılganlık.

Bilinmeyen Risk (Idiosyncratic Risk)
Piyasadan bağımsız, sadece belirli varlık/şirket ile ilişkili risk.

Birincil Piyasa
Menkul kıymetlerin ilk kez yatırımcılara sunulduğu piyasa.

BIST 100
Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük ve en likit 100 şirketten oluşan endeks.

Bitcoin Dominansı
Bitcoin’in toplam kripto para piyasa değeri içindeki payı.

Blue Chip (Mavi Çip)
Büyük, köklü, yüksek likiditeye sahip ve görece istikrarlı şirket hisseleri.

Bollinger Bantları
Fiyat oynaklığını ölçmek için kullanılan teknik analiz göstergesi.

Borç/EBITDA Oranı
Bir şirketin borçluluğunu operasyonel kârlılığına göre ölçen finansal oran.

Borç/Özkaynak Oranı (D/E)
Şirketin finansal kaldıraç düzeyini gösteren oran.

Borç Çevirme Oranı
Vadesi gelen borçların ne kadarının yeni borçla kapatılabildiğini gösteren oran.

Borç Geri Ödeme Kapasitesi
Bir şirketin borç ödeme gücünü gösteren finansal gösterge.

Borçlanma Maliyeti
Borç almanın toplam finansal maliyeti; faiz + ücret + risk primi gibi bileşenler içerir.

Brüt Faaliyet Kârı
Şirketin faaliyet gelirinden faaliyet giderlerinin düşülmesiyle hesaplanan kâr.

Brüt Kâr Marjı
Satışlardan elde edilen kârın toplam satışlara oranı.

Brüt Takas (Gross Settlement)
İşlemlerin netleştirilmeden tek tek kapatıldığı takas sistemi.

Brüt Yurt İçi Hasıla (GYİH)
Bir ülkenin üretim faaliyetlerinin toplam değerini ölçen makroekonomik gösterge.

Bütçe Açığı
Kamu harcamalarının kamu gelirlerinden fazla olması durumu.

Bütçe Kısıtı
Bir bireyin veya devletin gelirine bağlı olarak yapabileceği harcamaların sınırı.

Büyüme Endeksi
Bir varlık veya sektörün dönemsel performansını gösteren endeks.

Büyüme Hissesi (Growth Stock)
Yüksek büyüme potansiyeline sahip olduğu düşünülen şirket hissesi.

Büyüme Oranı
Ekonomik çıktının belirli bir dönemdeki artış yüzdesi.

Borsa Yatırım Fonu (ETF)
Bir endeksi veya varlık grubunu izleyen, borsada işlem gören fon.

Bid (Alış Fiyatı)
Alıcıların ödemeye razı olduğu en yüksek fiyat.

Bileşik Getiri (Compound Return)
Getirilerin yeniden yatırıma dönüştürülmesiyle zaman içinde oluşan toplam getiri etkisi.

C

Cari Açık
Bir ülkenin mal, hizmet ve gelir dengesinde dışa karşı verdiği açık.

Cari Denge
Bir ülkenin dış ticaret, hizmetler ve gelir transferlerinin toplam sonucu.

Cari Oran
Dönen varlıkların kısa vadeli borçlara oranı.

Cari Orta Vadeli Faiz
Merkez bankalarının politika faizine yakın referans faiz oranı.

Carry Trade
Düşük faizli para biriminden borçlanıp yüksek faizli para birimine yatırım yapma stratejisi.

Cayma Hakkı
Türev ürünlerinde yatırımcının belirli süre içinde pozisyonundan vazgeçme hakkı.

CDS (Kredi Temerrüt Takası)
Bir ülke veya kurumun borcunu ödeyememe riskini gösteren sigorta primi benzeri gösterge.

Ciro
Bir şirketin belirli bir dönemde elde ettiği toplam satış geliri.

Core Enflasyon (Çekirdek Enflasyon)
Geçici ve oynak kalemler hariç tutularak hesaplanan enflasyon göstergesi.

Crowdfunding (Kitle Fonlaması)
Projelerin veya girişimlerin çok sayıda kişiden küçük tutarlarla fon toplaması.

Ç

Çapraz Kur (Cross Rate)
İki para birimi arasındaki, üçüncü bir para birimi üzerinden hesaplanan döviz kuru.

Çapraz Teminat
Bir kredinin birden fazla varlıkla teminat altına alınması.

Çarpan Etkisi
Ekonomik sistemde verilen bir harcamadaki değişimin toplam etkiyi katlanarak büyütmesi.

Çekirdek Enflasyon (Core Inflation)
Enerji ve gıda gibi değişken fiyat kalemleri hariç enflasyon göstergesi.

Çeşitlendirme (Diversification)
Riskin azaltılması amacıyla yatırımların farklı varlık türlerine dağıtılması.

Çeşitlendirme Katsayısı
Portföy çeşitlendirmesinin risk azaltmadaki etkisini ölçen katsayı.

Çevrimsel Hisse
Ekonomik döngülere duyarlılığı yüksek şirket hissesi.

Çıkarılmış Sermaye
Şirketin ihraç ettiği ve ortaklara dağıttığı payların toplam nominal değeri.

Çıpa Enflasyon
Beklentileri sabitlemek amacıyla hedeflenen enflasyon seviyesi.

Çift Tepe / Çift Dip
Teknik analizde trend dönüşüne işaret edebilen grafik formasyonları.

Çifte Kayıt (Double Entry)
Muhasebede her işlem için hem borç hem alacak kaydının tutulması prensibi.

Çoklu (Multiple)
Şirket değerlemesinde kullanılan oranlar (F/K, FD/FAVÖK gibi).

Çözülme (Deleveraging)
Borçluluğun azaltılması süreci.

Çalışma Sermayesi (Working Capital)
Dönen varlıklar ile kısa vadeli borçlar arasındaki fark.

Çekirdek Sermaye (Tier 1)
Bankaların en yüksek kaliteli ve kayıp karşılayıcı sermaye unsurları.

Çevrim (Cycle)
Ekonomi ve piyasalarda tekrarlayan büyüme ve daralma dönemleri.

Çok Taraflı Netleştirme (Netting)
Karşılıklı borç ve alacakların tek bir net tutara indirgenmesi.

Çıpa (Anchor)
Para politikasında beklentileri sabitlemek için kullanılan referans hedef veya gösterge.

D

Dalgalanma Aralığı
Fiyatın belirli bir süre içinde hareket ettiği üst ve alt sınırlar.

Dalgalı Kur Rejimi
Döviz kurlarının piyasa arz ve talebine göre belirlendiği, merkez bankasının doğrudan hedeflemediği kur sistemi.

Debi (Drawdown)
Bir yatırımın önceki zirve değerinden düşüş miktarı.

Defansif Hisse
Ekonomik dalgalanmalardan görece az etkilenen, genellikle temel tüketim, sağlık ve kamu hizmetleri sektörlerinde yer alan hisseler.

Deflasyon
Genel fiyat seviyesinin sürekli olarak düşmesi. Talep daralması ve ekonomik durgunlukla ilişkilidir.

Deflasyonist Beklenti
Fiyatların düşeceği beklentisi; tüketici ve yatırımcı davranışlarını etkiler.

Defter Değeri
Şirketin özkaynaklarının muhasebe değeri.

Değer Hissesi (Value Stock)
Piyasa fiyatının, şirketin temel değerine göre düşük olduğu düşünülen hisse senedi.

Değerleme (Valuation)
Bir varlığın veya şirketin adil değerinin finansal modellerle hesaplanması süreci.

Değerleme Çarpanları
Şirket değerini ölçmek için kullanılan oranlar (F/K, PD/DD, FD/FAVÖK gibi).

Değişken Faiz
Faiz oranının piyasa koşullarına veya referans faize göre zaman içinde değiştiği faiz türü.

Dejeneratif Risk
Piyasalarda kademeli değer kaybı riski; yaygın olarak likidite veya kredi koşullarında ortaya çıkar.

Delist (Piyasadan Çıkış)
Bir menkul kıymetin borsa kotundan çıkarılması.

Denetim Görünürlüğü
Bir şirketin finansal tablolarının üçüncü taraf denetiminden geçmiş olması.

Denge Fiyatı
Piyasa arz ve talebinin eşitlendiği fiyat seviyesi.

Denge Geliri
Toplam arz ile toplam talebin eşitlendiği üretim seviyesi.

Denge Portföyü
Risk ve getiriyi dengelemeyi amaçlayan varlık dağılımı.

Dengeleyici Portföy
Risk ve getiri arasında optimal denge hedefiyle oluşturulan portföy yapısı.

Depresyon
Uzun süreli ve derin ekonomik daralma dönemi. Resesyondan daha ağırdır.

Derinlik (Market Depth)
Bir piyasada belirli fiyat seviyelerinde bulunan alış ve satış emirlerinin miktarı.

Devre Kesici
Aşırı fiyat hareketlerinde işlemleri geçici olarak durduran borsa mekanizması.

Dış Borç
Bir ülkenin yabancı para cinsinden veya yabancı kreditörlere olan toplam borcu.

Dışsallık
Bir ekonomik faaliyetin, taraf olmayan üçüncü kişiler üzerinde yarattığı etki.

Direnç Seviyesi
Fiyatın yükselmekte zorlandığı, satış baskısının arttığı teknik analiz seviyesi.

Diversifikasyon Primi
Portföy çeşitlendirmesi sayesinde riskin düşmesiyle elde edilen avantaj.

Doğrudan Yabancı Yatırım (FDI)
Yabancı sermayenin üretim veya şirket satın alma yoluyla ülkeye girişi.

Dönemsel Getiri
Belirli kısa dönemlerde elde edilen getiri.

Döviz Kuru Rejimi
Bir ülkenin döviz kurunu nasıl yönettiğini tanımlayan sistem (sabit, dalgalı vb.).

Döviz Pozisyonu
Bir kurumun veya yatırımcının döviz cinsinden varlık ve yükümlülük dengesi.

Döviz Rezervi
Bir ülke merkez bankasının elinde tuttuğu yabancı para ve altın stoku.

Duran Varlık
Bir yıldan uzun süre kullanılmak üzere elde tutulan varlıklar (bina, makine, patent vb.).

E

Efektif Faiz Oranı
Bir yatırımın veya borcun tüm maliyetlerini içeren gerçek faiz oranı.

Ek Bilanço Riski
Artan borç veya varlık değer kaybı nedeniyle bilanço dayanıklılığının zayıflaması.

Ek Getiri (Excess Return)
Bir yatırımın risksiz getiri veya referans endeks üzerindeki fazladan kazancı.

Ekonomik Büyüme
Bir ekonominin üretim kapasitesinin ve toplam çıktısının artması.

Ekonomik Daralma
Ekonomik faaliyetlerin genel olarak yavaşlaması veya küçülmesi.

Ekonomik İyileşme
Resesyon sonrası üretim ve talebin yükselmeye başlaması süreci.

Ekonomik Katma Değer (EVA)
Şirketin sermaye maliyeti üzerindeki gerçek ekonomik kârı.

Ekonomik Rant
Üretim faktörünün, minimum gerekli getirinin üzerinde elde ettiği kazanç.

Ekonomik Sürdürülebilirlik
Bir ekonominin uzun vadeli dengeli büyüme kapasitesi.

Elliott Dalga Teorisi
Piyasa fiyatlarının belirli dalga düzenleri içinde hareket ettiğini varsayan teknik analiz yaklaşımı.

Emir Defteri
Borsada belirli bir varlık için girilmiş alış ve satış emirlerinin listesi.

Emtia
Altın, petrol, buğday gibi standartlaştırılmış ve ticareti yapılan temel mallar.

Endeks
Belirli bir piyasa veya varlık grubunun genel performansını ölçen gösterge.

Endeks Ağırlığı
Bir hissenin endeks içindeki temsil oranı.

Endeks Fon (Index Fund)
Pasif yatırım stratejisiyle belirli endeksi takip eden yatırım fonu.

Enflasyon
Genel fiyat seviyesinin zaman içinde sürekli artması.

Enflasyon Beklentisi
Gelecekteki fiyat artışlarına ilişkin piyasa öngörüsü.

Enflasyon Kıskacı
Yüksek enflasyonun ekonomik büyümeyi ve yatırım kararlarını olumsuz etkilediği durum.

Enflasyondan Arındırılmış Getiri (Reel Getiri)
Nominal getiriden enflasyonun çıkarılmasıyla elde edilen gerçek kazanç.

EPS (Hisse Başına Kâr)
Şirketin net kârının toplam hisse sayısına bölünmesiyle elde edilen değer.

Erişilebilir Getiri
Likidite ve zaman sınırlamaları dikkate alınarak ulaşılabilir getiri hedefi.

Esnek Para Politikası
Merkez bankasının ekonomik koşullara göre politika araçlarını aktif biçimde kullanması.

ETF Likiditesi
Bir borsa yatırım fonunun kolay alınıp satılabilme düzeyi.

Etkin Getiri Eğrisi
Tüm vadelerdeki faizlerin ve getirilerin tek bir çizgi altında gösterimi.

Etkin Piyasa Hipotezi
Tüm mevcut bilginin fiyatlara anında ve tam olarak yansıdığı piyasa modelidir.

Etkinlik Kaybı (Ölü Ağırlık Kaybı)
Vergi veya müdahale nedeniyle piyasada oluşan refah kaybı.

Eurobond
Bir ülke veya şirketin yabancı para cinsinden ihraç ettiği uzun vadeli borçlanma aracı.

Eurodolar
ABD doları cinsinden, ABD dışındaki bankalarda tutulan mevduatlar.

Exit (Çıkış)
Bir yatırımın realize edilerek pozisyondan çıkılması.

F

Faiz Artışı
Merkez bankasının politika faizini yükseltmesi. Genellikle enflasyonla mücadele amacı taşır.

Faiz Duyarlılığı
Bir varlığın faiz değişimlerine verdiği tepki.

Faiz İndirimi
Ekonomiyi canlandırmak amacıyla faiz oranlarının düşürülmesi.

Faiz Marjı Riski
Faiz oranlarındaki değişimlerin bankanın net faiz gelirine etkisi.

Faiz Oranı
Borç verilen paranın kullanım bedeli. Para politikası ve yatırım kararlarında temel belirleyicidir.

Faiz Riski
Faiz oranlarındaki değişimlerin yatırımın değerini olumsuz etkileme ihtimali.

FAVÖK (EBITDA)
Faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr. Operasyonel performans göstergesi olarak kullanılır.

Fed (ABD Merkez Bankası)
ABD para politikasını belirleyen merkez bankası. Küresel piyasalar üzerinde güçlü etkiye sahiptir.

Fırsat Maliyeti
Bir kaynağın en iyi alternatif kullanımından vazgeçilmesiyle doğan maliyet.

Finansal Araç
Yatırım veya borçlanma amacıyla kullanılan her türlü enstrüman.

Finansal Denetim
Bir şirketin mali tablolarının bağımsız uzmanlar tarafından incelenmesi.

Finansal Kaldıraç
Borç kullanılarak yatırımın getirisinin artırılmaya çalışılması.

Finansal Kriz
Finansal sistemde güven kaybı ve likidite sıkışıklığıyla ortaya çıkan geniş çaplı çöküş.

Finansal Okuryazarlık
Bireylerin finansal kavramları anlayabilme ve bilinçli karar alabilme yetkinliği.

Finansal Piyasa Derinliği
Belirli fiyat seviyelerinde yeterli alım ve satım hacmi bulunması.

Fiyat Düzeltmesi
Aşırı yükseliş sonrası piyasanın normale dönüş eğilimi.

Fiyat Kazanç Oranı (F/K)
Hisse fiyatının hisse başına kâra oranı. Değerleme çarpanı olarak yaygın kullanılır.

Fiyatlama Gücü
Bir şirketin maliyet artışlarını fiyatlara yansıtabilme kabiliyeti.

Fon
Yatırımcıların bir araya getirdiği paraların profesyonelce yönetildiği yatırım aracı.

Fon Sepeti
Birden fazla fondan oluşan yatırım paketi.

Fon Yönetim Ücreti
Fonun yönetimi karşılığında alınan yıllık maliyet.

Forward Eğrisi
Gelecekteki vadeler için oluşan fiyat beklentileri.

Forward Sözleşme
Belirli bir varlığın gelecekte, önceden belirlenen fiyattan alınıp satılmasını öngören sözleşme.

Futures (Vadeli İşlem)
Standartlaştırılmış, borsada işlem gören ileri tarihli alım–satım sözleşmesi.

G

GAP (Fiyat Boşluğu)
Piyasa açılışında bir önceki kapanışa göre fiyatın boşluk bırakarak açılması durumu.

Gelir Dağılımı
Bir ekonomide toplam gelirin bireyler veya gruplar arasında paylaşımı.

Gelir Tablosu
Bir şirketin belirli bir dönemdeki gelirlerini, giderlerini ve net kârını gösteren finansal tablo.

Getiri (Return)
Bir yatırımın belirli bir süre sonunda sağladığı kazanç veya kayıp oranı.

Getiri Eğrisi (Yield Curve)
Farklı vadelerdeki borçlanma araçlarının faiz oranlarını gösteren grafik. Ekonomik beklentiler hakkında sinyal verir.

Getiri Eğrisi Spread’i
Kısa ve uzun vadeli getiriler arasındaki farkın ölçüsü.

Getiri Primi
Riskli bir yatırımın, risksiz getiri üzerindeki fazlalığı.

Getiri Volatilitesi
Bir yatırımın getirilerindeki dalgalanma düzeyi. Risk göstergesi olarak kullanılır.

Geri Alım (Buyback)
Şirketin piyasadaki kendi hisselerini geri satın alması. Hisse başına kârı ve fiyatı etkileyebilir.

Geri Çağrılabilir Tahvil (Callable Bond)
İhraççının, tahvili vadesinden önce geri ödeme hakkına sahip olduğu borçlanma aracı.

Geri Dönüşümlü Risk (Reversible Risk)
Riskin zaman içinde ortadan kaldırılabilme veya azaltılabilme potansiyeli.

Gider Oranı (Expense Ratio)
Bir fonun yıllık toplam giderlerinin fon büyüklüğüne oranı.

Gini Katsayısı
Gelir eşitsizliğini ölçen istatistiksel gösterge.

Gizli Enflasyon
Resmî verilerle tam yansımayan, satın alma gücündeki fiilî erimeyi ifade eden kavramsal terim.

Global Finansal Koordinasyon
Merkez bankaları ve uluslararası kuruluşlar arasında politika uyum süreci.

Global Likidite
Dünya genelindeki toplam fonlama imkânı.

Göstergeler (Indicators)
Ekonomik veya teknik analizde kullanılan ölçüm araçları (RSI, MACD, PMI vb.).

Gözetimci Otomatik Emir
Belirli kriterler sağlandığında tetiklenen otomatik işlem emri.

Grafik Formasyonu
Fiyat grafiklerinde tekrar eden ve olası yön hakkında ipucu veren şekiller.

Green Shoe (Yeşil Ayakkabı)
Halihazırda yapılan halka arzda ek hisse satışı opsiyonu.

Gri Pazar
Resmî olmayan, kayıt dışı fiyat oluşumlarının görüldüğü piyasa bölgesi.

Grup Şirketi
Aynı holding veya ana ortaklık çatısı altında faaliyet gösteren şirket.

Guvernör
Merkez bankası yönetim kurulu başkanı veya lideri.

Gün İçi İşlem (Day Trading)
Aynı gün içinde açılıp kapatılan kısa vadeli işlemler.

H

Hacim (Volume)
Belirli bir zaman aralığında işlem gören toplam varlık miktarı.

Hajim (Japon Türev Terimi)
Teknik analizde kullanılan özel bir formasyon terimi.

Halka Arz (IPO)
Bir şirketin hisselerinin ilk kez halka açık yatırımcılara sunulması.

Hareketli Ortalama
Fiyatların belirli bir dönem ortalamasını alarak trendi yumuşatan teknik analiz göstergesi.

Hedge (Korunma)
Fiyat dalgalanmalarına karşı riski azaltmak amacıyla yapılan dengeleyici işlemler.

Hedge Fon
Esnek yatırım stratejileri kullanan, genellikle nitelikli yatırımcılara açık fon türü.

Hedge Oranı
Korunma işleminin ana pozisyona oranı.

Hedger
Riskten korunma stratejisi uygulayan yatırımcı ya da kurum.

Hesap Dönemi
Bir işletmenin mali performansının ölçüldüğü belirli zaman aralığı.

Hızlı Piyasa
Ani fiyat hareketlerinin görüldüğü piyasa koşulu.

Hiper Enflasyon
Fiyatların kontrolsüz ve çok hızlı arttığı aşırı enflasyon durumu.

Hisse Başına Temettü
Bir şirketin dağıttığı temettünün hisse adedine bölünmesiyle bulunan tutar.

Hisse Devir Oranı (Turnover)
Belirli bir dönemde işlem gören hisselerin toplam hisse sayısına oranı.

Hisse Endeksi Vadeli İşlem (Index Futures)
Belirli bir hisse endeksini gelecekte alım–satımına yönelik sözleşme.

Hisse Senedi
Bir şirketin sermayesine ortaklığı temsil eden menkul kıymet.

Hisse Senedi [Ters] Bölünmesi
Hissenin nominal birim değerinin düşürülerek hisse adedinin artırılması süreci.

Hisse Seyrelmesi (Dilution)
Yeni hisse ihracıyla mevcut payların oranının azalması.

Holding İskontosu
Holding şirketlerinin piyasa değerinin, sahip oldukları varlıkların toplam değerinin altında kalması durumu.

ŞU YAZI DA İLGİNİ ÇEKEBİLİR:  Modern Kölelik: Borç Sarmalı ve Finansal Sistem

I

IBOR (Interbank Offered Rates)
Bankalararası referans faiz oranı serisi.

İ

İç Borç
Bir ülkenin kendi para birimi cinsinden, yerli yatırımcılara olan borcu.

İç Getiri Oranı (IRR)
Bir yatırımın net bugünkü değerini sıfıra eşitleyen iskonto oranı.

İç Piyasa
Bir ülkenin kendi sınırları içindeki üretim, tüketim ve ticaret alanı.

İçsel Değer (Intrinsic Value)
Bir varlığın, temel analizle hesaplanan gerçek değeri.

İçsel Getiri Eğrisi
Belirli vadelerdeki faiz oranlarının eğri şeklinde gösterimi.

İçsel Getiri Oranı (IRR)
Bir yatırımın nakit akışlarının bugünkü değeri ile maliyetinin eşit olduğu iskonto oranı.

İhracat
Bir ülkenin ürettiği mal ve hizmetleri yurt dışına satması.

İhraç
Menkul kıymetlerin yatırımcılara sunulması süreci.

İhraççı
Menkul kıymeti piyasaya süren kurum veya şirket.

İhtiyati Politika (Makroihtiyati)
Finansal sistemin genel istikrarını korumaya yönelik düzenleyici önlemler.

İkame Getiri
Bir yatırımın yerine tercih edilebilecek alternatif yatırımın sunduğu getiri.

İkincil Piyasa
Daha önce ihraç edilmiş menkul kıymetlerin alınıp satıldığı piyasa.

İleri Düzey Emir
Şarta bağlı veya algoritmik emir türleri.

İleri Tarihli İşlem
Belirli bir varlığın gelecekteki bir tarihte alım veya satımını içeren sözleşme.

İndikatör
Piyasa yönü veya ekonomik durum hakkında sinyal üreten ölçüm aracı.

İndirimli Nakit Akımı (DCF)
Gelecekteki nakit akımlarının bugünkü değere indirgenmesiyle yapılan değerleme yöntemi.

İpotekli Menkul Kıymet
Gayrimenkul teminatlı borçlanma araçları.

İskonto (Discount)
Bir varlığın nominal veya teorik değerinin altında işlem görmesi.

İskonto Oranı
Gelecek nakit akımlarını bugüne indirmede kullanılan oran.

İşlem Maliyeti
Alım–satım sırasında ödenen komisyon, vergi ve diğer giderler.

İşlem Saati
Bir piyasada alım–satım yapılabilen zaman aralığı.

İstihdam Verisi
Bir ekonomide çalışan kişi sayısını ve işsizlik oranlarını gösteren veriler.

İstikrarlı Getiri
Zaman içinde düşük oynaklıkla devam eden düzenli kazanç profili.

İstikrarsızlık Primi
Politik veya ekonomik belirsizlik nedeniyle yatırımcıların talep ettiği ek getiri.

İtfa
Bir borcun veya tahvilin vade sonunda veya planlı şekilde geri ödenmesi.

İtfa Takvimi
Borçların hangi tarihlerde geri ödeneceğini gösteren plan.

İvme (Momentum)
Fiyat hareketlerinin hızını ve devam etme eğilimini ifade eden kavram.

J

Japon Yeni Paritesi
Japon Yeni’nin yatırım portföyündeki referans parite değeri.

Jensen Alfa
Bir portföyün, beklenen getirisinin üzerinde sağladığı performansı ölçen risk ayarlı getiri göstergesi.

Jeopolitik Prim
Siyasi ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle varlık fiyatlarına eklenen risk bileşeni.

Jeopolitik Risk
Savaş, yaptırım, siyasi kriz gibi gelişmelerin piyasa ve varlık fiyatları üzerindeki olumsuz etkileri.

Jiroskopik Risk
Piyasaların kısa süreli kendi içinde döngü yapma eğilimi.

Joint Account (Ortak Hesap)
Birden fazla kişi tarafından ortak kullanılan banka veya yatırım hesabı.

Joint Stock Company (Anonim Şirket)
Sermayesi paylara bölünmüş, ortakların sorumluluğu sermaye paylarıyla sınırlı şirket türü.

Joint Venture (Ortak Girişim)
İki veya daha fazla tarafın belirli bir proje veya faaliyet için kurduğu ortaklık yapısı.

J-Kur (Japon Yeni Kuru)
Japon Yeni’nin diğer para birimleri karşısındaki değeri; carry trade işlemlerinde sık takip edilir.

Jobless Claims (İşsizlik Başvuruları)
ABD’de haftalık açıklanan, işsizlik maaşı başvurularını gösteren makroekonomik veri.

Junk Bond (Yüksek Getirili Tahvil)
Kredi notu düşük ihraççılar tarafından çıkarılan, yüksek faiz sunan ancak temerrüt riski yüksek tahviller.

Junk Spread
Yüksek getirili (junk) tahviller ile yatırım yapılabilir seviye tahviller arasındaki faiz farkı.

Just-in-Time Finansman
Likiditenin yalnızca ihtiyaç anında sağlandığı finansman yaklaşımı.

K

Kaldıraç (Leverage)
Borç kullanarak yatırımın büyüklüğünü artırma yöntemi. Getiriyi artırabileceği gibi riski de yükseltir.

Kaldıraç Oranı
Toplam varlıkların özkaynağa oranı; finansal risk düzeyini gösterir.

Kaldıraç Etkisi Katsayısı
Kaldıraç kullanımının portföy getirisi üzerindeki çarpan etkisinin ölçüsü.

Kalıcı Getiri (Persistent Return)
Zaman içinde istikrarlı sağlanan getirinin uzun vadeli ortalaması.

Kamu Borcu
Devletin iç ve dış kaynaklardan aldığı toplam borç.

Kapasite Kullanım Oranı
Sanayi tesislerinin mevcut üretim kapasitesini ne ölçüde kullandığını gösteren oran.

Kar Payı Reinvestisyonu
Temettü gelirlerinin yeniden yatırıma dönüştürülmesi.

Kar Realizasyonu
Fiyat yükselişi sonrası kârı nakde çevirerek pozisyondan çıkma işlemi.

Karlılık Oranları
Bir şirketin kâr üretme gücünü ölçen finansal oranlar (net kâr marjı, ROE, ROA).

Kartel
Piyasada faaliyet gösteren firmaların fiyat veya üretim miktarı üzerinde anlaşması.

Katılım Endeksi
Faizsiz finans ilkelerine uygun şirketlerden oluşan borsa endeksi.

Katılım Oranı
Bir yatırım fonuna katılım sağlayan yatırımcıların toplam pay içindeki oranı.

Kaynak Ayrıştırma
Bir portföyün fon kaynaklarının amaç bazlı ayrılması.

Kelly Kriteri
Bahis ve yatırım kararlarında optimal pozisyon büyüklüğünü belirleme kuralı.

Kısa Pozisyon
Bir varlıkta fiyat düşüşü beklentisiyle açılan pozisyon.

Kısa Vadeli Borç Çevrim Süresi
Bir şirketin kısa vadeli borçlarını ödeme süresi.

Kısa Vadeli Borçlanma Senetleri
Kısa vadede geri ödenmesi planlanan borçlanma araçları.

Kısa Vadeli Yatırım
Genellikle bir yılın altındaki yatırım süresi.

Kira Sertifikası (Sukuk)
Faizsiz finans prensiplerine uygun, varlığa dayalı borçlanma aracı.

Korelasyon
İki varlığın birlikte hareket etme derecesi.

Kredi Derecelendirme Notu
Bir ülke veya şirketin borçlarını geri ödeme kabiliyetini gösteren not.

Kredi Riski
Borçlunun yükümlülüklerini yerine getirememe ihtimali.

Kredi Spread’i
Farklı kredi riskine sahip borçlanma araçları arasındaki faiz farkı.

Kripto Para
Blokzincir teknolojisine dayalı, merkeziyetsiz dijital varlık.

Kur Riski
Döviz kurlarındaki değişimlerin yatırım değerini etkileme riski.

Kur Sabitleme (Hedging)
Gelecekteki döviz riskine karşı bugünden kurun sabitlenmesi.

Kur Sepeti
Birden fazla dövizden oluşan referans kur yapısı.

L

Libor
Bankalar arası kısa vadeli borçlanma faiz oranı referansı (küresel referans olarak yerini alternatiflere bırakmıştır).

Likidite
Bir varlığın hızlı ve değer kaybı yaşamadan nakde çevrilebilme kolaylığı.

Likidite Daralması
Piyasalarda nakit akışının zayıflaması.

Likidite Riski
Bir varlığın istenilen anda makul fiyattan satılamama ihtimali.

Limit Aşımı
Belirlenen risk veya pozisyon sınırlarının geçilmesi.

Limit Emir
Belirlenen fiyat veya daha iyi bir seviyeden gerçekleşmesi şartıyla verilen emir türü.

Likidite Enjeksiyonu
Merkez bankasının piyasalara para vererek finansal sistemi rahatlatması.

Likidite Etkisi
Bir varlığın piyasa derinliğine ve hızlı alım-satıma olanak verebilme gücü.

Likidite Primi
Düşük likiditeli varlıklara yatırım yapmanın karşılığı olarak talep edilen ek getiri.

Likidite Sağlayıcı
Piyasalardaki alım–satım hacmini artırarak fiyat istikrarı sağlayan kuruluş veya algoritma.

Likit Fon
Kısa vadeli ve düşük riskli varlıklara yatırım yapan, hızlı nakde dönüş sağlayan fon türü.

LTV (Loan to Value)
Kredi tutarının teminat değerine oranı; özellikle konut kredilerinde kullanılır.

Long Pozisyon
Bir varlıkta fiyat artışı beklentisiyle açılan alım yönlü pozisyon.

Lot
Borsada işlem gören menkul kıymetler için standart işlem birimi.

M

Makroekonomi
Ekonomiyi bütün olarak inceleyen disiplin; büyüme, enflasyon, işsizlik ve para politikası gibi konuları kapsar.

Makro Risk
Ekonominin genelinden kaynaklanan sistematik risk.

Marj (Margin)
Kaldıraçlı işlemlerde pozisyon açmak için yatırılması gereken teminat tutarı.

Marj Çağrısı (Margin Call)
Teminat seviyesi düştüğünde yatırımcıdan ek teminat talep edilmesi.

Marjinal Vergi Oranı
Gelirin en üst düzeyindeki vergi yükünü ifade eden orandır.

Mark-to-Market
Bir varlığın değerinin piyasa fiyatına göre güncellenmesi yöntemi.

Maturity (Vade Tarihi)
Bir finansal aracın ana para ve faiz ödemelerinin tamamlandığı tarih.

Medyan Getiri
Getiri dağılımının ortanca değerini ifade eden ölçüt.

Menkul Kıymet
Alınıp satılabilen finansal varlıklar (hisse, tahvil, bono vb.).

Menkul Kıymetler Takas Merkezi (MKK)
Sermaye piyasasında menkul kıymet kayıt ve takasını yöneten kurum.

Merkez Bankası Rezervleri
Bir ülkenin döviz ve altın varlıkları; kur ve finansal istikrar için kullanılır.

Minimum Getiri Hedefi
Yatırımcının kabul edebileceği en düşük getiri oranı.

Minimum Varyans Portföyü
En düşük oynaklık hedefiyle oluşturulan portföy.

Momentum
Fiyat hareketinin hızını ve yönlü devam etme eğilimini ifade eden kavram.

Mortgage
Gayrimenkul teminatlı uzun vadeli kredi türü.

Mutlak Getiri
Piyasa koşullarından bağımsız olarak pozitif getiri hedefleyen yaklaşım.

N

Nakit Akış Tablosu
Bir işletmenin nakit giriş ve çıkışlarının dönemsel olarak gösterildiği tablo.

Net Aktif Değer (NAV)
Bir fonun varlıklarının, borçlar düşüldükten sonraki toplam değeri.

Net Borç
Toplam borçlardan nakit ve nakit benzerlerinin çıkarılmasıyla bulunan tutar.

Net Borç/EBITDA
Şirketin borçluluğunu kârlılığına göre ölçen finansal oran.

Net Faiz Marjı
Bankaların faiz gelirleri ile faiz giderleri arasındaki farkın aktiflere oranı.

Net Kâr
Tüm giderler ve vergiler düşüldükten sonra kalan nihai kâr.

Nominal Döviz Kuru
Bir para biriminin başka bir para birimi karşısındaki değeri.

Nominal Getiri
Enflasyon etkisi dikkate alınmadan hesaplanan getiri.

O

Objektif Getiri
Yatırımcının sübjektif beklentilerinden bağımsız olarak ölçülen gerçekleşmiş getiri.

Olağanüstü Kar (Non-recurring Profit)
Tek seferlik faaliyet veya satıştan elde edilen kâr.

Olasılık Dağılımı
Bir yatırımın farklı getiri senaryolarının olasılıklarını gösteren istatistiksel yapı.

Opsiyon
Belirli bir varlığı, belirli bir tarihte veya tarihe kadar, önceden belirlenen fiyattan alma veya satma hakkı.

Opsiyon Delta
Opsiyon fiyatının, dayanak varlığın fiyatındaki değişime duyarlılığını gösteren katsayı.

Opsiyon Gamma
Delta’nın, dayanak varlık fiyatına göre değişim hızını ölçen opsiyon göstergesi.

Opsiyon Primi
Opsiyon sözleşmesi için ödenen bedel.

Opsiyon Theta
Zaman geçişinin opsiyon fiyatı üzerindeki olumsuz etkisini ifade eden ölçüt.

Opsiyon Uygulama Fiyatı (Strike Price)
Opsiyon sahibinin alım veya satım hakkını kullanacağı fiyat seviyesi.

Opsiyon Vega
Opsiyon fiyatının volatilite değişimine duyarlılığını gösteren katsayı.

Opsiyon Yunanları (Greeks)
Opsiyon fiyatlarının dayanak varlık fiyatı, volatilite gibi parametrelere duyarlılığını ölçen katsayılar.

Oran Analizi
Şirket performansını ölçmek için finansal oranların kullanılması.

Ortaklık Payı
Bir yatırımcının şirket sermayesindeki sahiplik oranı.

Ortaklık Yapısı
Bir şirketin hissedar dağılımı.

Ortalama Maliyet
Bir varlığın farklı fiyatlardan alınması sonucu oluşan ortalama fiyat.

Ortalama Vade
Bir portföydeki varlıkların vadelerinin ağırlıklı ortalaması.

Oylama Hakkı (Voting Rights)
Hissedarın şirket kararlarında kullanabileceği oy hakları.

Oynaklık (Volatilite)
Bir varlığın fiyatındaki dalgalanma derecesi.

Ö

Ödenmiş Sermaye
Ortaklar tarafından şirkete fiilen yatırılmış sermaye.

Özkaynak
Şirket varlıklarından borçlar çıkarıldığında kalan değer.

Özkaynak Karlılığı (ROE)
Şirketin özkaynaklarını ne kadar verimli kullandığını gösteren oran.

Öncü Gösterge
Ekonomik gelişmeleri önceden işaret eden veri.

P

Para Politikası
Merkez bankasının faiz ve likidite araçlarıyla ekonomiyi yönlendirmesi.

Pareto Etkinliği
Hiçbir bireyin durumunu kötüleştirmeden başka bir bireyin durumunu iyileştirememe durumu.

Parite
İki varlık veya para biriminin değer oranı.

Pasif (Yükümlülük)
Şirketin borçları ve yükümlülükleri.

Pazar Derinliği
Bir menkul kıymetin emir defterindeki hacim ve fiyat aralığı ölçüsü.

Pazar Psikolojisi
Yatırımcıların algı ve davranışlarının piyasa fiyatlarına yansıması.

Piyasa Katılımcısı
Piyasada işlem gerçekleştiren kişi veya kurum.

Piyasa Simetrisi
Alım ve satım emirlerinin dengede olduğu durum.

Portföy
Bir yatırımcının sahip olduğu tüm varlıklar.

Portföy Beta
Portföyün piyasa riskine göre duyarlılığı.

Portföy Dağılımı
Yatırımların varlık sınıflarına göre oranlanması.

Portföy Riski
Portföyün toplam oynaklık ve kayıp potansiyeli.

Portföy Teorisi (Modern Portföy Teorisi)
Risk ve getiri optimizasyonu ilkelerine dayalı varlık dağılımı yaklaşımı.

Piyasa Başarısızlığı
Serbest piyasanın kaynakları etkin dağıtamadığı durumlar.

Piyasa Değeri
Bir şirketin hisselerinin toplam piyasa değeri.

Piyasa Etkisi
Büyük işlemlerin fiyat üzerinde yarattığı baskı.

Pozisyon Büyüklüğü
Her bir yatırımın toplam portföy içindeki parasal ağırlığı.

Pozisyon Taşıma
Bir yatırımın gün sonuna veya vadeye kadar elde tutulması.

Pozitif Nakit Akışı
Bir yatırımın veya işletmenin nakit girişlerinin nakit çıkışlarından fazla olması durumu.

R

Rebalans (Portföy Dengeleme)
Belirli periyotlarda portföy varlık dağılımının hedef oranlara geri getirilmesi.

Reel Faiz
Nominal faizden enflasyonun çıkarılmasıyla elde edilen faiz oranı.

Reel Getiri Oranı
Enflasyon sonrası elde edilen net kazanç.

Refah Katsayısı
Bir yatırımcının refah seviyesini portföy riskine göre ölçen yaklaşım.

Resesyon
Ekonomik faaliyetin art arda daraldığı dönem.

Risk Faktörü
Bir yatırımın değerini etkileyen belirsizlik unsuru veya değişken.

Risk Primi
Belirsizlik karşılığında talep edilen ek getiri.

Risk/Getiri Oranı
Bir yatırımın sunduğu getiriye karşı üstlenilen riskin ölçüsü.

Riske Maruz Değer (VaR)
Belirli bir güven düzeyinde beklenen maksimum kayıp tahmini.

Riskten Kaçınma
Yatırımcının belirsizlikten uzak durma eğilimi.

S

Sabit Getirili Menkul Kıymet
Faizi önceden belli olan borçlanma araçları.

Sentiment Analizi
Piyasa duyarlılığı ve yatırımcı hissiyatını ölçen analiz yöntemi.

Senyoraj
Para basımıyla devletin elde ettiği gelir.

Serbest Nakit Akışı (Free Cash Flow)
Şirketin tüm faaliyetlerden sonra elde kalan ve dağıtılabilir nakit tutarı.

Sermaye Akım Hızı
Belirli bir piyasaya giren veya çıkan sermaye miktarının zaman içindeki hızı.

Sermaye Akışı
Fonların ülkeler veya varlıklar arasında hareketi.

Sermaye Artırımı
Şirketin yeni hisse ihraç ederek sermayesini büyütmesi.

Sermaye Ayarlaması
Bir şirketin sermaye yapısını yeniden düzenlemesi (ör. hisse bölünmesi).

Sermaye Piyasaları Kurulu (SPK)
Türkiye’de sermaye piyasalarını düzenleyip denetleyen yetkili kurum.

Sharpe Oranı
Risk başına getiriyi ölçen performans göstergesi.

Sistematik Risk
Tüm piyasayı etkileyen, çeşitlendirmeyle yok edilemeyen risk.

Spread
Alış ve satış fiyatı arasındaki fark.

Stop-Loss
Zararı sınırlamak için belirlenen otomatik satış seviyesi.

Swap (Takas)
İki taraf arasında belirli finansal yükümlülüklerin değiş tokuşu.

Swap Piyasası
Faiz, döviz gibi finansal yükümlülüklerin taraflar arasında takas edildiği piyasa.

Ş

Şirket Değeri (Enterprise Value)
Piyasa değeri + net borç toplamı.

Şeffaf Finansal Raporlama
Finansal tabloların açıklık ve şeffaflık ilkelerine göre düzenlenmesi.

Şeffaflık
Finansal bilgilerin açık ve erişilebilir olması.

T

Tahvil
Borçlanma amacıyla çıkarılan, faiz getirili menkul kıymet.

Tahvil Getiri Katsayısı
Tahvilin getirisine ilişkin oransal ölçüt.

Takas Odası (Clearing House)
Finansal işlemlerin takasını güvence altına alan merkez.

Takip Eden Stop (Trailing Stop)
Fiyat yükseldikçe yukarı taşınan zarar-kes seviyesi.

Talep Esnekliği
Fiyat değişimlerinin talep miktarı üzerindeki etkisi.

Tam Rekabet Piyasası
Çok sayıda alıcı ve satıcının bulunduğu, fiyat belirleme gücünün olmadığı piyasa.

Temel Analiz
Şirketin finansal verileri ve makro koşullarla yapılan değerleme.

Temerrüt Riski
Borçlunun yükümlülüklerini yerine getirememe ihtimali.

Teknik Analiz
Fiyat ve hacim verileriyle yapılan piyasa analizi.

Temettü
Şirketin kârından ortaklara dağıttığı pay.

Teminat Tamamlama
Yetersiz kalan teminatın ek yatırımla giderilmesi.

Ticaret Akımları
Bir ülkenin ithalat ve ihracat faaliyetlerinin toplam hacmi ve yönü.

U

UFRS (Uluslararası Finansal Raporlama Standartları)
Küresel muhasebe ve raporlama standartları.

Uluslararası Likidite
Küresel finans sisteminde dolaşımdaki fonların toplam erişilebilirliği.

Uluslararası Portföy Yatırımı
Yabancı piyasalardaki finansal varlıklara yapılan yatırım.

Uluslararası Rezerv Para
Küresel ticaret ve finansal işlemlerde yaygın olarak kullanılan para birimi.

Uyarlanmış Getiri
Vergi, enflasyon veya risk etkileri hesaba katılarak düzeltilmiş getiri.

Uygulama Riski
Teorik olarak doğru olan bir yatırım stratejisinin pratikte beklenen sonucu vermeme ihtimali.

Uyum Riski (Compliance Risk)
Yasal ve düzenleyici kurallara uyulmamasından kaynaklanan risk.

Uzun Dönem Ortalama Maliyet
Tüm üretim faktörlerinin değişken olduğu dönemdeki maliyet ortalaması.

Uzun Vadeli Borç
Vadesi bir yıldan uzun olan finansal yükümlülükler.

Uzun Vadeli Sermaye
Kısa vadeli dalgalanmalara duyarsız, kalıcı yatırım amaçlı fonlar.

Uzun Vadeli Yatırım
Kısa fiyat dalgalanmalarından bağımsız, yıllar süren yatırım yaklaşımı.

Ü

Ücret Verimliliği
Bir yatırım fonunun yönetim ücreti karşılığında sunduğu getiri/verimlilik ilişkisi.

Ücretli Hizmet Masrafı
Bir fon veya finansal hizmet sağlayıcısının yatırımcılardan aldığı hizmet ücreti.

Ülke Riski
Bir ülkenin politik ve ekonomik koşullarından kaynaklanan riskler.

ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi)
Üretici maliyetlerindeki değişimi ölçen enflasyon göstergesi.

V

Vade Uyumsuzluğu
Gelir ve borç vadelerinin örtüşmemesi.

Vade Riski
Bir varlığın vade yapısının getiri ve risk üzerindeki etkisi.

Vadeli İşlem
Belirli bir varlığın gelecekte alım veya satımını konu alan sözleşme.

Varlık Dağılımı (Asset Allocation)
Portföyün varlık sınıflarına göre yapılandırılması.

Varlık Balonu
Fiyatların temel değerlerin çok üzerine çıkması durumu.

Volatilite İvmesi
Fiyat oynaklığının hızla arttığı durum.

Volatilite Skoru
Fiyat oynaklığının nicel skorlaması.

Y

Yatırım Performans Ölçütleri
Sharpe, Treynor, Jensen gibi performans ölçüm metodları.

Yatırımcı Psikolojisi
Duyguların yatırım kararları üzerindeki etkisi.

Yatırımcı Sınıflaması
Risk toleransı, yatırım süresi ve stratejilere göre yatırımcı gruplandırma tipi.

Yatırım Stratejisi
Hedef, süre ve risk tercihlerine göre oluşturulan yatırım planı.

Yatırım Tezi
Bir yatırımın neden yapıldığını açıklayan temel gerekçe.

Yatay Seyir
Fiyatların belirli bir bantta hareket etmesi.

Yield Curve (Getiri Eğrisi)
Farklı vadelerdeki tahvil getirilerinin grafiksel gösterimi; ekonomik beklentiler hakkında ipucu verir.

Yield-to-Maturity (YTM)
Bir tahvilin vadesine kadar beklenen toplam getiri oranı.

Z

Zaman Ağırlıklı Getiri
Fon performansını ölçmekte kullanılan getiri yöntemi.

Zaman Ağırlıklı Performans
Yatırımcı giriş–çıkışlarından bağımsız olarak portföy yöneticisinin performansını ölçen yöntem.

Zaman Değeri
Paranın bugünkü değerinin gelecektekinden daha yüksek olması prensibi.

Zamana Yayılmış Getiri
Bir yatırımın getirilerinin belirli zaman dilimlerinde toplam performansı.

Zarar Kes (Stop-Loss)
Belirlenen seviyede otomatik olarak pozisyon kapatma emri.

Zarar Olasılığı
Bir yatırımın belirli bir dönemde negatif getiri üretme ihtimali.

Zımni Volatilite
Opsiyon fiyatlarından türetilen, piyasanın gelecekteki oynaklık beklentisi.

Zincirleme Etki
Finansal bir olayın, birbirini tetikleyen sonuçlar doğurarak piyasaya yayılması.

Zombi Şirket
Faaliyet kârı borç faizini karşılamaya yetmeyen, ancak dış finansmanla ayakta kalan şirket.

Zorunlu Karşılık
Bankaların, mevduatlarının belirli bir kısmını merkez bankasında tutma yükümlülüğü.

Zorunlu Sermaye Yükümlülüğü
Finansal kuruluşların düzenleyici otoriteler tarafından tutulması gereken minimum sermaye miktarı.

Z-Score
İstatistiksel risk ölçütü; finansal tabloların bozulma eğilimini tahmin etmek için kullanılır.

Z-Spread
Bir tahvilin getirisinin, risksiz getiri eğrisinin üzerine eklenen sabit spread değeri.

 

Editoryal Not:

Bu sözlükte yer alan finans ve yatırım terimleri, piyasalarda kullanılan dilin temel yapı taşlarını oluşturmaktadır. Kavramların doğru anlaşılması; yalnızca yatırım kararlarının sağlıklı alınması için değil, ekonomik gelişmelerin ve finansal analizlerin doğru yorumlanabilmesi için de kritik öneme sahiptir.

Invictus Wiki Finans ve Yatırım Terimleri Sözlüğü, hızlı tanımlar sunan bir liste olmanın ötesinde; finansal kavramları bağlamı içinde açıklayan, okurun bilgiyi parçalı değil bütüncül biçimde edinmesini amaçlayan bir başvuru kaynağı olarak hazırlanmıştır. Bu sözlükte yer alan terimler, ilgili konu kümeleri ve analiz yazılarıyla birlikte değerlendirildiğinde, finans ve yatırım alanında daha derinlikli ve bilinçli bir okuma zemini sunar.

İçerik, finansal piyasalardaki değişimler ve yeni kavramlar doğrultusunda düzenli olarak güncellenmekte; böylece sözlüğün güncel, güvenilir ve sürdürülebilir bir kaynak olarak kalması hedeflenmektedir.

Lütfen Dikkat!

Finans, ekonomi, para yönetimi, yatırım veya gelir elde etmeye ilişkin içerikler yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanır. Bu yazılar hiçbir şekilde yatırım tavsiyesi niteliğinde değildir. Piyasa koşulları ve finansal araçlar risk içerir; değerler hızla değişebilir ve her bireyin finansal durumu birbirinden farklıdır. Bu nedenle sitede yer alan bilgilere dayanarak yapılacak yatırım, alım–satım veya benzeri finansal işlemlerden doğabilecek kayıp ve zararlardan kullanıcı kendisi sorumludur. Karar vermeden önce yetkin bir finans uzmanına danışılması önerilir.

 

🗓️ Yayınlanma Tarihi: 11 Ocak 2026
🔄 Son Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2026
🎯 Kimler için: Bu sözlük; finans ve yatırım alanına yeni adım atanlar kadar, bilgisini sistematik hâle getirmek isteyen öğrenciler, araştırmacılar ve piyasaları yakından takip eden okurlar için de güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı amaçlamaktadır. Amaç, karmaşık finansal dili basitleştirmek değil; onu doğru, anlaşılır ve bağlamına sadık biçimde açıklamaktır.

İçerik Bilgisi
Bu içerik yaklaşık 7702 kelimeden ve 47194 karakterden oluşmaktadır. Ortalama okuma süresi: 26 dakikadır. Invictus Wiki editoryal ilkelerine uygun olarak hazırlanmış; güvenilir ve doğrulanabilir kaynaklar temel alınarak yayımlanmıştır. Bilgi güncelliği düzenli olarak gözden geçirilir.
Bu Yazıyı Paylaşmak İster Misin?